(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/8710 E. , 2013/1320 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 987 ve 988 parsel sayılı sırasıyla 39750 m² ve 15050 m² …
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/8710 E. , 2013/1320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 987 ve 988 parsel sayılı sırasıyla 39750 m² ve 15050 m² yüzölçümlü taşınmazlardan 987 sayılı parsel bayır olduğu ve zilyet edilmediği, 988 parsel ise, zilyedi bilinmediği için tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. ..., taşınmazların atalarından kaldığını ve eşit oranda davacı ve kendisi adına tescili talebiyle davaya müdahil olmuştur. Mahkemenin davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptali ile 07.04.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda; 987 parselin (D) ile gösterilen 29614,93 m², 988 parselin (C) ile gösterilen 5724,35 m² kısımlarının orman niteliği ile Hazine adına, 987 parselin (B) ile gösterilen 9820,73 m² ve 988 parselin (A) ile gösterilen 9512,95 m² kısımlarının ... ve ... adına tapuya tesciline dair verdiği karar; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.06.2010 gün ve 2010/6830 - 8017 sayılı kararıyla; “Kadastro mahkemesinin görevi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup, kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 1985 yılında yapılmış, davacı ..., tespite 25.02.1985 tarihinde kadastro komisyonu nezdinde itiraz etmiştir. Kadastro komisyonunca 26.07.1997 tarihinde itiraz reddedilmiş, karar 01.02.2002 tarihinde davacı ...’na tebliğ edilmiştir. Dava ise, 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi geçtikten ve tutanaklar kesinleştikten sonra 07.05.2005 günü açılmıştır. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp, genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında gözönünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olduğu” gereğine değinilerek bozulmuştur.