Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5484 E. , 2024/5397 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5484 Karar No : 2024/5397 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Vakfı İktisadi İşletmesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına düz…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5484 E. , 2024/5397 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5484 Karar No : 2024/5397 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Vakfı İktisadi İşletmesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ...sayılı ... no'lu ihbarnameler içeriği gecikme faizlerinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından 2012 ve 2014 yıllarında vakıf üyelerine borç verilmesi karşılığında elde edilen gelirin ihtirazi kayıtla beyan edilip, tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin ödendiği, 2012 ve 2014 yılı kurumlar vergisine karşı açılan davalarda... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ile ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı karar ile ticari bir kazanç elde edilmediği gerekçesiyle kabul kararı verildiği; davalı idarece, belirtilen kararlar uyarınca, 2012 yılına ilişkin olarak ödenen 82.707,62-TL kurumlar vergisinden 81.246,53-TL aynı yıla ait geçici vergi mahsup edilerek kalan 1.461,09-TL' nin 23/09/2014 tarihli düzeltme fişiyle, 2014 yılına ilişkin olarak ödenen 234.027,80-TL kurumlar vergisinden 233.993,50-TL aynı yıla ait geçici vergi mahsup edilerek kalan 34,20 TL' nin 01/05/2016 tarihli düzeltme fişiyle davacı işletmeye faizsiz iade edildiği, davacı işletme tarafından, anılan yargı kararlarıyla kurumlar vergisi iade edildiğinden geçici vergilerin de iadesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, anılan başvurunun beyannamelere göre tahakkuk ettirilen geçici vergilerin ödendiği, dava konusu edilmediği hususları belirtilerek ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği, bu işlemin iptali ve ödenen geçici vergilerin iadesi istemiyle açılan davada... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla geçici vergilerin bağlı olduğu kurumlar vergisi tahakkuklarının anılan yargı kararlarıyla iptaline karar verildiğinden, mahsup edilecek herhangi bir kurumlar vergisinin kalmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline, ödenen geçici vergilerin yasal faizleri ile birlikte iadesine karar verildiği, söz konusu geçici vergilerin faiziyle birlikte davacı işletmeye iade edildiği; 2012 ve 2014 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi tahakkuklarını iptal eden yargı kararlarının temyiz kanun yolu incelemesi neticesinde Danıştay 4. Dairesinin 17/10/2017 tarih ve E:2016/337, K:2017/6890 sayılı ve aynı tarih E:2014/9191, K:2017/6891 sayılı kararlarıyla ticari faaliyet yürütüldüğünden tahakkuklarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararına uyulmak suretiyle davaların reddine karar verildiği, 2012 yılı kurumlar vergisi tahakkukunu tasdik eden yargı kararının 02/01/2019 tarihinde, 2014 yılı tahakkukunu tasdik eden yargı kararının 28/09/2018 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idarece anılan yargı kararları doğrultusunda davacı işletmeye iade edilen vergilerin normal vade tarihlerinden itibaren hesaplanan gecikme faizleri ile birlikte iadesini bildiren dava konusu 2 nolu ihbarnamelerin düzenlendiği; olayda, yapılan iadelere ilişkin gecikme faizlerinin düzeltme tarihlerinden Danıştayın bozma kararlarına uyulmak suretiyle verilen ret kararlarının davalı idareye tebliğ edildiği tarihe kadar hesaplandığı, ancak iadenin geçici vergilere mahsup suretiyle yapıldığı, geçici vergiler de Ankara 5. Vergi mahkemesi kararı uyarınca yasal faiziyle birlikte iade edildiğinden, davalı idare nezdinde ihtirazi kayıtla tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin herhangi bir tutarın kalmadığı; bu durumda, davacıya faizsiz olarak iade edilen kurumlar vergisi tutarlarına düzeltme fişlerinin düzenlendiği, mahsup yoluyla iade edilen kurumlar vergisi kısımlarına ilişkin olarak ise, söz konusu vergilerin ödenmesi gereken vade tarihlerinden itibaren anılan mahkemelerin ret kararlarının davalı idareye tebliğ edildiği tarihlere kadar yasal düzenleme uyarınca gecikme zammı oranında gecikme faizi hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ayrıca, davacı işletmenin, yasal faiz işletilerek kendilerine iade edilen tutarlara tahakkuk tarihinden itibaren yasal faizin üzerinde bir faiz oranı işletilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin itirazına, davacıya iade edilen tutarlara yargı kararı uyarınca yasal faiz uygulandığı, buna karşılık gecikme zammı oranında gecikme faizinin ise yasal düzenleme uyarınca vade tarihlerinden itibaren hesaplandığından itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi kararında gerekçeye yer verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; bununla birlikte, 2012 ve 2014 yılları kurumlar vergilerinin ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödendiği, yargılama süreci içerisinde önce mahkeme kararları uyarınca ödenen vergilerin iade edildiği ancak mahkeme kararlarının bozulması üzerine tahsili gereken vergiye dönüştükleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/6. maddesinde, bu durumda iade tarihinden mahkeme kararının vergi dairesine tebliği tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranına göre gecikme faizi hesaplanacağının düzenlendiği, davalı idarenin ise, dava konusu ihbarnamelerde ilk tahakkuk tarihinden ihbarnamelerin düzenlendiği tarihe kadarki süre için faiz hesapladığı, böylece yasal düzenlemeye aykırı olarak fazladan faiz talep edildiği; incelemeye konu Mahkeme kararında dava konusu edilen verginin tamamı iade edildiğinden ve vergi dairesi uhdesinde bekleyen bir tutar kalmadığından vade tarihinden itibaren faiz hesaplanmasının hukuka uygun olduğunun belirtildiği, bu değerlendirmenin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/3-b bendine göre yapıldığı, aynı Kanun'un 112. maddesinin 6. fıkrasında ise ihtirazi kayıtla ödenip iadesine karar verilen ancak yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken (bozma vb. nedenlerle) vergilere iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine tebliği tarihine kadar tecil faizi uygulanacağının düzenlendiği, iki fıkra karşılaştırıldığında 3. fıkranın hiç ödeme yapılmadan dava açılması ihtimalini düzenlediği, 6. fıkranın ise ihtirazi kayıtla beyanname verilip ödeme yapılması durumunu düzenlediği, olayda, dava açılmadan önce ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/6. maddesine göre işlem yapılması gerektiği, yapılan ödemeyi yaklaşık beş-altı yıl boyunca uhdesinde tutan vergi dairesince, hiç ödeme yapılmamış gibi tesis edilen işlemin Kanuna aykırı olduğu, kaldı ki 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/6. maddesinde, vergi dairesinin uhdesinde bir miktar tutarın kalması şartının aranmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı tarafından, adına düzenlenen... sayılı ... no'lu ihbarnameler içeriği gecikme faizlerinin kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği, ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edileceği hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6. fıkrasında, ihtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilip yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken vergilere, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine tebliği tarihine kadar geçen süre için bu maddede yer alan esaslar dahilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme faizi hesaplanacağı hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı işletme tarafından, 2012 ve 2014 yıllarında vakıf üyelerine borç verilmesi karşılığında elde edilen gelirin ihtirazi kayıtla beyan edilip anılan yıllara ilişkin kurumlar vergisinin ödendiği, ödenen bu vergilerin kaldırılması ve iadesi istemiyle açılan davalarda Mahkeme kararlarıyla davaların kabulüne karar verilmesi üzerine, davalı idare tarafından 23/09/2014 tarihli düzeltme fişiyle, 2012 yılına ilişkin davacı tarafından ödenen 82.707,62-TL kurumlar vergisinden 81.246,53-TL aynı yıla ait geçici vergi mahsup edilerek kalan 1.461,09-TL' nin ve 01/05/2016 tarihli düzeltme fişiyle, 2014 yılına ilişkin davacı tarafından ödenen 234.027,80-TL kurumlar vergisinden 233.993,50-TL aynı yıla ait geçici vergi mahsup edilerek kalan 34,20'nin iadesinin faizsiz olarak yapıldığı; davacı tarafından, kurumlar vergisi tahakkukları kaldırıldığından geçici vergilerin iadesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, anılan başvurunun reddedilmesi üzerine açılan davada da işlemin iptali ile ödenen geçici vergilerin yasal faizleri ile birlikte davacıya iadesine karar verildiğinden davalı idarece söz konusu geçici vergilerin faiziyle birlikte davacıya iadesinin yapıldığı; 2012, 2014 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi tahakkuklarını iptal eden Mahkeme kararlarına