11. Ceza Dairesi 2021/40477 E. , 2024/1264 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/162 E., 2016/91 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihi…
**11. Ceza Dairesi 2021/40477 E. , 2024/1264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/162 E., 2016/91 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Urla Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2012/508 Esas, 2012/674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5273 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 06.12.2012 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içinde 01.04.2013 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur. 3. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, lehe hükümlerin uygulanmadığını, cezanın artırım yoluna gidildiğini, yokluğunda karar verildiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde kolluk kuvvetlerince durdurulan araçta kimlik kontrolü sırasında... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ibraz ettiği, trafik cezası işlemi sırasında nüfus cüzdanının sahteliğinden şüphelenilmesi üzerine gerçek kimlik bilgilerini beyan eden sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, arkadaşının nüfus cüzdanı üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığını beyan etmiştir. 3. Kriminal rapor uyarınca; suça konu nüfus cüzdanının orijinal olduğu, nüfus cüzdanı üzerinde bulunan mevcut fotoğrafın daha evvel aynı yerde bulunan fotoğrafın alınmasından sonra tahrifen yapıştırılmış olduğunun, böylece nüfus cüzdanının bu tip belgeleri kontrol ve tanzim ile görevli kişilerin dikkatini çekeceğinden belgenin bu kişilere karşı aldatıcılık niteliğini haiz olmadığının, hüsniyetli kişilerin dikkatini çekmeyeceğinden, belgenin bu kişilere karşı aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.12.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 01.04.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetililerek yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı ile 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılmasının gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 131 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Fotoğraf, nüfus ve uluslararası aile cüzdanında bu alan için ayrılmış olan çizgilerin dışına taşmayacak ebatlarda kesilerek yapıştırılır." ve aynı Yönetmelik’in 130 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır." hükmü gözetildiğinde dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede fotoğraf üzerinde soğuk damga izi bulunmayan ve düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olmayan nüfus cüzdanının bu hali ile aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı bulunmuş, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/91 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.