4. Hukuk Dairesi 2016/7845 E. , 2017/7346 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : .... ve diğerleri vekili Avukat ... ve diğerleri Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .... ve diğerleri aleyhine 17/02/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz d…
**4. Hukuk Dairesi 2016/7845 E. , 2017/7346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : .... ve diğerleri vekili Avukat ... ve diğerleri Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .... ve diğerleri aleyhine 17/02/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; ....'nin sahibi olduğu "www.....com.tr" adlı internet sitesinde ve ... Gazetesi'nin 23/01/2015 tarihli sayısında; baş sayfada "Varan-4 İşte... İmamları .... İl İmamı ..." manşetiyle, 16. sayfada "... Yapı'nın...'de de 8 İl İmamı Var" başlığı ve ".... İl İmamı ..." başlığıyla yayınlanan haberde, davacının .... İl İmamı olarak ... bünyesinde görevlendirildiğinden bahsedildiğini, bu haber nedeniyle davacının kişilik haklarının davalılar tarafından ihlal edildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; davaya konu haberin son zamanda Türkiye’nin gündeminden düşmeyen güncel bir konu ile ilgili olduğu, aynı zamanda basın özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının fotoğrafları da yayınlanarak kamuoyunda suçlu olarak ilan edildiği, yasa dışı bir örgütün il imamı olarak gösterildiği, haberin objektif sınırlar içerisinde kalmak sureti ile yapılmış bir yayın olmadığı, basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, davaya konu haber yayını nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.