Başvurucu, kasten insan öldürme, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılandığı İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin E. 2003/73 sayılı dosyasında, yargılamanın yedi yıldan fazla sürmesi, ayrıca delillerin eksik toplanması ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyetine karar verilmesi nedenleriyle Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılanma ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, kasten insan öldürme, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılandığı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2003/73 sayılı dosyasında, yargılamanın yedi yıldan fazla sürmesi, ayrıca delillerin eksik toplanması ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyetine karar verilmesi nedenleriyle Anayasa’nın maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılanma ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 26/2/2014 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 30/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 27/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, kurulan silahlı örgüte üye olma, nitelikli yağmaya teşebbüs, kişi hürriyetinden mahrum bırakma, kastın aşılması suretiyle adam öldürme ve suç eşyasını kabul etme suçlarından İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 30/3/2006 tarih ve 2006/15 Sorgu, sayılı kararıyla tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 31/3/2006 tarih ve E.2006/119 sayılı iddianamesi ile başvurucunun S. Ç liderliğinde oluşturulan suç örgütüne üye olmak, A. O. K.’yi öldürmek, A. Y.’yi gasp etmek ve suç eşyasını kabul etmek suçlarını işlediğinden bahisle ve cezalandırılması istemiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Başvurucu hakkındaki yargılama dosyası, anılan Mahkemenin 27/4/2006 tarih ve E.2006/8, K.2006/109 sayılı kararıyla aynı Mahkemenin E.2003/73 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. A. O. K.’nin öldürülmesi olayı ile ilgili 30/8/2002 tarihli olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında, klasik otopsi yapılması gerektiği bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 7/11/2002 tarihli raporunda; çürüme nedeniyle ölü lekelerinin lokalizasyonun ayırt edilemediği, zenci başı görünümü olduğu, sol kol medialde 30x10 cm’lik ekimoz alanı saptandığı, sol ramus mandibula altından başlayıp arkaya doğru uzanan 7 cm uzunluğunda 0,1 cm genişliğinde çizgisel cilt lezyonu görüldüğü, bu bölgede ekimoz saptandığı, solda ön aksiller çizgide 2-7 kodları, sağda v e kodları, arka aksiller hatta da ve kodların kırık olduğu, boyun arka kısmında, boynun arkaya deviye olması sonucu oluşan boydan boya kat izi bulunduğu bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İhtisas Kurulunun 29/1/2003 tarihli raporunda A. O. K.’nin ölümünün zorlama bir ölüm olduğu belirtilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2011 tarih ve E.2003/73, K.2011/248 sayılı kararıyla başvurucu, kasten insan öldürme suçundan 20 yıl hapis, yağma suçundan 8 yıl hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir: “…Tüm dosya kapsamı sanık savunmaları, şikayetçi A. Y.’nin hazırlık aşamasındaki beyanları, genel adli muayene raporu, diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelenmesi sonucunda; … ile Halil İbrahim Ersöyleyen’in diğer sanıklar T. Ş. ve F. Z. ile birlikte 3 gün boyunca elleri ve gözleri bağlı vaziyetteki müştekiyi sorguladıkları, dövdükleri ve T. Ş. ve F. Z.’nin zaman zaman müştekinin başında nöbetleşe olarak bekledikleri maktül A. O. K.’nin alacağının tahsili maksadıyla müşteki A.Y.’nin mal varlığının araştırılması ve bu parayı ödemesi hususunda onu zorladıkları, … netice itibariyle 3 gün süre ile alıkoydukları müşteki A.Y.’nin bu alacak konusunda sorumlu bulunmadığı kanaatine vardıkları ve A.Y.’nin bu olanları kimseye anlatmaması, aksi halde kendisine ve yakınlarına zarar verileceği şeklinde gerekli ikazlar yapıldıktan sonra işyerine yakın bir yere götürülüp bırakıldığı, … Atılı suçun, suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 499 maddesinde tarif edilen para temin etmek maksadı ile tenhaya adam kaldırmak mahiyetinde olduğu, ancak bu suçun daha sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın da benzer bir tanımlamasının ve paralel bir düzenlemesinin bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturacağı kabul edilerek, … Ölü muayene tutanağı, adli tıp raporlarından ölen A. O. K.’nin aldığı darbelerin sayısı, darbelerin birden fazla kod kırığına neden oluşu, ölenin domuz bağıyla bağlanmak suretiyle aldığı darbelerle, öleceğinin muhakkak olduğunun sanıklar tarafından da değerlendirilebileceği kabul edilerek, kastın aşılması suretiyle adam öldürmenin sınırlarının aşıldığı ve sanıklar … ve Halil İbrahim Söyleyen’in, kasten A. O. K.’yi öldürdüğü kabul edilmiş ve kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmalarına;… karar vermek gerekmiştir…” Başvurucunun temyizi üzerine anılan Mahkeme kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 3/7/2013 tarih ve E.2013/2300, K.2013/4743 sayılı ilamıyla onanmış ve karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Başvurucu onama kararından 30/1/2014 tarihinde haberdar olmuştur. Başvurucu, 26/2/2014 tarihinde süresi içinde bireysel başvuru yapmıştır.B. İlgili Hukuk 1/2/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesi şöyledir:“Her kim, bir kimseyi kasten öldürürse 24 seneden 30 seneye kadar ağır hapis cezasına mahkûm olur.” 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası ve maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları.