T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzeri…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı .....faaliyet gösterdiği işletmenin, davacı şirket nezdinde "Ticari Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğunu, buzdolabının elektrik tesisatındaki kısa devre neticesinde alevli yangın hadisesinin meydana geldiğini, dava dışı sigortalı işletmede, buzdolabı elektrik tesisatındaki kısa devre neticesinde meydana gelen yangın sebebiyle yoğun duman çıkarmaya başladığını, yoğun duman ve ateş sebebiyle yangın sigortalının işyerinde bulunmakta olan emtialara ve bina içerisine büyük hasar verdiğini, yangına .....Başkanlığı İtfaiyesi tarafından müdahale edilerek kontrol altına alındığını, yangının eczanedeki buzdolabından kaynaklandığını, dava dışı sigortalının kiracı olduğu iş yerinde meydana gelen hasarın giderilmesi için davacı şirketin sigortalıya 107.082,00 TL ödeme yaptığını, davacının ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine .....Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalıların icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek ; davalıların icra takibine itirazının iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Yangın sonucu meydana gelen hasarın davacı ile sigortalısı arasındaki ilişki gereği davacı şirket tarafından ödendiğini, dava konusu taşınmazın hangi sigorta şirketinden hangi rizikolara karşı sigortalandığının tespiti gerektiğini, .....ile .....A.Ş tarafından yapılan sigorta poliçelerinin karşılaştırılarak mükerrer ödeme olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, olarak taraf teşkilinin sağlanması amacıyla .....A.ş yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Çifte sigorta TTK'nın 1467 maddesinde "değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır: a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466 ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir. b) Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır. c) Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır." şeklinde düzenlenmiş olup çifte sigortadan bahsedebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara başka bir sigortacıya karşı sigorta ettirilmiş olması gerektiği, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından aynı rizikolara karşı aynı süreler için sigorta ettirilemeyeceği hususlarının bulunması gerektiği, somut olay incelendiğinde, her iki poliçenin aynı işyerini kapsayacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle farklı bir menfaatten bahsedilemeyeceği, dosya kapsamına poliçelerin birbirini tamamlayan teminatlar olduğuna, sigortacıların poliçelerden haberdar olarak poliçeleri düzenlediklerine ilişkin herhangi bir delilin de ileri sürülmediği tüm bu sebeplerle çifte sigortalılık için geçerlilik şartlarının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahekeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarında hem yangının çıkış kaynağı tam olarak belirlenemediğini hem de davacı sigorta şirketinin alacağını tahsil edemeyeceğine dair dayanaksız tespitler sonucu davanın reddine karar verildiğini, işbu yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olup kararın yüksek dairece kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarını düzenleyen bilirkişilerin görevi yangının çıkış sebebini net bir şekilde tespit etmek olmasına karşın işbu raporlarda bilirkişilerce hatalı olarak düzenlenen rapor karşısında yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dosyasında hali hazırda rapor düzenleyen bilirkişilerce yangının çıkış nedeni, yapılan ödemeler ve çifte sigorta bakımından hatalı tespitler ile davacının ödemiş olduğu sigorta tazminatının davalıya rücu edilemeyeceğine ilişkin yerel mahkeme kararı hatalı olup kaldırılması gerektiğini beyan ederek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; yangın sonucu meydana gelen hasarın davacı ile sigortalısı arasındaki ilişki gereği davacı şirket tarafından ödendiğini, davacı yanın ödemiş olduğu hasar bedelini davalı .....’ye rücu etmek istemediğini, dava konusu taşınmazın hangi sigorta şirketinden hangi rizikolara karşı sigortalandığının tespiti gerekmekle birlikte .....ile .....A.Ş tarafından yapılan sigorta poliçelerinin karşılaştırılarak mükerrer ödeme olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, davacının delilleri arasında yer alan .....rapor numaralı .....Raporu’nun sonuç ve kanaat kısmında da yer verildiği üzere .....tarafında dava dışı sigortalıya 198.000,00 TL ödeme yapılması gerektiği ve bu husus hakkında .....A.Ş ile .....arasında uzlaşma olduğu aşikar olduğunu, işbu raporda dahi hasar kalemleri hususunda dava dışı sigorta şirketi .....A.Ş’nin dava dışı .....’nın hasarını karşıladığı ve .....A.Ş ile arada uzlaşma protokolü imzalandığının aşikar olduğunu, beyan ederek bu nedenlerle, davacı vekilinin .....Mahkemesi .....Esas - .....Karar sayılı kararına ilişkin istinaf isteminin usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacı ve dava dışı sigortalı arasında düzenlenen ticari paket sigorta sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalılardan tahsili amacıyla başlatılan .....Müdürlüğü .....esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın TTK 1467 maddesinde düzenlenen çifte sigorta nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın "Çifte sigorta" başlıklı 1467. Maddesine göre: "(1) Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır: a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466 ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir. b) Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır. c) Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır." şeklinde olup, söz konusu hüküm uyarınca, sigorta olunan bir menfaat daha sonra yeniden sigorta ettirilemeyecektir. Anılan maddenin ilk fıkrasının ilk cümlesine göre, değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez. Çifte sigortanın geçersiz kabul edilmesinin nedeni sebepsiz zenginleşme yasağıdır. Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara başka bir sigortacıya karşı sigorta ettirilmiş olması gerekir. Bu sigorta türünde sigorta ettirenlerin aynı kişi olması gerekmediği gibi, her iki sigorta sözleşmesinin aynı tarihte yapılması ve aynı vadeyi taşıması zorunluluğu da yoktur. Somut olayda, bilirkişi raporuna göre sigortalı işyeri için yapılmış iki adet poliçe bulunduğu, bu poliçelerin aynı kıymetlerin aynı rizikolara karşı sigorta edilmiş olduğu, ilk yapılmış olduğu düşünülen .....A.Ş poliçesinde yetersiz kaldığı görülse de ikinci olarak .....AŞ den yapılan sigorta poliçesinde eksik kalan sigorta bedellerinin sigortalandığı, sonraki sigortacının önceki sigortacının ödemediği tazminatlardan sorumlu olacağı şerhlerinin bulunmadığı , sigorta ettirenin önceki sigortadan feragatinin bulunduğuna dair bir beyanının bulunmadığı bu yüzden ikinci poliçenin geçersiz olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda dava konusunun, iki davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu görülmekle TTK 1467. maddesi uyarınca, geçersiz olarak davacı sigorta şirketinin düzenlediği ikinci poliçeye dayalı tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-.....Mahkemesi'nin .....Esas, .....Karar sayılı dosyasında verilen .....tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.08/05/2025 ..... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.