20. Hukuk Dairesi 2013/10456 E. , 2014/2540 K. "" MAHKEMESİ : Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/09/2013 NUMARASI : 2011/237 - 2013/948 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı M.. U.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği .. Köyü, Taşatacak, .. ve K…
**20. Hukuk Dairesi 2013/10456 E. , 2014/2540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/09/2013 NUMARASI : 2011/237 - 2013/948 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı M.. U.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği .. Köyü, Taşatacak, .. ve K..B.. Mevkiilerinde bulunan taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, krokide 1 rakamı ile göterilen 1671,88 m2 ve 2/A ile gösterilen 2556,42 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı M.. U.. adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/02/2011 gün ve 2011/1625 - 1776 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Dosya içeriğinden, taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 1987 yılında yapılıp 17.06.1988 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, kural olarak, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; orman kadastrosunun üzerinden 20 yıllık zilyetlik süresi geçmediğinden taşınmazın öncesi ve eski tarihli belgelerdeki durumunun araştırılmasının gerektiği" açıklandıktan sonra “mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planı ve fotogrametri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen kadastro paftasının getirtilip yöntemince uygulanması; taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde, zilyetlikle kazanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli yerlerin dere yatağında olduğu ve kazanılmasının mümkün olmadığı, imar- ihya edildiğine dair belirti de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 17.12.1987 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 26.01.1966 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Çekişmeli yerler taşlık- çalılık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.