20. Hukuk Dairesi 2015/8829 E. , 2015/9173 K. "" MAHKEMESİ : İş Mahkemesi Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemine ilişkin davada ... İş ile ... İş Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, bağkur kayıtlarının eksik olduğu kayıtlarda bulunmayan bağkurlu dönemin tespiti istemine ilişkindir. ... İş Mahkemesi, bağkur işlemlerinin yapıldığı…
**20. Hukuk Dairesi 2015/8829 E. , 2015/9173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İş Mahkemesi Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemine ilişkin davada ... İş ile ... İş Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, bağkur kayıtlarının eksik olduğu kayıtlarda bulunmayan bağkurlu dönemin tespiti istemine ilişkindir. ... İş Mahkemesi, bağkur işlemlerinin yapıldığı yer ... ... olduğu, ... ...'nin İstanbul mahkemelerinin Adli Yargı sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. ... İş Mahkemesi ise, davacının işlemlerinin ... ...'de yapıldığı ... ...'nin de ... yargı çerçevesinde bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde iş uyuşmazlıklarında yer itibari ile yetkili iş mahkemelerini belirlemiştir. Buna göre, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medenî Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.” İş mahkemelerinde yetki kuralı, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkili kılmaktadır. İş mahkemesine açılan dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Türk Medenî Kanununun 19. maddesi uyarınca gerçek kişi yönünden “Yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir”. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh sayılması gerekir. Aynı Kanunun 17. maddesinde; gerçek veya tüzel bir kişinin birden çok yerde şubelerinin bulunması durumunda o şubenin işlemlerinden dolayı, iflas davası ayrık olmak üzere anılan şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceği yönünde düzenleme yapılmıştır. Diğer yandan, 49. maddede de, “Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. Bu yer de genelde merkezin bulunduğu yerdir.” hükmü getirilmiştir. İş mahkemesinin yetkisi, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yapılmasa da hâkim tarafından kendiliğinden bu husus gözönünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla, hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de re'sen yetkisizlik kararı verebilir.