1. Hukuk Dairesi 2013/9922 E. , 2013/12491 K. "" MAHKEMESİ : BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tesci…
**1. Hukuk Dairesi 2013/9922 E. , 2013/12491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, bedeli karşılığında yapılmış gerçek bir satış bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların miras bırakanı olan E...’nin maliki olduğu 560 parsel sayılı taşınmazı 04.10.1974 tarihinde, 1335 parsel sayılı taşınmazı 19.10.1998 tarihinde oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davacının çekişme konusu taşınmazların temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalı, murisin ihtiyacı nedeniyle taşınmaz satarak geçindiği ve temliklerin muvazaalı olmadığını savunduğu, ayrıca muvazaa nedeniyle açılmış başka davalar da olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.