karşı devam eden yargılama sürecinde ise, Mahkeme kararlarının Danıştay 4. Dairesinin kararlarıyla bozulduğu, bozma kararlarına uyularak davanın reddi yolunda verilen ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile... Vergi Mahkemesini... tarih ve E:... K:... sayılı kararının davalı idareye sırasıyla ... ve ... tarihlerinde tebliğ edildiği, davalı idarece de, daha önce davacıya iade edilen ve anılan yargı kararları uyarınca davacıdan tahsili gereken bahse konu kurumlar vergilerine ilişkin gecikme faizlerini içeren dava konusu 2 no'lu ihbarnamelerin düzenlenip davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından ihbarnameler içeriği gecikme faizlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/6. maddesine aykırı olarak hesaplandığı iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin savunma dilekçesi ile ... tarih ve E... sayılı ve konusu ... no'lu ihbarnameler içeriği gecikme faizinin hesaplanışı olan yazısının değerlendirilmesinden, davalı idarenin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/3-b bendine göre faiz hesabı yaparak 2012 yılı kurumlar vergisinin 81.246,53-TL'lik kısmı ile 2014 yılı kurumlar vergisinin 233.993,60-TL'lik kısmına vergilerin yasal beyan tarihi olan 01/04/2013 ve 01/04/2015 tarihlerinden anılan vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davalarda bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda verilen kararların davalı idareye tebliğ edildiği sırasıyla 02/01/2019 ve 28/09/2018 tarihlerine kadar geçen süre için gecikme zammı oranında gecikme faizinin hesaplandığı; 2012, 2014 yılı kurumlar vergisinden geçici vergilerin mahsubu sonucu kalan ve davacıya iade edilen sırasıyla 1.461,09TL ile 34,20-TL bakımından ise faizin, düzeltme tarihlerinden bahsedilen bozmaya uyma kararlarının davalı idareye tebliğ edildiği tarihlere kadar hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayda, bahse konu kurumlar vergileri; davacı tarafından ihtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilip yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken vergi durumunda bulunduğundan, davalı idarece tahsil edilebilmeleri için düzenlenecek 2 no'lu ihbarnamelerle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/6 maddesi uyarınca, davacıya iade edildikleri tarihlerden yukarıda bahsedilen davanın reddi yolundaki Mahkeme kararlarının davalı idareye tebliğ edildiği tarihler olan 2012 yılı kurumlar vergisi bakımından 02/01/2019 tarihine, 2014 yılı kurumlar vergisi bakımından ise 28/09/2018 tarihine kadar geçen süre için anılan maddede yer alan esaslar dahilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme faizi hesaplanması gerekirken, dava konusu... tarih ve...sayılı ... no'lu ihbarname ile 2012 yılı kurumlar vergisinin 81.246,53-TL'lik kısmına ve aynı tarih ... sayılı... no'lu ihbarname ile 2014 yılı kurumlar vergisinin 233.993,60-TL'lik kısmına anılan vergilerin yasal beyan tarihlerinden yukarıda bahsedilen davanın reddi yolundaki mahkeme kararlarının davalı idareye tebliğ edildiği tarihlere kadar geçen süre için ve gecikme zammı oranında gecikme faizi hesaplanmasında yasal isabet bulunmadığından söz konusu ihbarnameler içeriği gecikme faizi yönünden temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 2012, 2014 yılı kurumlar vergisinden geçici vergilerin mahsubu sonucu kalan ve davacıya iade edilen sırasıyla 1.461,09TL ile 34,20-TL bakımından ise, ... tarih ve ... ve aynı tarih ... sayılı ... no'lu ihbarnamelerin düzenlendiği, davalı idarenin faizin hesaplanış şekline ilişkin yukarıda bahsedilen yazısından, belirtilen tutarlar yönünden faizin, bahse konu vergilerin iadesine ilişkin mahkeme kararları üzerine davalı idarece yapılan düzeltme tarihlerinden yukarıda bahsedilen davanın reddi yolundaki kararların davalı idareye tebliğ edildiği sırasıyla 02/01/2019 ve 28/09/2018 tarihlerine kadar hesaplandığı anlaşılmaktadır. Belirtilen tarih aralığı süresince faiz hesaplanmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/6 maddesi uyarınca hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, davalı idarece hesaplanan bu faizin gecikme zammı oranında mı yoksa tecil faizi oranında mı hesaplandığı hususunda açıklık bulunmamakta olup, Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda yukarıda belirtilen tarih aralığına uygulanan faiz oranı ve faiz oranına tekabül eden hesaplanan faiz tutarı bakımından gerekli araştırmanın yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.