. T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1101 KARAR NO : 2026/252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2023 NUMARASI : 2022/214 Esas - 2023/136 Karar DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/01/2022 BAM KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 İstinaf i…
. T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1101 KARAR NO : 2026/252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2023 NUMARASI : 2022/214 Esas - 2023/136 Karar DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/01/2022 BAM KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2023 tarihli 2022/214 Esas ve 2023/136 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 235926704 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile temin ettiği, maliki-işleteninin davalı .... olduğu, davalı ...'in sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile, .. ..'nin sevk ve idaresindeki... plakalı araç 24/03/2020 tarihinde ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde ...'nin vefat ettiğini, araç sürücüsü.... hakkında Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/357 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, müvekkilinin, müteveffa....'nin eşi olduğunu, müvekkilin, vefat edenin desteğinden mahrum kaldığını, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkile ödeme yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olması sebebiyle, fazlaya ilişkin talep ve dava etme haklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin eş için şimdilik 100,00TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminatı, 50.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı .... ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından müvekkilleri ... ve... aleyhine açılan trafik kazasından doğan tazminat davasında görevli ve yetkili Marmaris Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı ... dava konusu kaza nedeniyle müvekkillerinin aracına ait sigorta şirketi olan .... A.Ş.'den sigortanın hatalı değerlendirmesi ile müvekkili asli kusurluymuş gibi 223.223,00 TL tahsil ettiğini, davacının murisi ....'nin kazada asli kusurlu olduğunu, davacı maddi zararının çok üstünde maddi tazminat tahsil ettiğini, taraflarına yönelttiği davada alacaklarının bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini yalnızca araç sürücüsü olan müvekkili ...'den talep edebileceğini, diğer müvekkili... olayda sadece araç maliki olduğundan maddi ve manevi tazminat sorumlu olamayacağını, ölümle sonuçlanan kaza sonucunda, ceza davası araştırması ile muris ....nin kaza öncesinde aldığı aşırı alkol ve uyuşturucu madde nedeniyle asla yapılmaması gereken önünde sağa dönüş için sinyal veren aracı altındaki motora güvenerek sağdan geçmek isteyen muris ...nin eylemi nedeniyle doğduğu görüldüğünden manevi tazminat talebinin tümden reddi gerektiğini belirterek, masrafların ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde ödeme yapılarak davacının poliçe teminatı kapsamında tüm zararı karşılandığını, mağdur ...'ye 04/06/2020 tarihinde 223.223,92 TL ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında genel şartların dikkate alınması ile TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranı %1,8 olmak üzere hesaplama yapılması gerektiğini, davacının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz talebinin yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...Davanın kısmen kabul kısmen reddine, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 25.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 24/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlkte davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından kusura yönelik itirazları değerlendirilmeksizin hüküm tesis edildiğini, mahkemece Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinde kusur raporu alındığından yeniden kusur raporu alınmasına yer olmadığına dair karar verilerek dosya doğrudan aktüerya uzmanına tevdi edildiğini, anılan 23.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile zararın tamamının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğunu, karşılanmayan zararının bulunmadığı kanaatine varıldığını ancak ceza dosyasında mevcut kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin bu hususta sunulan itirazları değerlendirilmeksizin hüküm tesis edildiğini, bu sebeple ceza yargılamasında alınan kusur raporu ve bu kusur raporu uyarınca yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının kabul edilebilemeyeceğini, mahkeme dosyasına sunulan aktüerya hesabında bilinen aktif dönem hesabında 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin farazi hesaplama yapıldığını, 2021, 2022 ve 2023 yılları için bilinen aktif dönem hesabında o yıllara ait asgari ücretin nazara alınmasının gerektiğini, bilirkişi tarafından bilinen aktif dönem hesabında 2021-2022 ve 2023 yılı için 2020 asgari ücret nazara alınmasının hukuka aykırı olduğunu, maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanmasının gerekeceğini, bu hususun mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmasının gerektiğini, ayrıca müvekkilinin, müteveffanın ölümüyle bir çok sıkıntı ve üzüntü yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini, işbu davada 50.000,00-TL manevi tazminatın dava dilekçesinde de belirtildiği üzere tarafların kusur oranı nazara alınmak suretiyle hakkaniyete uygun olarak talep edildiğini, bu sebeple, tarafların tespit edilecek olan kusur oranları nazara alınarak indirime gidilmemesini bilhassa talep olmasına rağmen, talep edilen tutardan daha az bir tutara hükmedilmesi müvekkilin manevi tatminini ve manevi tazminattan beklenen faydayı engellediğini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. Davacı, 24.03.2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında vefat eden eşinin desteğinden mahrum kaldığını, kazaya karışan .... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı .... A.Ş. tarafından dava tarihinden önce yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin yeterli olmadığını iddia ederek, bakiye destek zararının otomobil sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısından, manevi zararının ise otomobil sürücüsü ve işleteninden tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı sigorta şirketi tarafından, davacı eşin başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında, dava tarihinden önce 04.06.2020 tarihinde davacı vekili hesabına 223.223,92-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği anlaşılmıştır. 3. Kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda, ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'in, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-b maddesindeki "Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek" kuralı ihlal ettiği,.... plaka numaralı motosikletin sürücüsü olan destek ...'nin, aynı Kanunun 52/1-b maddesindeki "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. 4. Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20222/214 esas, 2023/136 kakar sayılı dosyasının incelenmesinde; kazaya ilişkin mobese kamera görüntülerinin mevcut olduğu, davacı ...'nin katılan sıfatıyla ceza dosyasının tarafı olduğu, soruşturma aşamasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan kusur raporunda otomobil sürücüsü davalı ...'in kusursuz olduğu, ölen motosiklet sürücüsü ....'nin asli kusurlu bulunduğu, ceza mahkemesince Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan kusur raporunda, otomobil sürücüsü davalı ...'in tali kusurlu olduğu, ölen motosiklet sürücüsü ....'nin asli kusurlu bulunduğunun mütalaa edildiği, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli öğretim üyesi bilirkişi heyetinden aldırılan kusur raporunda ise ceza dosyası kapsamı, tüm kusur raporları, mobese kamera görüntüleri irdelenerek, otomobil sürücüsü davalı ...'in tali kusurlu olduğu, ölen motosiklet sürücüsü ...'nin asli kusurlu bulunduğunun mütalaa edildiği, ceza mahkemesince İTÜ kusur raporuna itibar edilerek, davalı sürücü ... tali kusurlu kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan ... vekilinin itirazının reddi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği, ilk derece mahkemesince kusur raporu alınmadan, ceza dosyasında alınan ve tüm çelişkileri gideren İTÜ kusur raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. (bknz Yargıtay 4. HD'nin 2022/14999 esas- 2024/12433 karar sayılı, 2023/11308 esas- 2024/4841 kara saylı emsal kararları) 5. Somut olayda, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce davacıya yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığının denetlenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüer hesap raporunda, Yargtay'ın yerleşik uygulamalarına uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak, davacıya yapılan 223.223,92-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin yeterli olup olmadığının, 24.06.2020 ödeme tarihi bilinen dönem olarak kabul edilip, bu tarihteki verilere göre hesaplandığı ve ödemenin yeterli olduğunun tespit edildiği, her ne kadar 37 yaşında vefat eden erkek müteveffanın evli ve çocuksuz olarak vefat ettiği, hesaplamada muhtemel olacak 2 çocuk için pay ayrılmadan yalnızca sağ kalan eş, anne ve baba için pay ayrılarak hesaplama yapılması doğru olmamakla birlikte, istinafa gelenin sıfatına göre muhtemel çocuklar için pay ayrılmadan yapılan hesaplamanın davacı lehine olduğu, 24.06.2020 ödeme tarihine kadar olan sürenin bilinen dönem olarak kabul edilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin, ödeme tarihindeki sonraki tarihler olan 2021, 2022 ve 2023 yıllarında bilinen asgari ücretin esas alınması yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 6. İlk derece mahkemesince, manevi tazminatın TBK'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, somut olayın özelliklerine göre, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmiş olmasına göre davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları da haklı görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2023 tarihli, 2022/214 Esas ve 2023/136 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 552,10-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası ve HMK’nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde,Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2026