8. Hukuk Dairesi 2012/10476 E. , 2013/4735 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ve müşterekleri ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.06.2012 gün ve 109/144 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı, kad
**8. Hukuk Dairesi 2012/10476 E. , 2013/4735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ve müşterekleri ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.06.2012 gün ve 109/144 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı, kadastro sırasında hali arazi niteliğinde tespit dışı bırakılan yaklaşık 35.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın imar-ihya edilerek 50 yıldan fazla süre ile tarım arazisi olarak kullanıldığını, tapulamayı takip eden dönemlerde üzerine muhtelif meyve ağaçları dikildiğini, miras bırakan ve vekil edenleri lehine kazanma koşullarının oluştuğunu açıklayarak vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera niteliğindeki yerlerden olduğunu, kazanma koşullarının oluşmadığını, taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyen yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece önceki kararda; davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda gösterilen 23.095 m2 yerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece; usulüne uygun olarak mera araştırması yapılması, bölgeye ait hava fotoğraflarının uygulanması ve çevre parsellere ait dayanak belgelerin getirtilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda gösterilen 23.095 m2 yerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamı ile toplanan delillere uygun bulunmamaktadır. Tescile konu taşınmaz bölümü 1951 yılında yapılan kadastro çalışmasında “hali arazi” niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Bu maddelere dayanılarak bir yerin tapuya tescil edilebilmesi için bu maddelerde yazılı olumlu ve olumsuz koşulların araştırılıp belirlenmesi, imar-ihya ve kazanma koşullarının .//.. 2012/10476-2013/4735 -2- kanıtlanması gerektiği gibi taşınmazın özel mülkiyete konu edilebilen yerlerden olması gerekmektedir. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu yerin tarım arazisi niteliğinde olduğunu açıklamışlar ise de tescil konusu taşınmaz, kadastro paftasında mera olarak gösterilmiş, sınırında bulunan ve harman yeri niteliğinde dava dışı kişiler adına tespit edilen 31 ile 32 parsellere uygulanan 1938 tarih 43 ve 49 tahrir sayılı vergi kayıtları dava konusu taşınmaz yönünü tepe ve kayalık olarak göstermiştir. Taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenen teknik bilirkişi kurulu ise; dava konusu yerin genel olarak işlemeli tarıma elverişli olmayan, çok eğimli, taşlı, şiddetli erozyona maruz, 7. sınıf arazi niteliğinde olduğunu gerekçeli olarak açıklamışlardır. Bilirkişi raporlarına ekli resimlerden, uyuşmazlık konusu yerin yüksek eğime sahip, üzerinde tarımsal faaliyet yapılmayan, zaman içerisinde sınırları genişletilen, hali nitelikteki bölümlerle ayırıcı unsur içermeyen yerlerden olduğu açıkça görülmektedir. Bu açıklamalara göre; dava konusu yerin sınırdaki meradan elde edildiğinin kabulü gerekir. Dava konusu parselin sınırında, paftasında mera olarak işaretlenen taşınmaz bulunmaktadır. Eylemli durum ve komşu vergi kaydındaki sınırlar tepe ve kayalık gösterdiğine göre dava konusu yerin meradan elde edildiğinin kabulü gerekir. Meralar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu mallarından olup, özel mülkiyete konu edilemezler. Diğer yönden, süresi neye ulaşırsa ulaşsın mera toprağının imar-ihya, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki; teknik bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu taşınmazın 7. sınıf arazi niteliğinde olduğu bildirildiğine göre, böyle bir yerin özel mülkiyet şeklinde tapuya tesciline de olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, maddi bulgulara ve bilimsel gerekçelere dayalı teknik bilirkişi kurulu raporuna değer verilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, takdiri nitelikteki beyanlara itibar edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru ve yerinde görülmemiştir. Kabule göre de; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1. maddesinin 2. ve 3. bentleri uyarınca, ... İli’nin mülki sınırları Büyükşehir Belediye sınırı olarak belirlenmiştir. TMK'nun 713/3. maddesi uyarınca, tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılması gerekmektedir. Anılan Kanun hükümleri uyarınca davanın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yöneltilmek suretiyle taraf teşkilinin yapılması gerekmektedir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.