Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması
davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... .... A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında anılan şirkete teminat mektubu ve çek karnesi verildiğini, iade edilmeyen çek karneleri nedeniyle müvekkilinin 57.600,00 TL, iade edilmeyen 3 adet teminat mektubu nedeniyle toplam 1.053.567,895 TL gayri nakdi alacağı bulunduğunu, müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında anılan şirkete teminat mektubu ve çek karnesi verildiğini, iade edilmeyen çek karneleri nedeniyle müvekkilinin 86.400,00 TL, iade edilmeyen 10 adet teminat mektubu nedeniyle toplam 3.795.301,36 TL gayri nakdi alacağı bulunduğunu, diğer davalıların genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu belirterek çekten kaynaklanan toplam 86.400,00 TL ile teminat mektubundan kaynaklanan toplam 4.992.869,255 TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkili bankanın faiz getirmeyen hesabına depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.