5. Hukuk Dairesi 2025/9428 E. , 2025/17979 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3245 Esas, 2025/767 Karar KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/374 Esas, 2024/166 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili dava…
5. Hukuk Dairesi 2025/9428 E. , 2025/17979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3245 Esas, 2025/767 Karar KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/374 Esas, 2024/166 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline faiz işletilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ve bu konuda yasal bir düzenleme bulunmadığını, net geliri hesabı yapılırken 2021 verilerine göre hesaplama yapılmış ise de dava tarihinde, karar tarihinde, gerekçeli karar yazım tarihinde söz konusu verilerin henüz çıkmadığını, karara dayanak alınan bilirkişi raporları hukuka aykırı olup kamulaştırma bedeli gerçek değerin çok üzerinde belirlendiğini, bilirkişi raporlarının maliyet cetveli ve net gelir hesaplarında çelişki olduğunu, taşınmazda herhangi bir sulama olanağı olup olmadığı tespit edilmeden kapitalizasyon faiz oranının düşük belirlendiğini, objektif değer artış oranının ise yüksek belirlendiğini, tescil kararın takyidatlardan ari olarak kurulması gerekmekte olup bu açıdan da kararın kaldırılması veya düzeltilmesi gerektiğini, müdürlükleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince terkine yalnız idarenin talebi durumunda karar verilebilecek iken ve tescile yönelik talepleri var iken terkine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının istinaf dilekçesini kabul etmediklerini, davacının istinafa dayanak olarak sunduğu itirazların hukuksal ve bilimsel açıdan bir haklılığı bulunmadığını belirterek, karara karşı davalıca yapılan istinaf başvurusunun reddine ve kararın istinaf nedenleri dolayısıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin yıllık %9 olan kanuni faize hükmetmesini kabul etmediklerini, yine mahkemenin dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddedildiğini, bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşınmazın konumu ve taşıdığı özellikleri itibariyle çok düşük objektif değer artışına hükmedildiğini, aynı bölgeye ilişkin davalarda objektif değer artış oranının çok daha yüksek belirlendiğini, bu hususta örnek Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararları bulunduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza kaldırma kararı sonrasında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 200 metre ve altı rakım için belirlenmiş 2021 yılına ait maliyet cetveli esas alınarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4,5 kapitalizasyon faizi ile %100 objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, dava tarihi olan 14.04.2021 tarihi itibarıyla belirlenen 108,89 TL/m² birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın, Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalı taraf vekilinin “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle), açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 18.12.2025