T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1406 - 2026/635 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1406 KARAR NO : 2026/635 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2024 NUMARASI : 2022/350 2024/219 DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 15.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1406 - 2026/635 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1406 KARAR NO : 2026/635 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2024 NUMARASI : 2022/350 2024/219 DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 15.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 16.03.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 600,00 TL geçici ve 3.000,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.03.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile işgücü kaybı tazminatını toplam 49.368,98 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının sürekli işgücü kaybı tazminatından ve kanıtlanan gerçek zararı ile poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, hatır taşıması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne, 39,495,18 TL iş gücü kaybı tazminatının 21.05.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur ve hesap raporlarına itirazlarının bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından istinaf aşamasında dosyaya sunulan 09.04.2026 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat, faiz ve vekalet ücreti, yargılama giderleri yönünden sulh olduklarını belirterek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, davalı sigorta şirketi vekili verdiği 10.04.2026 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh olduklarını, ödeme yaptıklarını, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın davaya son veren taraf işlemleri başlıklı, beşinci kısım, üçüncü bölümde sulh düzenlenmiş olup 313.maddesinde; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 6100 sayılı HMK'nın 314.maddesinde; ise "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 6100 sayılı HMK'nun 315.maddesinde; "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." düzenlemesi yapılmıştır. Buna göre; sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının, karşılıklı anlaşmaları ile dava konusu uyuşmazlığı sonlandırmalarıdır. Sulh, mahkeme önünde iki şekilde yapılabilir, taraflar, dava konusu uyuşmazlığın dava dışı konularda dahi sulh sözleşmesi yaparak, içeriği ile birlikte, mahkemeye bildirip, bu sulh sözleşmesinin karara aynen geçmesini isteyebilecekleri gibi, mahkemeye sadece sulh olduklarını bildirip, sulhun içeriğini bildirmeksizin, sulh nedeni ile davanın sonlandırılmasını isteyebilirler. Birinci halde mahkeme, sulh sözleşmesinin içeriğine göre aynen hüküm kurarken, ikinci halde "sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf aşamasında dosyaya sunulan dilekçeler ile sulh olduklarını beyan ederek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiklerinden ve HMK'nın 315/1. maddesinin son cümlesine göre taraflar sulh anlaşmasına göre karar verilmesini talep etmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek üzere taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince dava konusu talep ile ilgili olarak sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun hükümden sonra sulh olunması nedeniyle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-HMK'nın 315/1. maddesi gereğince taraflar arasında yapılan sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcından peşin alınan toplam 935,91 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 203,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların talebi bulunmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri tahsili hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2019/10284 esasına yatırılan 535.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.