Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı araç ... sayılı Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile müvekkili şirkete, sigortalı olduğunu, hadisenin, 14/06/2017 tarihinde ... plakalı aracın ... ... ... yolu üzerinde seyir halinde iken önünde seyir halinde bulunan sigortalı ... plakalı aracın trafik nedeniyle duraksaması nedeniyle duramayarak çarpması akabinde sigortalı ... plakalı aracın önünde seyir halinde bulunan ... plakalı araca, onun da önünde seyir halinde bulunan ... plakalı a
Davacı vekili mahkememize verdiği 26/12/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 23.06.2014 tarihli sözleşme gereğince davalı adresinde 145.000.- euro karşılığında arıtma tesisinin yapılması için anlaştıklarını, sözleşmenin devamı esnasında ... San. ve Tic. A.Ş. (temlik eden) 01.12.2014 tarihli temlik sözleşmesi gereğince (temlik alan) ... arasında temlik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin davacı tarafından kabul edildiğini dolayısıyla iş sahibinin davalı şirket olduğunu, davacının sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirerek tesisi bitirdiğini, ancak davalı şirketin sözleşmede istenilen değerlerde ve miktarlarda tesise atık su gönderemediği için arıtma tesisini teslim almayarak bakiye alacak miktarı olan 7.250.- euro ödemeyi yapmadığını ve 14.500 euro tutarındaki teminat mektubunu paraya çevirdiğini, davalı tarafından ....Noterliğinin 22.11.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek; sözleşmeyi fesih ettiklerinin belirtilerek...Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan ... Esas sayılı delil tespit davası ile 72.500 euro ayıplı mal bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, davacı müvekkili şirketin davalı tarafından çekilen bu ihtarname ile delil tespiti dosyasından haberdar olduğunu, delil tespit dosyası incelendiğinde 20.06.2016 tarihli delil tespit tutanağı ve 01.08.2016 tarihli bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğinin görüldüğünü, söz konusu rapora 05.12.2016 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, taraflarına tebliğ edilmeyen dava ve bilirkişi raporunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararınca hukuki bir değerinin kalmadığını, davalının keşide ettiği ihtarnamede iddia ettiği gibi müvekkili davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte atık su arıtma tesisinin yapılacağı fabrikanın henüz tamamlanmamış ve faaliyete geçmemiş olduğunu, bu nedenle davalının fabrikanın kurulumunu yapan dava dışı İtalyan şirketince arıtma tesisi kapasitesinin 15 m3/gün olarak belirlediğini, bu miktar üzerinden teklif verilmesinin talep ettiğini, bu talep üzerine müvekkili şirketin 06.06.2014 tarihinde teklif verdiğini ve sözleşmenin 23.06.2014 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesinin atıfta bulunduğu teklif eki madde 2 ile; “Toplam atık su 15m3/gün Fabrika çalışma şekli 8 saat/gün Not: ... OSB de yer alan tesise bidon yıkama işleminin de taşınması durumunda atık su debisi 120 m3/gün (çalışma şekli 8 saat/gün) olacaktır. Bu olasılık nedeniyle arıtma tesisinin üniteleri 120 m3/gün atık su debisine göre tekliflendirilecektir.” şeklinde olduğunu, sözleşme devam ederken davalının 120/m3/gün atık su girişine göre yeni bir teklif talep ettiğini, buna göre davalının teklifi doğrultusunda müvekkili davacı tarafından 29.08.2014 tarihli teklif hazırlanarak davalıya sunulduğunu, teklif içeriğinin “15 m3/gün bedeli 145.000 euro (yürürlükteki sözleşme), 120 m3/gün için talep edilen sözleşme bedeline ilave edilen fark 40.000 euro, 120 m3/gün için betonarme olan havuzların saç yapılması halinde sözleşme bedeline ilave talep edilen fark 60.000 euro olmak üzere” olduğunu, ancak bu teklifin davalı tarafından kabul edilmediğini ve sözleşmenin revize edilmeden devam edilmesinin istendiğini, bunun üzerine 23/06/2014 tarihli sözleşme gereğince arıtma tesisinin yapıldığını, buna göre sözleşmeye aykırılık olmadığı gibi eksik iş veya ayıplı imalatın söz konusu olmadığını, davacı müvekkili şirket tesisi bitirmesine rağmen tesis davalı tarafından çeşitli bahaneler söylenerek teslim almaktan kaçınıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken bakiye 7.250 Euroluk ödemenin yapılmadığı gibi hiçbir ihtar ve bildirimde bulunulmadan 09/12/2016 tarihli 14.500 Euro tutarlı kesin ve süreli teminat mektubunun davalı tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde paraya çevrildiğini, açıklanan nedenlerle 7.250 euro alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafından haksız ve hukuki dayanağı olmadan nakde çevrilen 14.500 euro teminat mektubu bedelinin nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.