3. Hukuk Dairesi 2016/2487 E. , 2016/8521 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK.AV. ... Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 31.05.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davacı adına gelen olmadı. Karşı taraf davalı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların s…
**3. Hukuk Dairesi 2016/2487 E. , 2016/8521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK.AV. ... Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 31.05.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davacı adına gelen olmadı. Karşı taraf davalı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; davacı şirketin elektrik ihtiyacının, bünyesinde faaliyet gösterdiği davalı ... tarafından karşılandığını, ancak davalının 2011 yılı Nisan ayından itibaren elektrik faturalarına haksız olarak kayıp enerji bedelini yansıttığını ileri sürerek; davacı şirketçe kayıp enerji bedeli olarak ödenen 71.556,07 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Bölgesinin, dava dışı Fırat EDAŞ ile yaptığı abonelik sözleşmesi uyarınca almış olduğu elektriği, herhangi bir kar ve ticari amaç gütmeden bünyesinde yer alan işletmelere dağıttığını, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden ise davalının aynı konuda abonesi bulunduğu Fırat EDAŞ aleyhine açtığı davanın sonucuna göre alacağı kayıp/kaçak bedelini, davacının da içinde bulunduğu işletmelere dağıtacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; elektrik abonelerinin elektrik faturalarına yansıtılan kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım ve iletim bedelleri ile ilgili düzenleme yapma yetkisinin EPDK'na ait olduğu, EPDK'nın mevcut kararı, yürürlükte ve bağlayıcı olarak kaldığı sürece, abonelerin istirdat davasını açmaları için dava şartının gerçekleşmediği, ancak EPDK kararının idari yargı yerinde iptali halinde dava açma hakkının doğabileceği, bu sebeple henüz doğmamış bir hakka dayanarak dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ./.. -2- Uyuşmazlık, elektrik dağıtım lisansı sahibi olan davalı ... Bölgesinin (OSB), elektrik abonesi olan davacı şirkete satmış olduğu elektrik enerjisi nedeniyle tahakkuk ettirdiği faturalarda yer alan kayıp bedelinin, haksız olarak alındığı iddiasıyla istirdadı istemine ilişkindir. İşin esasına geçilmesinden önce, davaya bakmakla görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. Temyize konu dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 04.03.2013 tarihinde açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Uyuşmazlık konusu elektrik aboneliği sözleşmesinin, davacı şirketin ticari işletmesiyle ilgili olduğu konusunda hiç bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu aşamada, davalı OSB'nin tacir olup olmadığı, dolayısıyla uyuşmazlığın davalı OSB'nin ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığı tespit edilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16/1. maddesi;"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." hükmünü, Aynı yasanın 11/1. maddesi ise; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir." hükmünü içermektedir. Davalı OSB, 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinde belirtildiği üzere, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının onayı ile kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisidir. 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 4/3. maddesinde; elektrik piyasasında faaliyet gösterecek özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişilerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre anonim şirket veya limited şirket olarak kurulması şarttır. Aynı kanunun 13/1. maddesine göre ise; OSB'ler, 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre şirket kurma şartı aranmaksızın, onaylı sınırları içerisinde, Kurumdan üretim ve/veya dağıtım lisansı alarak üretim ve/veya dağıtım faaliyetlerinde bulunabilecektir. ./.. -3- Dosyada yer alan elektrik dağıtım lisansının incelenmesinde; davalı OSB'nin, EPDK'nın (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun) 04.10.2007 tarih ve 1332-2/968 nolu kararı ile Elektrik Dağıtım Lisansına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar göstermektedir ki, 4562 Sayılı Kanun uyarınca kurulmuş olan davalı OSB, özel hukuk hükümlerine göre idare edilmekte, eş söyleyişle ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte; yaptığı işler itibariyle de tacir sıfatını taşımaktadır. Bu durumda, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olarak açılan iş bu davaya bakma görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, öncelikle yargı yerinde ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi varsa görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve 6100 sayılı HMK'nun 297/1-a maddesi uyarınca da kararın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verildiğinin hükümde gösterilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. Katip:YKÇ.