Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5629 E. , 2024/3250 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5629 Karar No : 2024/3250 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 22/08/2020 tarih ve 31221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ No:2020/20)'in 28. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin iptali isten
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5629 E. , 2024/3250 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5629 Karar No : 2024/3250 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 22/08/2020 tarih ve 31221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ No:2020/20)'in 28. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, deniz patlıcanlarının denizin doğal süpürgesi olduğu, bir deniz patlıcanının yılda 150 ton deniz kumu temizlediği, ekolojik dengeyi sağladığı, böylesine faydalı bir canlının doğasıyla ve deniziyle ünlü turistik yerler olan Didim ve Akbük sahillerinde avlanmasının serbest bırakılmasının çevre, halk sağlığı ve turizm açısından zararlı olduğu, avcılık yapılacak bölgelerin hangi kriterlere göre belirlendiğinin belli olmadığı belirtilerek düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 416. maddesinde, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasında, Su Ürünleri Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 4. fıkrasında Bakanlıklarına düzenleme yapma yetkisinin verildiği, bu hükümler kapsamında 2002 yılından bu yana düzenlemeler yayımlandığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Danışma Kurulunca 2019 yılında kota uygulanması kararı alındığı, deniz patlıcanı avcılığında kota, dalgıç sayısı, günlük av miktarı, av süresi, nakil belgesi, nakledilecek yerlerin sınırlandırılması, bildirim zorunluluğu gibi kuralların getirildiği, uygulamaya konulan tebliğler kapsamında ekosistemin korunması, stokların muhafaza edilmesi ve sürdürülebilirlik amacıyla 2010 yılından beri münavebe sisteminin uygulanmakta olduğu, dalgıçlarca dalma yöntemiyle elle toplandığından deniz patlıcanı avcılığının deniz dibine zararı olmadığı, sadece bir deniz patlıcanının yılda 150 ton kumu temizlediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ortalama 9-82 kg sedimenti süzdüğünün bilindiği, söz konusu avcılık neticesinde yılda 30 milyon dolar gelir sağlandığı, 5,5 ay av sezonu olduğu, avcılığın 12 metre derinlikten daha derin yerlerde yapıldığı, turizme zararının olmadığı belirtilerek düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; 22/08/2020 tarih ve 31221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in (Tebliğ No: 2020/20) 28. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 1'inci maddesinde; "Bu Kanun su ürünlerinin korunması, istihsali ve kontrolüne dair hususları ihtiva eder." hükmüne, 23'üncü maddesinde de; "a) Su ürünleri istihsalinde kullanılan istihsal vasıtalarının haiz olmaları gereken asgari vasıf ve şartlar ile bunların kullanma usul ve esasları; b) (Değişik birinci fıkra: 22/07/2003 - 4950 S.K./3. md.) Sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik ve bilimsel yönlerden bölgeler, mevsimler, zamanlar, su ürünleri cinsleri, çeşitleri, ağırlık, irilik, büyüklük gibi vasıflar bakımından konulacak yasak, sınırlama ve yükümlülükler yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan; söz konusu Kanuna dayanılarak hazırlanan Su Ürünleri Yönetmeliğinin 1'inci maddesinde; "Bu Yönetmelik, su ürünleri stoklarını korumak ve su ürünleri kaynaklarından ekonomik olarak yararlanmak üzere, su ürünleri ruhsat tezkereleri, sportif amaçla yapılacak avcılık, istihsal yerlerinin değiştirilmesi, avcılıkta patlayıcı ve zararlı maddelerin kullanılması, su ürünleri istihsal yerlerine dökülmesi yasak olan zararlı ve kirletici maddeleri, istihsal vasıtalarının vasıf, şartları ve bunların kullanılması, su ürünleri avcılığının düzenlenmesi, trol avcılığı, arızi olarak istihsal edilen su ürünleri, su ürünleri sağlığı, su ürünlerinden yapılacak mamul ve yarı mamul maddelerin üretimi, su ürünlerinin pazarlaması ile ilgili usul, esas, yasak, sınırlama, yükümlülük, tedbir, kontrol ve denetimine ait denetimine ait hususları kapsar." hükmü; aynı yönetmeliğin 16'ncı maddesinde de; "...... Su ürünleri avcılığını düzenlemek üzere, sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, su kirliliği, istihsal yerleri, mevsimler, zamanlar, istihsal vasıtaları, avlanma yöntemleri, su ürünlerinin cinsleri, ağırlıkları ve büyüklükleri yönünden yasak, sınırlama ve yükümlülükler Bakanlıkça belirlenerek, tebliğ şeklinde Resmi Gazetede ilan edilir." hükmü yer almıştır. Su Ürünleri Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen 16'ncı maddesiyle, su ürünleri avcılığını düzenlemek üzere bilimsel, çevresel, ekonomik ve sosyal hususlar göz önüne alınarak istihsal vasıtaları ile ilgili olarak yasak, sınırlama, yükümlülük gibi konularda davalı Bakanlığa belirleme ve ilan etme yetkisi verildiğinden, davalı idarenin Tebliğle "deniz patlıcanı" avcılığının yapılacağı alanların belirlenmesi hususunda yetkisinin bulunduğu açıktır. Bu kapsamda; su ürünlerinin sürdürülebilir biçimde üretiminin sağlanabilmesi, stokların korunması ve yönetimi açısından avlanma yeri ve zamanı konusunda yasaklar getirme yetkisi bulunan davalı idarece yayımlanan 5/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğin Deniz patlıcanı avcılığına ilişkin düzenlemelere dair 28. Maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; İzmir İli, Çeşme İlçesinde; Karaabdullah Burnu (38° 15.955' N - 26° 14.373' E) ve Muğla İli Datça Yarımadası İskandil Burnu (36° 42.627' N - 27° 21.721' E) (Harita-59) arasında kalan karasularımız dışındaki alanlarda deniz patlıcanı avlanmasının yasak olduğu belirtilmiştir. Davalı İdare savunmasında, deniz patlıcanı avcılığına ilişkin usul ve esasların, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve Su Ürünleri Yönetmeliğine dayanılarak çıkarılan ve dörder yıllık sürelerle yürürlükte kalan Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını düzenleyen Tebliğlerle düzenlendiği, sözkonusu Tebliğlerle, deniz patlıcanı avcılığına ilişkin av sahası, zaman, miktar ve yönteme ilişkin sınırlamalar getirilmek suretiyle deniz patlıcanı avcılığında denizsel ekosistemin korunması, stokların muhafazası, sürdürülebilirliği açısından 2010 yılından itibaren münavebe sisteminin uygulamaya konulduğu, deniz patlıcanı avcılığı yapılması uygun alanların belirlenerek belli bir bölgede avcılığa izin verilip diğer bölgelere avcılık izni verilmeyerek stokların kendisini yenilenmesine imkan tanındığı, 2021/11 Nolu Tebliğ ile deniz patlıcanı avcılığının turizim sezonu haricinde 1 Kasım -15 Nisan tarihleri arasında yapılmasına izin verildiğini belirtilmektedir. Yukarıda anılan 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve Su Ürünleri Yönetmeliği hükümlerine göre su ürünleri kaynaklarından ekonomik olarak yararlanabilmek amacıyla su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilir işletimine ilişkin düzenlemeler yapma hususunda davalı idareye Tebliğ'le düzenleme yetkisi verildiği açıktır. Dolayısıyla; dava konusu düzenlemenin 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve Su Ürünleri Yönetmeliği hükümlerine göre su ürünleri kaynaklarından ekonomik olarak yararlanabilmek ve su ürünlerinin kaynaklarının korunması; sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yapıldığı göz önüne alındığında, belirlenen alanlarda belirlenen zamanlarda deniz patlıcanı avlanmasının serbest bırakılmasında, kamu yararı ve hizmet gereği ve dayanılan üst normlara aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, 22/08/2020 tarih ve 31221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ No:2020/20)'in 28. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. Anılan bentte, deniz patlıcanı avcılığına yönelik olarak, "İzmir İli, Çeşme İlçesinde; Karaabdullah Burnu (38° 15.955' N - 26° 14.373' E) ve Muğla İli, Datça Yarımadası İskandil Burnu (36° 42.627' N - 27° 21.721' E) (Harita-59) arasında kalan karasularımız dışındaki alanlarda avcılığı yasaktır." düzenlemesine yer verilmiştir. 11/08/2024 tarih ve 32629 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ No:2024/20)'in 52. maddesi ile dava konusu düzenlemenin de yer aldığı Tebliğ bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 6/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ No:2024/20)'in 29. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, "Ege Denizi’nde, İzmir Körfezindeki Ardıç Burnu (38° 31’ 57.30” K - 26° 37’ 31.50” D) ile Kapan Burnu (38° 32’ 35.34” K - 26° 48’ 52.80” D) arasında çekilen hattın güneyinde kalan karasularımız hariç olmak üzere; İzmir İli, Çeşme İlçesi, Karaabdullah Burnu (38° 15’ 57.30” K - 26° 14’ 22.38” D) ile Balıkesir İli, Ayvalık İlçesi, Eğribucak Burnu (39° 16’ 23.94” K - 26° 36’ 35.34” D) arasında kalan karasularımız (Harita-60) dışındaki alanlarda avcılığı yasaktır." düzenlemesine yer verilmek suretiyle dava konusu Tebliğ'de yer alan düzenlemeden farklı bir alanda patlıcan avcılığına izin verilmiştir. Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen...TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Yürütmenin durdurulması istemine ilişkin karara itiraz aşamasında fazladan yatırılan ...TL harcın istemi halinde, posta gideri avansından artan tutarın ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.