Ceza Genel Kurulu 2013/1-62 E. , 2013/163 K. "" İtirazname : 2012/42577 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık İ. A..'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 82/1-d-son, 35/2, 29, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez altı yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin, Zile Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.06.2008 gün ve 86-67 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından temy…
**Ceza Genel Kurulu 2013/1-62 E. , 2013/163 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2012/42577 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık İ. A..'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 82/1-d-son, 35/2, 29, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez altı yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin, Zile Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.06.2008 gün ve 86-67 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 16.02.2011 gün ve 4609-795 sayı ile; "Oluşa ve dosya içeriğine göre, kardeş olan sanık ve katılanlar arasında arazi ihtilafı nedeniyle bir kısım davalar olduğu, olay günü sabah saatlerinde duruşma nedeniyle adliyeye gittiklerinde katılanların sanığa hakaret ettikleri, duruşmadan çıktıktan sonra damadı tanığın dükkânında oturduğu sırada, oradan geçmekte olan katılanları gören sanığın, duruşmadan önce hakaret etmeleri nedeniyle, kızgınlıkla dışarı çıkarak traktörüne bindiği ve katılanların peşinden giderek kaldırımda yürümekte olan katılanların arkasından kasten çarptığı, daha sonra traktöründen inip, bıçağını çıkartarak katılanlara saldırmak istediği, ancak olay yerine gelen tanıklar tarafından engellenmesi nedeniyle eylemine devam edemediği olayda, 1- Sanığın K..'ye yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; Sanığın eylemi nedeniyle katılanın beyin ve genel cerrahisi yönlerinden hayati tehlike geçirmediği, basit bir tıbbi tedavi ile giderilebilir nitelikte yaralandığının belirtildiği, göğüs cerrahisi yönünden hayati tehlike geçirmediği, basit bir tıbbi tedavi ile giderilebilir nitelikte olmadığı, sol kaburga kemiği kırığının hayat fonksiyonlarını orta derecede etkilediği, kulak burun boğaz yönünden ise, hangi organdaki ne tür bir harabiyete neden olduğu belirtilmeden hayati tehlike geçirmesine karşın, raporun devamında çelişki yaratacak şekilde basit bir tıbbi tedavi ile giderilebilip giderilemeyeceği açısından iki ay sonraki sol fasial sinir fonksiyonları değerlendirildikten sonra karar verilmesinin uygun olduğu, sol kaş üzerindeki kesi izi ve sol kaşın rahat kalkmaması nedeniyle yüzünde sabit ize neden olup olmadığı yönünden altı ay sonra değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmesi karşısında, TCK'nun 35. maddesinin uygulanmasına esas olmak üzere Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp katılandaki yaralanma sonucu meydana gelen zararın ağırlığı kesin olarak saptandıktan sonra sonuca göre bir ceza tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Katılan N..'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden;