8. Ceza Dairesi 2024/1110 E. , 2024/8737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2151 E. 2022/2135 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ın
**8. Ceza Dairesi 2024/1110 E. , 2024/8737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2151 E. 2022/2135 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz isteği; 1. Atılı suçu işlemediğine, 2. Haksız yere zincirleme suç hükümlerinin uygulandığına, 3. Adil yargılanmadığına ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz isteği; 1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. Atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut delil olmadığına, 3. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına dair gerekçe gösterilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. 2. Sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi kapsamında iletişimin dinlenmesi tedbirine ilişkin dinleme kayıtları dava dosyası mevcuttur. 3. Sanığın 30.12.2020 tarihinde İ.E.Ç., 01.01.2021 tarihinde H.Y., 02.01.2021 tarihinde E.A. isimli şahıslar ile yaptığı telefon görüşmelerinden sonra bu şahıslarla buluştuğu, olay tarihlerine ilişkin tanzim edilen fiziki takip tutanaklarına göre uyuşturucu madde satın alan kişilerin buluşmadan sonra kesintisiz takip sonucu yakalanıp durdurulduğu, İ.E.Ç., H.Y. ve E.A. isimli şahısların yapılan üst aramalarında her birinden bir paket halinde metamfetamin maddesinin ele geçirildiği belirlenmiştir. 4. Diyarbakır Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26.01.2021, 19.01.2021 tarihli raporları ile şahıslardan ele geçen maddelerin, uyuşturucu maddelerden metamfetamin etken maddesini içerdiği belirlenmiştir. 5. 01.01.2021 tarihli olaya ilişkin düzenlenen olay yeri basit krokisinde, sanık ile H.Y. isimli şahıs arasındaki alışverişin ... ... İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi içerisinde gerçekleştiğinin belirtildiği, 26.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ile de bahse konu suç mahallinin hastanenin platosu içerisinde olduğu, suç yerinin acil bölümü hastane ambulans giriş kapısına mesafesinin 12 metre olduğu belirlenmiştir. 6. Sanığın temas halinde olduğu şahıslardan H.Y. aşamalarda, söz konusu uyuşturucu maddeyi sanıktan 100,00 TL'ye satın aldığını, telefonda şifreli olarak konuştuğunu, hastanenin güvenlik odası içerisinde sanıktan uyuşturucu maddeyi satın aldığını ifade ettiği; diğer şahıslar İ.E.Ç. ile E.A. ise aşamalarda kendilerine uyuşturucu madde satan şahsın sanık olmadığına dair beyanlarda bulundukları belirlenmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Teknik ve fiziki takip kayıtları, kriminal uzmanlık raporları, haklarında ayrıca başka suçtan soruşturma yapılan şahısların beyanları, teşhis tutanağı, olay tutanakları vs. tüm hususlar dikkate alınarak sanığın İ.E.Ç., H.Y. ve E.A. isimli şahıslara uyuşturucu madde sattığının tespit edildiği, sanığın sattığı uyuşturucu maddelerin ismi geçen şahıslardan ele geçirildiği, sanığın üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmaması Yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrası; "(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir." Şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Kurulunun 31.01.2012 tarihli ve 2011/4-77 Esas, 2012/4 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "ceza hukukumuz, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin bir olayda var olup olmadığını ve nelerin cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenleri olarak kabul edilebileceği konularını, hâkimin mutlak takdirine bırakmış olup, nelerin bu kavrama gireceğini sınırlayıcı biçimde sayıp göstermeyerek ‘serbest takdir’ sistemini benimsemiştir. Serbest takdir sisteminde, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisi, tamamen hâkime ait bir haktır. Takdir sübjektif bir değerlendirme olduğuna göre, bunu davayı yöneten hâkimden daha iyi bulup çıkaracak bir kimse olamaz. Zira suç, suçlu ve bununla ilgili her türlü delille, özellikle tanıklarla karşı karşıya olan, duruşmayı yönetmekle bunlarla doğrudan doğruya temas halinde bulunan hâkimin, ilgili davada cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin var olup olmadığını en iyi şekilde değerlendireceğinin kabulü gerektiği gibi, dosya kapsamına göre, makul olmayan veya yerinde kullanılmayan hâkimin bu husustaki takdir hakkının Yargıtay tarafından denetleneceği de kuşkusuzdur. Bu hak kullanılırken gösterilen gerekçenin makul olması, hukuk kurallarını zedelemeyecek, yasaların maksat ve amacına aykırı düşmeyecek, vicdanları rahatsız etmeyecek bir nitelik taşıması gerekir." Dava konusu olayda Mahkemece "sanığın geçmişi, dosya raporuna göre hakkında benzer suçlardan sabıkasının bulunması, dosyaya yansıyan suçlu kişiliği, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecinde pişmanlığa ilişkin davranışları bulunmaması" göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanması Yönünden, Failin aynı gün veya değişik zamanlarda birden fazla kişiye uyuşturucu madde satması halinde zincirleme suç hükümleri uygulanacağı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için failin kısa aralıklarla bu suçu işlemesi gerektiği cihetle, sanığın ard ... 30.12.2020, 01.01.2021 ve 02.01.2021 tarihlerinde gerçekleştirdiği uyuşturucu madde satışına ilişkin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Diğer Yönlerden, Dosyada mevcut dinleme kayıtları, dinlemelerden sonra gerçekleştirilen fiziki takipler ve kesintisiz takip sonucu diğer kişilerden ele geçen uyuşturucu maddeler, bu maddelere ilişkin kriminal raporlar, sanık ve diğer şahısların ifadeleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın zincirleme şeklinde uyuşturucu madde satışı yaptığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/2151 Esas, 2022/2135 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2024 tarihinde karar verildi.