3. Hukuk Dairesi 2024/1301 E. , 2025/899 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/501 E., 2023/1089 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mutki Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/8 E., 2023/17 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılardan ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ta
**3. Hukuk Dairesi 2024/1301 E. , 2025/899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/501 E., 2023/1089 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mutki Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/8 E., 2023/17 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılardan ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacılardan Doğan'ın 14.06.2017 tarihinde, Mutki-Meydan karayolu üzerinde yol çalışması yapan .... isimli yüklenici firmada çalıştığı esnada, yol üzerinden geçen ve davalı tarafa ait olup bakımsızlıktan dolayı yere doğru sarkan yüksek gerilim tellerine, yolun kod farkının hesaplanması için elinde bulunan ve havaya doğru kaldırdığı metal sırık şeklindeki mira ölçüm cihazının temas etmesi suretiyle ve yerin de ıslak olmasından dolayı elektrik çarpması sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, bu olay sonucu vücudunun çeşitli yerlerinde derin, kalıcı yanık izleri oluştuğunu ve vücudunda kalıcı maluliyet meydana geldiğini, davalının ihmalkâr ve dikkatsiz davrandığını ve kusurlu olduğunu, davacı ...'ın buna bağlı olarak tedavi süresince ağır ameliyatlar geçirdiğini, vücudunun hemen hemen tamamının yandığını ve çalışamaz hale geldiğini, davacının hayati tehlikeyi atlatmasına rağmen % 100 oranında malul kalmasının ve vücudunun estetiğinin bozulmasının birlikte yaşadığı ailesinde derin bir üzüntüye sebep olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 1.000,00 TL iş göremezlik, 1.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 100.000,00 TL manevi tazminat, baba ... ve anne ... için 60.000,00'er manevi tazminat, kardeşlerin her biri için 20.000,00'er manevi tazminat olmak üzere toplam 362.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın yüklenici ve alt yüklenici şirketlere yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın enerji nakil hattından kaynaklandığı iddiasını kabul etmediklerini, Jandarma ekiplerince tutulan Olay Yeri İnceleme Raporunda enerji nakil hattındaki alt telin yüksekliğinin 5-5,5 m arasında olduğu belirtilmiş ise de bu ölçümlerin doğru olmadığını, kazanın meydana geldiği 14.06.2017 tarihinde, enerji kesinti talebi, ihbar, şikayet, başvuru gibi herhangi bir yazılı veya şifahi talebin müvekkili şirkete ulaşmadığını, davacı ...'ın kusurlu hareketi sonucunda kazanın meydana geldiğini, diğer davacı anne-baba ve kardeşlerin manevi tazminat talep etmeleri için öncelikle davacı ...'ın ağır bedensel zarara uğraması ve yakınlarının ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli, kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile; davada talep edilen maddi tazminat tutarı belirlenirken Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadı uyarınca PMF-1931 yaşam tablosu esas alınarak hesap yapılması gerekirken TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak düzenlenmiş rapor esas alınarak maddi tazminata hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı, kabule göre de; herbir davacı için maddi ve manevi tazminatlar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiği, davacılar ..., ..., .... ve ... lehine Mahkeme tarafından hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı az olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden inceleme yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacılardan doğanlar 1.617.864,20 TL sürekli iş göremezlik, 2.104.429,80 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 3.722.294,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ... ve ... için 60.000,00'er manevi tazminata, ...., .... ve ... için 15.000,00'er TL manevi manevi tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talebine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili; tazminat hesabı yapılırken TRH-2010 yaşam tablosu kullanılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; iş kazası olan davanın işverene karşı açılması gerektiğini, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, davalının tam kusurlu sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının işverenleri ile davalı arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, kusur oranları yönünden hesaplama yapılması gerektiğini, kazadan dolayı sorumlu tutulabilmeleri için uygun illiyet bağının bulunmadığını, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, pasif döneme ilişkin iskonto yapılması gerektiğini, eski tarihli maluliyet raporlarına dayalı hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, davacının halen ve bakiye ömrü içerisindeki sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı gözetilerek hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, tazminat raporunda 2023 yılı ücreti üzerinden değil 2022 yılı verileri gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, kaza iş kazası mahiyetinde olduğundan SGK'dan davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının, ilk peşin sermaye tutarının ne olduğu, rücuye tabi olup olmadığının araştırılması ve varsa ödemenin mahsubu, peşin sermaye değerinin düşülmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik akımına kapılarak yaralanma neticesinde uğranılan zararın tazmini istemine istemine ilişkindir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kusura ilişkin bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, tarafların kusur oranın doğru olarak belirlenmesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dairemizce, Hukuk Genel Kurulu ve tazminat davalarına bakan diğer Yargıtay Daireleri arasında içtihat birliğine sebebiyet verilmesi için 27.05.2022 tarihinde alınan kararla içtihat değişikliğine gidilerek, zarar görenin ya da desteğin ve hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF (Population Mesculine et Fèminine) tablosunun kullanımından vazgeçilerek, TRH-2010 (Ulusal Mortalite Tablosu) adlı yaşam tablosunun kullanımına geçilmesine karar verilmiştir. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak davacı ...'ın bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekirken, davacının 1931 tarihli "PMF" cetveline göre bakiye ömür süresinin tespiti ile yapılan hesaplamasında bulunulan usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı ... yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.