1. Ceza Dairesi 2023/8747 E. , 2025/3000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1313 E., 2023/1419 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edil
**1. Ceza Dairesi 2023/8747 E. , 2025/3000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1313 E., 2023/1419 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/351 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararı ile; sanıklar Hüseyin ve Ahlam hakkında maktul ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/1313 Esas, 2023/1419 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıkların mahkumiyetlerine ve en üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre; sanıklar hakkında kurulan hükümlerde Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulması, açıldığında davalar birleştirilerek, deliller değerlendirilerek sanık ya da sanıkların sorumluluklarına karar verilmesi gerektiğine yönelen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/1313 Esas, 2023/1419 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ...'in üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, -Sanığın soruşturma ve yargılama aşamasında kısmen çelişki barındıran ancak özünde değişmeyen ve tutarlı olarak, maktüle karşı herhangi bir şekilde darp eyleminde bulunmadığı, maktuldeki yaralanmaların ne şekilde gerçekleştiğini bilmediğine yönelik aksi kanıtlanamayan suçu inkara yönelen savunması, -Sanığın maktulü öldürmesini gerektirecek nitelikte maktulle husumetinin bulunduğuna dair bir tespitin yapılamamış olması, soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanları alınan kişilerin sanığın maktule her zaman iyi davrandığını gördüklerini beyan etmiş olmaları, -ATK raporunda maktulün olay tarihinden 3 hafta kadar öncesiyle olay tarihi arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle öldüğünün belirtilmesi karşısında maktulün maruz kaldığı kafa travmasının sanığın yanında olduğu sürede mi ya da tanık Ali'nin yanında kaldığı süre de mi gerçekleştiği hususunda net bir tespitin yapılamamış olması, -Olay anını gösterir kamera kaydı ve olaya birebir şahit olan tanık bulunmaması sebebiyle maktulün kimin eylemi neticesinde öldüğünün tespit edilememiş olması, olayın akabinde tutulan tutanaklarda da sanığın kaldığı çadırda herhangi bir şüpheli durumun tespit edilemediğinin belirtilmiş olması, -İddianamede sanığın maktüle bakmak istememesi nedeniyle ve neticeyi doğal ölüm olarak göstermek amacıyla, maktülün kendilerine getirildiği günden itibaren döverek öldürdüğü çıkarımının bu haliyle şüphe boyutunda kalıp, somut herhangi bir delille desteklenemediğinden sübuta ermediği hususları bir arada değerlendirildiğinde; Tüm aşamalarda alınan istikrarlı savunmalarında üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan eden sanık ... hakkında; tüm dosya içeriğine göre, mevcut deliller ile suç isnadının çelişmesi nazara alındığında üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini ispat edecek, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte somut herhangi bir delil elde edilemediğinden "şüpheden sanık yararlanır" evrensel ilkesi de dikkate alınarak CMK' nun 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçtan beraatine karar verilmiş ise de; Olaydan 20- 25 gün önce Şanlıurfa'dan getirilerek sanık ...'in gece ve gündüzleri dahil bakım ve gözetimi altında bulunan , babası sanık ...'in gündüzleri dışarda çalışması sebebiyle ilgilenemediği ve çadıra geldiğinde uyuma süresi dışında kısa bir süre ilgilenmesinin söz konusu olabileceği maktül hakkında , Konya ATK tarafından düzenlenen 15/02/2022 tarihli raporunda organları üzerinde yapılan histopatolojik incelemede beyin: subaraknoidal kanama, parankimal ödem ile uyumlu bulgular, beyincik: subaraknoidal kanama, parankimde kanama odakları, beyin sapı: parankimal ödem ile uyumlu bulgular, dura: organizasyon bulguları gösteren kanama, akciğer: bronkopnömoni, amfizematöz genişlemeler, intraalveoler kanama, seyrek kapiller açılma, birkaç kapiller yapı lümeninde fibrin trombüs, böbrek: nefrokalsinozis, konjesyon, karaciğer: konjesyon, kalp: makroskobik incelemede yaklaşık 2 mm çaplı asd izlendiği, mikroskobik incelemede konjesyon olduğu, göz: optik sinirde ve retinada kanama odakları izlendiği, çocuğun ölümünün travmatik (sarsma, vurma, çarpma, vb.) kafa içi kanama ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğinin belirtilmesi, Maktul hakkında ATK 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporunda da Bebeğin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğunun, Adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgelerden elde edilen bulgular ve otopside tespit edilen bulgular dikkate alındığında; Bebeğin ölümüne neden olan künt kafa travmasına bağlı oluşan travmatik değişimlerin asgari 3 hafta öncesiyle 12/10/2021 tarihleri arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle gerçekleşmiş olduğunun tespit edildiğinin belirtilmesi, Maktulün bir yerden düştüğü veya başka çocuk veya çocuklar tarafından dövüldüğü hususunda herhangi bir iddia veya delil bulunmaması, Sanık ...'