19. Ceza Dairesi 2015/6010 E. , 2015/2850 K. "" Tebliğname No : 7 - 2012/167000 MAHKEMESİ : Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 06/03/2012 NUMARASI : 2011/311 (E) ve 2012/140 (K) SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini…
**19. Ceza Dairesi 2015/6010 E. , 2015/2850 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 7 - 2012/167000 MAHKEMESİ : Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 06/03/2012 NUMARASI : 2011/311 (E) ve 2012/140 (K) SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Cumhuriyet savcısının 06.02.2010 tarihli yazılı arama emrinde, gecikmesinde sakınca bulunan halin açıklanmadığı ve emrin gerekçelendirilmediği, tek başına usule uygun olmayan arama sonucu ele geçen eşyanın mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olmadığı ancak, AİHM içtihatlarına (Schenk–İsviçre Kararı, 12.7.1988) göre, hukuka aykırı bir biçimde elde edilen bir kanıtın değerlendirme dışı bırakılarak, sanığın hükümlülüğüne karar verilmesini haklı gösterecek diğer kanıtların bulunması halinde verilen mahkûmiyet kararlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 (I) maddesinde yer alan adil yargılanma hakkını ihlal etmeyeceği, bu itibarla, usule uygun olmayan aramada ele geçen eşya haricindeki delillerin irdelenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Muhalefet Şerhi Daire çoğunluğu ile aramızda, gerekçeleri açıklanıp gösterilmeden gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile sanığın işyerinde arama yapımasına karar verilmesi sonucu yapılan aramada bulunup el konulan suça konu eşya ve belgelerin hukuka aykırı olduğu noktasında görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Görüş farklılığı, hukuka aykırı elde edilen deliller dışında hükme esas alınabilecek başka delil bulunup bulunmadığı, varsa yerel mahkemece verilen beraat kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olup olmadığına ilişkindir. Ceza usul hukukunda, re’sen araştırma ilkesi ve vicdani delil sistemi geçerli olup, amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır. Maddi gerçek, hukuka uygun elde edilen her türlü delille ispatlanabilir. Anayasa'ya göre, kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak kullanılamaz (m.38/6). CMK uyarınca, yüklenen suç, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş olan delillerle ispat edilebilir (m. 217/2). Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse, reddolunur (m.206/2-a). Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, hukuka kesin aykırılık sebebidir (m. 289).