T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/665 KARAR NO : 2025/1711 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2024 (Karar) NUMARASI : 2018/627 Esas, 2024/537 Karar DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ : 26/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Taraflar arasında görülen davaya il…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/665 KARAR NO : 2025/1711 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2024 (Karar) NUMARASI : 2018/627 Esas, 2024/537 Karar DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ : 26/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Kars Şubesi ile davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını ve bu davalı şirkete krediler kullandırıldığını, diğer davalı şahısların 09/06/2014 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalıların itirazlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka alacağının muaccel olduğunu ve davalıların temerrüde düşürüldüğünü, davalı şirkete kullandırılan kredi yönünden davalı şahısların müşterek ve müteselsilen kefalet ettiklerini ve borçtan sorumlu olduklarını, davalıların kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik takibe itiraz ettiklerini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptaline, borç miktarının tamamından ve takip tarihinden itibaren yürütülecek %39 faiz ve ferilerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, takibin takip talepnamesindeki şartlar dahilinde devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 18.12.2024 tarihli hükümle; "...Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; davalının 20.08.2018 tarihinde vefat ettiği, davanın ise 27.12.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. HMK'nin 114/1-d maddesinde tarafların taraf ehliyetine sahip olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince de ölü kişi aleyhine dava açılması mümkün olmadığından ve Davalı ...'ın dava tarihi itibariyle taraf ehliyeti bulunmadığından bu davalıya karşı açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. (emsal nitelikte bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/3639 Esas 2019/5155 Karar sayılı ilamı.) Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; davalının dava konusu kredi sözleşmesini müteşerek ve müteselsil kefil olarak imzalamış olması nedeniyle, icra takibine konu olan borçtan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davalı ..., kefalet sözleşmesindeki azami miktara ilişkin ibarenin kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Dava konusu kredi sözleşmesi incelendiğinde kefalet sözleşmesinin 09.06.2014 tarihinde imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nin 583/1.maddesi "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememizce dava konusu kredi sözleşmesinin aslı (kredi sözleşmesi aslı Kars ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı -100'ün üzerinde klasörden oluşan ekleri ve tarafları bir hayli fazla olan- dosyasında bulunduğundan uzun süren yazışmalar ve haricen yapılan görüşmeler neticesinde) ve davalı ...'in yazı örnekleri dosya arasına alınmış ve Adli Tıp Kurumundan yazı incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. 28.02.2024 tarihli Adli Tıp Raporunda kredi sözleşmesindeki azami kefalet tutarına ilişkin rakamla yazılan "1.000.000 TL" ve "Bir Milyon Türk Lirası" ibarelerinin ...'un eli ürünü olmadığına dair kanaat bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bu rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Davalı ...'in kefaletinin kanunun aradığı şekli şartlara uygun olarak düzenlenmediği, zira kefil olunan azami miktarın davacının el yazısı ile yazılmadığı anlaşıldığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu kanaatine varılarak davalı ...'e karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... İnşaat San. Ticaret Limited Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu icra takibi davalı şirket ile imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu kredi sözleşmesi kapsamında davacıya "cari hesap kredisinden" ve "ticari kredili mevduat hesabından" olmak üzere krediler kullandırılmıştır. Dava konusu kredi sözleşmesine ilişkin kullandırılan kredilerin dekontları dosya arasına alınarak davalı şirket yetkilisinin imzasının bu dekontlardaki imzalar ile uyuşup uyuşmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda da bahsedildiği üzere, davacı bankanın kars şubesindeki banka çalışanlarının hukuka aykırı filleri ve kredi tahsisleri nedeniyle Kars .... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı sabittir. Bu dosyanın taraf sayısının ve eklerinin bir hayli fazla olması nedeniyle - dosya 100'ün üzerinde klasörden ibarettir- bu dosyada bulunan evrak asıllarının Mahkememiz dosyası arasına alınması uzun süren yazışmalar neticesinde sağlanabilmiştir. Mahkememizce alanında uzman bankacı bilirkişiden alınan raporlarda da belirtildiği üzere, cari hesap kredisinden, 16.05.2011 tarihinde 10.000,00 TL, 20.06.2011 tarihinde 20.000,00 TL, 27.03.2012 tarihinde 10.000,00 TL, 28.06.2012 tarihinde 10.000,00 TL, 15.10.2012 tarihinde 20.000,00 TL, 07.01.2013 tarihinde 20.000,00 TL, 28.06.2013 tarihinde 4.000,00 TL, 28.06.2013 tarihinde 58.000,00 TL tutarındaki dekontlar ile krediler kullandırılmıştır. Bununla beraber ticari kredili mevduat hesabından ise 28.05.2014 tarihinde 40.000,00 TL, 06.07.2015 tarihinde 68.000,00 TL tutarında krediler kullandırılmıştır. Mahkememizce cari hesap kredisinden kaynaklanan dekont asılları dosya arasına alınarak Adli Tıp Kurumundan, davalı şirketin yetkilisinin imza asılları ile karşılaştırma yapılması talep edilmiştir. Düzenlenen24.10.2024 tarihli raporda, 28.06.2013 tarihli 58.000,00 TL tutarlı dekonttaki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, incelenen diğer dekontlardaki imzaların ise davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir. Ticari kredili mevduat hesabı kapsamında düzenlenen, 28.05.2014 tarihli 40.000,00 TL ve 06.07.2015 tarihli 68.000,00 TL tutarındaki dekontlardaki imzaların ise Kars ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Kriminal Polis Laboratuvarından aldığı 12....2021 tarihli bilirkişi raporu ile bu dekontlardaki imzaların davalı şirket yetkilisi ...'un eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davalı ..., 18.12.2024 tarihli duruşma beyanında 58.000,00 TL tutarındaki dekonttaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Davacı banka müfettişleri tarafından, banka çalışanlarının usulsüz işlemlerine ilişkin yapılan soruşturma kapsamında düzenlenen teftiş raporu dosya arasına alınmıştır. Bu raporun ... ve devamı sayfalarında dava konusu krediye ilişkin tespitler mevcuttur. Davalı şirket yetkilisi bu teftiş kapsamında verdiği ifadede banka hesaplarında 27.03.2012 yılına kadar yapılan işlemlerin bilgileri dahilinde olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... 20.11.2024 tarihli duruşma beyanında ise, banka müfettişlerine verdiği ifadenin doğru olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumundan, genel kredi sözleşmesi ve dekontlardaki imza ve yazı incelmesine dair alınan raporlar, ticari kredili mevduat hesabı nedeniyle düzenlenen dekontlardaki imzalara ilişkin .... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen rapor, davacı banka müfettişleri tarafından düzenlenen teftiş raporu, Kars .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/.... Esas sayılı dosyası, davalı ...'un duruşma beyanları ve tüm bu hususların değerlendirildiği 05.12.2024 tarihli bankacı bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalı şirketin davacı bankaya 70.368,60 TL asıl alacak, 50.094,34 TL işlemiş faiz, 2.504,70 TL BSMV ve 347,41 TL masraf olmak üzere toplam 123.315,05 TL tutarında borçlu olduğu..." gerekçesiyle "...Davacının davalı ...'a karşı açtığı davanın HMK'nin 114/1-d ve 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, (dava tarihinden önce ölmüş) Davacının ...'a karşı açtığı davanın reddine, (kefaletin şartları oluşmamış) Davacının davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ne karşı açtığı davanın kısmen kabulü ile; Davalının Erzurum ....İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 70.368,60 TL asıl alacak, 50.094,34 TL işlemiş faiz, 2.504,70 TL BSMV ve 347,41 TL masraf olmak üzere toplam 123.315,05 TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, Asıl alacağın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nden alınarak davacıya ödenmesine,..." karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın....Şubesi ile davalı ... İnşaat San. Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden davalıya ticari krediler açıldığı ve kullandırıldığını, davalı borçlular ... ve ...'un 09/06/2014 tarihli 1.000.000,00-TL bedelli kredi genel sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalının kredi genel sözleşmelerini imzaladığını, kredi takip hesaplarına intikal ettikten sonra kefilliğini inkar etmesinin davalı tarafın kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, yerel mahkemece ... yönünden oluşturulan gerekçenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 124. Maddes,nce taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, yerel mahkemece ... yönünden itiraza konu olan incelemeye ilişkin olarak özellikle de...'nin imzalanma tarihi olan 09.06.2014 tarihinden önceki imza ve yazı örnekleri toplanmadan inceleme yaptırılmasının eksik ve hatalı karar verilmesine neden olduğunu, yerel mahkemece davalı ... İnşaat firması yönünden itiraza konu olan incelemeye ilişkin olarak özellikle de dekontun imzalanma tarihi olan 28.06.2013 tarihinden önceki imza örnekleri toplanmadan imza incelemesi yaptırılmasının eksik ve hatalı karar verilmesine neden olduğunu, mahkemece yargılama giderlerine ve harçlara ilişkin oluşturulan hükümlerde de müvekkili banka aleyhine hatalar olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) Kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Ne var ki davacının davalının ölü olduğunu bilmemesi kimi zaman hataya dayalı olabilir. Nitekim HMK’nun 124.maddesinde; “ Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Şu halde davalının sağ olup olmadığını tespit edememe bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralını ihlal etmiyorsa, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır (bknz. Yargıtay 4.H.D'nin 2020/3933 E.-2022/13011 K ve 2022/8196 E.-2022/11761 K sayılı ilamları). Somut olayda, davalı olarak gösterilen ... davadan görece uzun sayılmayacak ve davacı nezdindeki yanılmanın dürüstlük kuralının ihlali sayılmasını gerektirmeyecek bir zaman aralığı öncesinde vefat etmiş olduğundan ve davacı banka vekilinin davalı olarak gösterilen ...'un ölü olduğunu bilmediği kabul edilmekle, davacının ölü kişiye karşı dava açmasının dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmadığı kanaatine erişilmiştir. Mahkemece HMK 124.maddesi gereğince adı geçen davalının mirasçılarının davaya dahil edilmesi konusunda davacı yana süre verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp davacı vekilinin bu yöne vaki istinaf itirazı yerinde görülmüştür. 2-) Öte yandan davalı ... yönünden kefalet tutarını kendi el yazısıyla yazmadığı ve davalı şirket yönünden ise cari hesap kredisinden kaynaklanan dekont asılları kapsamında yapılan imza incelemesine istinaden 58.000 TL bedelli dekonttaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı konusunda kanaat bildirilmiş ise de mevcut imza ve yazı incelemesinin ilgilisinin sözleşme tarihinden sonraki döneme tesadüf eden imza-yazı örnekleri üzerinden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşme ve dekontlarda yer alan imzanın davalı asile/şirket yetkilisine ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılması için kredi sözleşmesi ve söz konusu dekontların tanzim tarihinden önceki döneme ait davalının resmi kurumlar önünde atılmış imza/yazı örnekleri getirtilerek yeniden inceleme yaptırılıp ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alındıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-) TBK'nun 74. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değilse de orada belirlenen olgular ile bağlıdır. Kars.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/.... Esas sayılı dosyasında, davalı ...'un katılan sıfatıyla yer aldığı, banka görevlisi ...'ın sanık olduğu, Bankacılık Kanununa aykırılık suçundan yargılama yapıldığı ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. Bu nedenle davalı ...'un katılan sıfatıyla yer aldığı davacı bankanın dava dışı personeli hakkında Bankacılık Kanununa aykırılık eylemi nedeniyle açılan bir ceza davasının bulunması sebebiyle, ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki kabulün, verilerin ve alınan bilirkişi raporlarının bu dava yönünden değerlendirilmesi gerekli olup, ceza yargılaması sonucunun huzurdaki dava dosyası yönünden beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, sair yöndeki istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.