3. Hukuk Dairesi 2012/21126 E. , 2012/24133 K. MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın artırılması ya da indirilmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili ; ...Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi) 2008/179 esas, 20…
**3. Hukuk Dairesi 2012/21126 E. , 2012/24133 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın artırılması ya da indirilmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili ; ...Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi) 2008/179 esas, 2010/432 karar sayılı dosyasında sahte bir sosyal ekonomik durum araştırma belgesi dayanak yapılarak davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1458 soruşturma nolu dosyası ile, taraflarından suç duyurusunda bulunulduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/294 esas dosyası ile de yargılamanın iadesi davasının derdest olduğunu, müvekkili ...' nın hiçbir gelirinin bulunmadığının tespit edildiğini, hukuki dayanaktan yoksun nafaka kararının kaldırılmasına veya indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; öncelikle davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, “yargılamanın iadesine konu 2011/594 E.sayılı dosyada talebin incelenerek reddi halinde eski hükmün bir nevi tasdiki, kabulü halinde ise eski hükmün kısmen veya tamamen değiştirilmesi gerekeceğinden yargılamanın iadesi davası sürerken işbu nafakanın kaldırılması davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h ve HMK.115. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığına nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK.nun 176/3-4.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya yoksulluk nafakası, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılabilir veya azaltılmasına karar verilebilir.TMK.nun 200.maddesine göre ise; koşullar değiştiğinde hakim eşlerden birinin istemi üzerine alınan tedbiri değiştirebilir veya önlemleri kaldırabilir.Bu yasal düzenlemelere göre davacı her zaman nafakanın azaltılması, ya da kaldırılması davası açabilir. 28.11.1958 tarih ve 15/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre; nafakanın artırılması veya kaldırılmasına dair istemlerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekir. O halde, davacının açtığı davada talebin kabulü halinde dava tarihinden geçerli olmak üzere karar verileceğinden bir an önce bu davayı açmakta hukuki yararı vardır.Ayrıca, kural olarak, bir davada hüküm verilmesi, başka bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak olan bir hukuki durumun mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkeme o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir. Davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı var sayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır. O nedenle yargılamanın iadesi davasının sonucu beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın usulden reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 Sayılı HMK.un geçici 3.maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü gereğince HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.