11. Ceza Dairesi 2019/7799 E. , 2023/539 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/592 E., 2015/268 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir ol…
**11. Ceza Dairesi 2019/7799 E. , 2023/539 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/592 E., 2015/268 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2014/592 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sübut bulmadığına, yasal unsurlarının oluşmadığına ve devlet memuru olarak atandığından ceza verilmesi halinde mağduriyet yaşanacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın, sanığa olan borcuna karşılık suça konu 20.000,00 TL bedelli senet verdiği, sanığın aldığı bu senedin miktar kısmını ''120.000'' olarak tahrif edip, boş olan yerlerini doldurarak, hakkında ek takipsizlik kararı verilen Süleyman Çobanoğlu'na vermek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmaktadır. 2. Suça konu belge aslının adli emanete alındığı ve belge üzerinde Mahkemece gözlem yapıldığı görülmüştür. 3. Hakkında ek takipsizlik kararı verilen Süleyman Çobanoğlu tarafından, katılan aleyhinde suça konu senede istinaden 04.06.2012 tarihinde 122.000,00.TL toplam borç üzerinden, İslahiye İcra Müdürlüğünün 2012/454 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığı ve katılan tarafından icra takibine karşı İslahiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/17 Esas sayılı dosyası ile icraya itiraz davası açıldığı tespit edilmiştir. 4. Suça konu senetle ilgili olarak, a. İslahiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/17 Esas sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 26.12.2012 tarihli raporda; İnceleme konusu senetteki "1" rakamının senedin tanzimi sırasında sırası dahilinde yazılmamış olup bulunduğu yere farklı fiziki evsafta bir kalemle sonradan ilave edilmiş olduğu, "yüz" ibaresinin bulunduğu yere sonradan eklenip eklenmediği hususunda bir saptamaya gidilemediği, b. Soruşturma aşamasında Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan uzmanlık raporunda; suça konu senedin arka yüzündeki "..., TC:***********" içerikli 1.ciranta yazısı ve 1.ciranta imzasının sanığın elinden çıktığı, 2.ciranta yazısı ve imzasının Süleyman Çobanoğlu elinden çıktığı kanaatine varıldığı, tetkik konusu senedin rakamla değer gösteren "Türk lirası" bölümündeki "120.000" rakamlarının iki farklı mürekkepli kalem yardımıyla oluşturulduğu, senedin rakamla değer gösteren "türk lirası" hanesine ilk tanzimde "20.000" rakamlarının yazıldığı ve yazıyla değer gösteren bölümün boş bırakıldığı, daha sonra ilk tanzimde kullanılan kalem mürekkepinden farklı ikinci bir kalem yardımıyla "20.000." rakamlarının sol baş kısmındaki "20" ibaresinin üzerinden mükerrer gidildiği ve sol tarafına "1" rakamının eklendiği, yazıyla değer gösteren bölüme ise "Yüzyirmibin" ibaresinin yazıldığı, böylece bahse konu senedin tahrifen "120.000 (Yüzyirmibin) haline dönüştürüldüğü kanaatine varıldığı, yapılan sahtecilik işleminin aldatma niteliğinin bulunduğu rapor edilmiştir. 5. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında, katılana verdiği hatır çekleri nedeniyle 120.000,00.TL alacağı, dava dışı Süleyman Çobanoğlu'na da 100.000,00.TL civarında bir borcu olduğunu, suça konu senedi kendisi doldurup katılana imzalattığını ve teminat senedi olarak aldığını, yazılarının kendisine, imzanın ise katılana ait olduğunu, senedi teminat olarak verdiğini, ancak buna rağmen senedi alan şahsın katılan aleyhinde icra takibi başlattığı şeklinde savunmada bulunmuş, bilahare sanık yargılama aşamasında arkadaşı olan katılanı icra takibinden kurtarmak amacıyla katılan avukatı ile birlikte geçmişe yönelik borcun 20.000,00.TL olduğuna ve ödendiğine yönelik bir protokol düzenlendiğini, katılanın da bu protokolü dava dosyasına sunduğunu beyan etmiş, ayrıca 24.12.2014 havale tarihli yazılı beyan dilekçe ekinde 30.09.2012 tarihli bahse konusu senedi icra takibine koyan Süleyman Çobanoğlu ile aralarında yaptıkları sözleşme uyarınca, şahsın bahse konu senet üzerinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığına yönelik yaptıkları sözleşmeyi dosyaya sunduğu tespit edilmiştir. 6. Katılan, aşamalarda alınan beyanlarında, sanık savunmasını doğrulamayarak, aralarında 120.000,00.TL tutarında bir borç bulunmadığını, 20.000,00.TL borcu olduğunu, 4 tane 5.000,00.TL tutarında çekin olduğunu, bunun yerine sanığa 20.000.TL lik bir senet düzenlediklerini, bu borcu da ödediğini, ancak aradaki güven ilişkisi nedeniyle senedi almadığını, daha sonradan dava dışı Süleyman'ın hakkında icra takibi başlattığını, bu takibin iptali için dava açtığını, sanığın savunmasında bahsettiği çeklerin eski tarihli olup, karşılığında alışveriş yaptığını, senetteki tahrifata hiçbir surette muvafakatinin bulunmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur. 7. Mahkemece, sanığın katılandan aldığı 20.000,00.TL bedelli yazı kısmı boş olduğundan kambiyo vasfı taşımayan senedi, aldatma niteliği haiz olacak şekilde ve verilme nedeninden farklı olarak doldurup, borcuna karşılık dava dışı sanık Süleyman Çobanoğlu'na verdiği kabul edilmiş, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 211 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı irdelenmemiştir. 8. Ayrıca, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmadığı ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat edildiği için cezanın ertelendiği, ancak katılanın zarara uğramış olması ve bu zararın giderilmemiş olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE 1.Sanığın, alacağına karşılık katılandan aldığı 20.000,00.TL bedelli senedin miktar kısmını ''120.000,00.TL'' olarak yazıp ve boş olan yerlerini doldurarak borcuna karşılık dava dışı Süleyman Çobanoğlu'na verdiği, bu surette özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; sanığın katılanla aralarındaki alışveriş miktarının toplamı için önceden 20.000,00.TL olarak yazılan senedin miktar kısmını, katılanın yanında hem üst kısmını hem de yazı bölümünü 120.000 olarak düzenlediğini ve katılanın imzaladığını, senedin diğer kısımlarını da yazarak borcuna karşılık olarak dava dışı Süleyman Çobanoğlu'na teminat olarak verdiği savunması karşısında, sanığın suça konu senedin yasal unsurlarını tamamladıktan sonra borcuna karşılık olarak Süleyman'a vermesi nedeniyle, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, ancak taraflar arasında gerçekleşen alışveriş miktarı ve katılanın borcunu ödeyip ödemediği yönünden araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; taraflar arasındaki alışveriş miktarının ve katılanın borcunu ödeyip ödemediği araştırılarak, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde öngörülen "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın, suça konu senedi 2012 yılında verdiğini beyan etmesi karşısında, sanıktan ve müşteki sıfatıyla Süleyman Çobanoğlu'ndan senedin verilip alındığı tarihin sorularak suç tarihinin tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.11.2011 olarak yanlış gösterilmesi, Nedenleriyle, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İslahiye 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2014/592 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.