11. Ceza Dairesi 2016/2776 E. , 2016/3821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I. Sanık ...'nın 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilip 24/10/2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 14/05/2012 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5
**11. Ceza Dairesi 2016/2776 E. , 2016/3821 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I. Sanık ...'nın 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilip 24/10/2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 14/05/2012 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II. Sanık ...'nın 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında, sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 1... ... Ltd. Şti. ortağı olan ve 2007-2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediğinin iddia ve kabul olunan sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, ... ile birlikte şirketi hatırlayamadığı bir şahıstan devraldıklarını, şirket faaliyete geçmeden İstanbul'a geldiğini, şirketle ...'ın ilgilendiğini, daha sonra ...'ya hiç gitmediğini, 2008 yılında cezaevine girdiğini savunması, vergi tekniği raporunda 2007-2008-2009 takvim yıllarında düzenlenen faturalardan somut olarak bahsedilmemesi; sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için; her takvim yılına ait suça konu fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, Kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, faturaları kullanan firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları aslı veya onaylı örnekleri getirtilip suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanlarının alınması, gerektiğinde faturalar üzerindeki imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK.nun 325. maddesi uyarınca bozma kararının gerekçesine göre temyiz istemi reddedilen sanık ...'ya da sirayetine, bozma nedenine göre sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, bu suçtan tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.