1. Ceza Dairesi 2011/3925 E. , 2011/3943 K. "" TEBLİĞNAME : 1-B/2011/73157 MAHKEMESİ :ANKARA Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO :20.09.2010 - 365/258 SUÇ :Kasten yaralamak,Darp etmek Eşi M.. A..'ı yaralamaktan sanık İ.. A..'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ANKARA) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2010 gün ve 365/258 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan…
**1. Ceza Dairesi 2011/3925 E. , 2011/3943 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 1-B/2011/73157 MAHKEMESİ :ANKARA Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO :20.09.2010 - 365/258 SUÇ :Kasten yaralamak,Darp etmek Eşi M.. A..'ı yaralamaktan sanık İ.. A..'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ANKARA) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2010 gün ve 365/258 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İ.. A..’ın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; Ancak; Gerekçede; “sanık ile maktûlenin evli oldukları, olay günü çocuğun ağlamasına kızarak maktûlenin boynundan tutarak duvara, yere vurarak darp ettiği, sanığın ilk aşamada maktüleyi tedaviye götürmediği, şayet merdivenlerden düştüğünü söylemez ise, tedaviye götürmeyeceği ve çocuğu ile bir daha görüştürmeyeceği yolunda tehditte bulunduğu, olayın sanığın babası tarafından duyulması üzerine 27.01.2004 tarihinde hastaneye götürüldüğü, burada maktûlenin boyun kırığı omurilik zedelenmesinden ameliyata alındığı, müşteki ve maktûlenin olayın oluşumuna ilişkin beyanlarının samimi ve olayın akışına uygun düştüğü, maktûle Melek’in sanığın darp eylemi sonucu ameliyata alındığında kafa tabanındaki doğumsal kafa tabanı anomalisine bağlı olarak ameliyat ile gelişen komplikasyonlar sonucunda 19.03.2004 tarihinde öldüğü” kabul edilerek, sanığın maktûlenin merdivenlerden düştüğü şeklindeki savunmasına itibar edilmediği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun 21.04.2010 tarih ve 1272 sayılı raporunda; “kişinin ölümünün kendisinde mevcut doğumsal kafa tabanı anomalisinin travmanın etkisiyle belirgin hale geldiği ve bulguların travma sonrası ortaya çıkması nedeniyle kendinde mevcut hastalığı ağırlaştırması sonucu meydana geldiği, travma ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu, travmatik lezyonların ölümü meydana getirir nitelikte basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olduğu, bu lezyonların merdivenden düşmekle olabileceği gibi yüze direkt künt travma ile de oluşabileceğinin” belirtildiği,