T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : DR. ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kayn…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : DR. ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2024 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç ile 30.04.2023 tarihinde ...İnşaat ve Beton San. Ve Tic. A.Ş'ye ait ... plakalı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracında ciddi anlamda hasar meydana geldiğini, aracın satışı halinde kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satılacağını, davadan önce davalılara anlaşmak için zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, değer kaybı tazminatının davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İnşaat ve Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemeyeceğini, sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davalı şirket çalışanının da kusuru bulunmadığını, davacının talep ettiği değer kaybının mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle gerçek dışı iddialar ve haksız taleplere dayalı davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesinin 11/04/2025 tarihli kararında: "1-Davanın KABULÜ ile, 100.000,00-TL değer kaybı bedelinin, kaza tarihi olan 30/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, " şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İnceleme konusu karar davalı ... ile davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar yönünden istinaf başvurusunun süresinde olduğu, ancak Mahkemece, davalı ...'ye eksik istinaf karar harcının tamamlanması için muhtıra çıkartıldığı, muhtıranın davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, mahkemenin 16/09/2025 tarihli ek kararı ile muhtıraya rağmen eksiklik tamamlanmadığından bahisle davalının istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, ek kararın davalıya tebliğ edildiği, ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı görülmüştür. Davalı...İnşaat şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin dosyada bulunan bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre davanın kabulüne karar verdiğini, yerel mahkemenin kararın gerekçesinde raporlara itirazlarına neden itibar etmediğini belirtmediğini, bilirkişi raporlarındaki bir takım haksız ve hatalı değerlendirmelere dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, değer kaybı alacaklarında öncelikle “gerçek zarar” olarak kabul edilebilecek değer kaybı zararının tespit edilmesi gerektiğini, bu sebeple araçta oluştuğu iddia edilen ve Sayın Bilirkişi tarafından tespiti yapıldığı iddia edilen hasarı, değer kaybını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişi tarafından yapılan 100.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespitinin de fahiş olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurlu olmadığını, müvekkili şirket çalışanının tüm trafik kurallarına uyması ve sinyalini de vermesine rağmen davacı tarafın tam kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini, yargılamada ileri sürmüş oldukları zamanaşımı def'inin dikkate ve değerlendirmeye alınmadığını, davacının artırmış olduğu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerden dolayı; usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı şirket vekilince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ile kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı gözetilerek ve HMK'nın 353. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmaması nedeniyle duruşmasız olarak, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf sebepleriyle bağlılık ilkesi dikkate alındığında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; ayrıca zarar görenin, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince trafik kazalarında motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı da dava açabileceği belirtilmiştir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. Somut olayda; 20/04/2023 günü saat 13:40 sıralarında davalı şirkete ait diğer davalı sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... caddesinde seyir halinde iken seyir yönüne göre sağ tarafında bulunan ... sokağa dönüş yaptığı sırada aracının sağ yan kısımlarıyla aynı istikamete sağ tarafında seyreden sürücü... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sol ön kısımlarına çarpmasıyla dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağı ve uzman bilirkişiden alınan 27/11/2024 tarihli rapora göre, davalı sürücünün sağa dönüşünü sağ şeritten, dar kavisle yapmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53/a maddesinde yer alan "sağa dönüş kurallarına riayet etmemek" ve aynı kanunun 84/f maddesinde yer alan “doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” hükümlerini ihlal ederek kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kural ihlalinin tespit edilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince oluşa, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağı içeriğine uygun, denetime elverişli ve yeterli trafik bilirkişisi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Değer kaybı hesabı yönünden; Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). Bu açıklamalar ışığında dosyada yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesince davacı aracının tramer kayıtları dosyaya kazandırılarak alınan bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamaları doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlendiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme elverişli olduğu, davanın Karayolları Trafik Kanununun 109. Maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olmakla zamanaşımının tüm alacak için dava tarihi itibari ile değerlendirileceği, bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı araç sürücüsü ile araç malikinin zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı...İnşaat şirketi vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanatine varılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-İnceleme konusu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2025 tarih, ...Esas - ...Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı Kibsaş Karadeniz İnşaat şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.831,00-TL harçtan peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL harcın davalı ...İnşaat şirketinden alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılaması için yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesi gereğince ve dairemizce dosya hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ile harç tahsili işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Dr.... Başkan Üye Üye Katip