ın çağrısı üzerine çalıştığı yerden çadıra gelen baba Hüseyin tarafından hastaneye götürülen maktulün ölümüyle sonuçlanan durumunun ortaya çıkması, sanık ...'in erkek evladı olan maktule ölümüne neden olacak şekilde kötü muamelelerde bulunmasının da mantıklı olmadığı, Maktulun sanık ...'in boşandığı eski eşinden olması sebebiyle sanık ...'ın üvey evladı konumunda olduğu, sanık ...'ın maktulün üvey evlat olması veya kendisinin hamile olmasının psikolojik etkileri veya olay tarihi itibariyle 19 aylık olan maktulün yaşı itibariyle hareketli olmasının doğurabileceği sıkıntıların etkisi altında olsa gerek sanık ...'ın darbeleri sonucunda oluşan TCKnun 86/1 maddesi kapsamındaki etkili eylemleri nedeniyle oluştuğu anlaşılan kasten yaralama sonucu ölümüne neden olmak suçundan TCK'nın 87/4.1 maddesi kapsamında cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. K A R Ş I O Y Sanıklar ... ile ...'in yaklaşık 2 yıldır imam nikahlı evli oldukları, maktul ...'in sanık ...'in ilk evliliğinden olma öz oğlu olduğu, öldüğü an itibariyle yaşının 1 yaş 08 ay 28 gün olduğu, sanıkların olay tarihinden yaklaşık 7 ay kadar önce mevsimlik işçi olarak çalışmak için geldikleri Ereğli ilçesi Acıkuyu mahallesinde bulunan çadırlarda yaşamaya başladıkları, maktulün bu süre zarfında dedesi olan tanık ... ile birlikte Şanlıurfa ilinde yaşadığı, olay tarihinden yaklaşık 20-25 gün kadar önce sanık ...'in Şanlıurfa iline giderek maktulü birlikte yaşamaları düşüncesiyle Ereğli İlçesine getirdiği, Olay günü sanık ...'in çalışmak amacıyla tarlada olduğu esnada sanık ...'ın sanık ...'i arayarak maktulün nefes alamadığını belirttiği, sanık ...'in hemen soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan tanık ...'i aradığı, tanık ...'in sanıkların yaşadığı çadıra geldiğinde maktulün solunum sıkıntısı yaşadığını gördüğü, hemen 112 acil çağrı merkezini aradığı ve maktulü arabaya bindirerek sanıklar ile birlikte hastaneye doğru yola çıktıkları, yolda ambulansla karşılaşmaları üzere maktulü ambulansa bindirdikleri, Ereğli İlçe Devlet Hastanesinde maktule ilk müdahalenin yapıldığı, akabinde maktulün Ereğli Devlet Hastanesinden ambulans helikopter ile Konya Selçuk Üniversitesi Hastanesine sevk edildiği, ancak maktulün kaldırıldığı hastanede tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği, Maktul hakkında Konya Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli raporda özetle; Çocuktan alınan kanda; alkol (Etanol, Metanol) bulunmadığı, sistematikteki uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bulunmadığı, ilaç etkin maddelerinden (7374 ng/mL) Levetirasetam bulunduğu, iç organ parçalarında; sistematikteki maddelerin bulunmadığı, safrada; sistematikteki maddelerin bulunmadığı, organlar üzerinde yapılan histopatolojik incelemede beyin: subaraknoidal kanama, parankimal ödem ile uyumlu bulgular, beyincik: subaraknoidal kanama, parankimde kanama odakları, beyin sapı: parankimal ödem ile uyumlu bulgular, dura: organizasyon bulguları gösteren kanama, akciğer: bronkopnömoni, amfizematöz genişlemeler, intraalveoler kanama, seyrek kapiller açılma, birkaç kapiller yapı lümeninde fibrin trombüs, böbrek: nefrokalsinozis, konjesyon, karaciğer: konjesyon, kalp: makroskobik incelemede yaklaşık 2 mm çaplı asd izlendiği, mikroskobik incelemede konjesyon olduğu, göz: optik sinirde ve retinada kanama odakları izlendiği, çocuğun ölümünün travmatik (sarsma, vurma, çarpma, vb.) kafa içi kanama ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğinin belirtildiği, Maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda özetle; Bebeğin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, adlî dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbî belgelerden elde edilen bulgular ve otopside tespit edilen bulgular dikkate alındığında; Bebeğin ölümüne neden olan künt kafa travmasına bağlı oluşan travmatik değişimlerin asgarî 3 hafta öncesiyle 12.10.2021 tarihleri arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle gerçekleşmiş olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, ATK raporunda maktulün olay tarihinden 3 hafta kadar öncesiyle olay tarihi arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle öldüğünün belirtilmesi karşısında yaş itibariyle dışarıda yaralanması mümkün olmayan maktulün babası ve üvey annesi olan sanıklar tarafından yaralandığı, maktulün ölümünün travmatik (sarsma, vurma, çarpma vs. gibi) kafa içi kanama ve buna bağlı gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiği gözetildiğinde sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının yaralama olduğu, yaşı küçük olan maktulün aldığı yaralar sonucu öldüğü bu nedenle sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 87/4-1.cümle uyarınca cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne muhalifim.