14. Hukuk Dairesi 2019/3428 E. , 2019/8220 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/05/2015 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisind…
**14. Hukuk Dairesi 2019/3428 E. , 2019/8220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/05/2015 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların murisi ...'nun sağlığında 02.10.1990 tarih ve 41140 yevmiye No'lu düzenleme vekaletname ile vekil tayin ettiği ...ile müvekkili davacı arasında düzenleme şeklinde yapılan 03.10.1994 tarih ve 41163 yevmiye No'lu satış vaadi sözleşmesi ile muris ...'nun adına hükmen tesciline karar verilen 2738 parsel sayılı taşınmazdaki 8 paydan muris adına hükmen verilmiş bulunan iki payın bir payını müvekkili davacıya satmayı vaadettiğini, bedelin sözleşmeye uygun şekilde kısmen peşin kısmen altı ay içinde tamamının nakden ödendiğini, 2738 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafça iktisap edilen 241.500 m2 kısmının iptali ile müvekkili davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, 2738 parsel sayılı taşınmazın iştirak halinde mülkiyete konu olduğunu, satış bedelinin 500.000,00TL'sinin peşin ödendiğini, 700.000,00TL'sinin ise satış tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ödeneceğinin vadedildiğini, satış vaadi sözleşmesinden sonra müvekkilinin murisi Ziya'nın vefat ettiğini, bu nedenle peşin alınan dışında geriye kalan satış bedelinin ödenip ödenmediğini bilmediklerini, davacı tarafta alındı belgesi var ise dosyaya ibraz etmeleri gerektiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın iştirak halinde mülkiyete konu olduğu, davacının taşınmazın paydaşlarından biri olmadığı, her ne kadar satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu açık ise de, sözleşme hükümlerinin ifa olanağının bulunmadığı anlaşılarak bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.