Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6892 E. , 2024/1898 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6892 Karar No : 2024/1898 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenere…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6892 E. , 2024/1898 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6892 Karar No : 2024/1898 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... İnşaat Turizm Telekomünikasyon İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2004 ila 2006 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 11/11/2005 ila 24/04/2006 tarihleri arasında kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu ancak dava konusu ödeme emirlerinin davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenip tebliğ edildiği, bu durumun ödeme emirlerini şekil yönünden hukuka aykırı kıldığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu şirketten alınamayan 2004 ilâ 2006 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 55. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ödeme emrinde borcun aslı ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödenmediği veya mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar hapis ile tazyik olunacağının kayıtlı bulunacağına dair düzenleme uyarınca, ödeme emrinin kanunda yazılı unsurları ihtiva etmesi yasal bir zorunluluktur. Bakılmakta olan davada, asıl borçlu şirketin ödenmemiş vergi borcundan dolayı müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emirleri düzenlenen davacının, davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesi ekinde, asıl borçlu şirketin belirli dönem aralığındaki ortak ve yönetici bilgilerini içeren belgede, 17/11/2005 ilâ 26/04/2006 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar ihtilafa konu edilen ödeme emirleri müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenmiş ise de; davalı idarenin savunma dilekçesinde, vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin takibi için hukuki sebep olan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesine dayanılmış ve davalı idarenin savunması da davacıya tebliğ edilmiştir. Ayrıca; davacı, dava dilekçesinde kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 10 ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğini belirtmiş, iddia ve savunmalarını makul bir şekilde dile getirmiştir. Böylece davacı, iddialarının mahkemece değerlendirmesini, hükme esas alınmasını isteme olanağına sahip olmuştur. Bu durumda, davacının, adil yargılama hakkı kapsamında sağlanması gereken güvencelerden biri olan çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak idari işlemin dayanağını öğrenebildiği ve hakkında tesis edilen idari işleme karşı hukuka aykırılık iddialarını açıkça ileri sürebildiği görülmektedir. Açıklanan nedenle; işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ödeme emirlerinin kaldırılması yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.