11. Ceza Dairesi 2023/2381 E. , 2024/10515 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/690 E. 2022/1174 K. SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz ist
**11. Ceza Dairesi 2023/2381 E. , 2024/10515 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/690 E. 2022/1174 K. SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. 2009 ve 2010 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Kullanma Suçu Yönünden Her ne kadar sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi yönünden olağanüstü zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmişse de; sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan da kamu davası açıldığı, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, 2009 takvim yılı yönünden de suç tarihinin, 2010 takvim yılı Aralık ayı KDV beyannamesinde kullanılan faturalar itibarıyla 25.01.2011 olduğu ve hüküm tarihi itibarıyla 2009 takvim yılı yönünden de olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; Sanığın yargılama konusu 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 25.01.2011 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçu Yönünden Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden bozma ve birleştirme kararları öncesinde Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2013/725 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın itiraz merciin incelemesinden geçerek kesinleştiği gözetilmeden, yeniden mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.