Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5051 E. , 2024/18093 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5051 Karar No : 2024/18093 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilleri : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5051 E. , 2024/18093 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5051 Karar No : 2024/18093 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilleri : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ve uğradığını iddia ettiği manevi zararlara karşılık 700.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve yasaya aykırı olduğu, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, savunma hakkı tanınmadığı, idari soruşturma yapılmadığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, 26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, anılan hükmün mahkumiyet kararı olmadığı, Bank Asya'ya örgütün talimatıyla hesap açmadığı ve para yatırmadığı, Bank Asya nezdindeki hesap hareketlerinin olağan ve rutin bankacılık faaliyeti olduğu, sendika üyeliğinin Anayasal hak kapsamında olduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, sendika hakkının, mülkiyet hakkının, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan; ...Sanık (davacı) ... savunmalarında, 2000-2001 yılları arasında örgütle irtibatlı olduğu söylenen selçuk Fen dershanesine gittiğini, 2003 yılında Erciyes Üniversitesi Nevşehir Sağlık Meslek Yüksek Okulunu kazandığını, 2007 yılında okuldan mezun olduğunu, 6 ay süreyle Özel Kapadokya Hastanesinde çalıştığını, 2007 yılında aynı zamanda akrabası olan K.B. ile evlenerek Fethiye ilçesine geldiğini, 2,5 yıl kadar Özel Letoon Hastanesinde, 1,5 yıl kadar Özel Kartal Göz Hastanesinde çalıştığını, 2012 yılında Van Devlet Hastanesine atandığını, 2015 yılı Ekim ayına kadar burada görev yaptıktan sonra eş durumu nedeniyle Fethiye Devlet Hastanesine tayin olduğunu, 27/07/2016 görevinden geçici olarak uzaklaştırıldığını, 01/09/2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkartıldığını, örgütle herhangi bir alakasının var olmadığını, örgütsel toplantılara katılmadığını, örgütsel haberleşme programlarını kullanmadığını, 2014 veya 2015 yıllarında bankadan gelen bir mesaj üzerine Bank Asya Van şubesine giderek 1 yarım 2 çeyrek altın yatırdığını, ayrıca maaşından arta kalan miktarları yatırım amaçlı olarak bu bankadaki hesabına yatırdığını, TMSF bankaya el koyduktan sonra parasını çektiğini, kendisini Bank Asya'ya para yatırması konusunda yönlendiren kimsenin olmadığını, görev yaptığı yerde sıklıkla bebek ölümleri kaynaklı soruşturmaların yaşanması üzerine bir sendika desteği alabilmek amacıyla 2014 veya 2015 yılında ... Sen'e üye olduğunu, darbe teşebbüsü sonrasında bu sendikanın örgütle irtibatlı olduğunu öğrenince istifa ettiğini, sendikaya üye olmasının sebebinin adli olarak yardımcı olacak avukat sağlama noktasında olduğunu, görev yaptığı yerin deprem bölgesi olması ve hırsızlık olması ihtimaline karşı birikimlerini bankaya yatırmaya karar verdiğini, H.A isminde bir arkadaşının Bankasya'da tanıdığı bir arkadaşının olduğunu ve yardımcı olabileceğini söylediğini, bunun üzerine Bank Asya'da hesap açtırdığını ve para yatırdığını, sendikaya üye olma konusunda da söz konusu arkadaşının tavsiyede bulunduğunu, terör örgütü ile alakasının bulunmadığını, sohbetlerine katılmadığını ifade etmişse de, sanığın söz konusu örgütün gerçek niteliğine ilişkin Milli Güvenlik Kurulunca 30 Ekim 2014 tarihinde alınan kararlar ve bu kararlarla uyumlu olacak şekilde bir kısım örgüt mensuplarına yönelik "Silahlı Terör ÖrgütüYöneticisi Olma" ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından yapılan ve kamuoyuna da yansıyan adli soruşturmalardan bir başka deyişle örgütün gerçek niteliğini öğrendikten sonra dahi Bankaya yatırdığı paraları çekmeyerek bankada bulundurmaya devam etmesi bir başka deyişle örgüte yardım fiilini devam ettirmesi karşısında söz konusu savunma içeriği doğru kabul edilse dahi sanığın eylemini suç olmaktan çıkartmayacağı ve sanık hakkında söz konusu durumundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 30. maddesinin uygulanamayacağı, ....konumuna uygun olarak samimi şekilde beyanda bulunan sanık (davacı) hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği, sanığın (davacının) da mahkememizde yaptığı savunmada samimi bir şekilde Bank Asyaya para yatırması ve sendikaya üye olması hususunda kendisine yönlendirmede bulunan kişiye ilişkin bilgi verdiği anlaşılmakla, ....hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.