Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun da dâhil olduğu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna (KESK) bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) üyesi olan bir grup, kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden çıkarılma işlemlerini protesto etmek amacıyla 8/4/2017 tarihinde İstanbul Bakırköy'deki Cumhuriyet Meydanı'nda toplanmıştır. Başvurucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) talimatı doğrultusunda eyleme müdahale eden kolluk görevlilerince gözaltına alınmış; gözaltı işlemleri sonrasında aynı gün serbest bırakılmıştır. Başsavcılık, aralarında başvurucunun da bulunduğu şüpheliler hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçunu işlediklerinden bahisle iddianame düzenlemiştir. 12/7/2017 tarihli iddianamede, kolluk görevlileri tarafından söz konusu meydanın Kaymakamlık kararı ile toplantı ve gösteri yürüyüşüne kapatıldığı bildirilmesine ve dağılması yönünde birkaç kez uyarılmasına rağmen grubun sloganlar atarak eyleme devam ettiği ileri sürülmüştür. Ceza yargılaması neticesinde başvurucu hakkında beraat kararı verilmiştir. Bu karar kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 26/2/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu, hukuka aykırı gözaltı tedbiri dolayısıyla tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; olay günü haksız şekilde yakalandığını ve gözaltına alındığını, yargılama sonucunda hakkında beraat kararı verildiğini, gözaltına alınması nedeniyle uğradığı mağduriyetin giderilmesi amacıyla hükmedilecek manevi tazminatın tespitinde örgütlenme hakkı, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı gibi yasal haklarını kullanırken yakalandığının ve gözaltına alındığının dikkate alınması gerektiğini belirterek 000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca talep etmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (Ceza Mahkemesi), başvurucunun beraat etmiş olması nedeniyle tazminat hakkına sahip olduğunu ifade etmiş ve gözaltı tedbirine bağlı olarak başvurucuya 100 TL manevi tazminat ödenmesine 19/10/2020 tarihinde karar vermiştir. Başvurucu; sendikal faaliyette bulunduğu sırada ve ifade özgürlüğünü kullanırken gözaltına alındığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf başvuru dilekçesinde tazminat talebine ilişkin yasal dayanak olarak 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendine yer verildiği tespit edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine 31/5/2021 tarihinde kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu nihai kararı 26/6/2021 tarihinde öğrendikten sonra 9/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.