5. Ceza Dairesi 2020/2671 E. , 2023/2353 K. "" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma HÜKÜM : Edimin ifasına fesat karıştırmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2013/667 Esas, 2014/112 sayılı Kararının sanık müdafii ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesini…
**5. Ceza Dairesi 2020/2671 E. , 2023/2353 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma HÜKÜM : Edimin ifasına fesat karıştırmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2013/667 Esas, 2014/112 sayılı Kararının sanık müdafii ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2008 tarihli ve 2007/23104 Soruşturma, 2008/826 Esas, 2008/401 numaralı İddianamesi ile sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2009 tarihli ve 2008/105 Esas, 2009/1162 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 3. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrası Dairemizin 30.09.2013 tarihli ve 2012/10152 Esas, 2013/9430 Karar sayılı ilamı ile sair temyiz itirazları reddedilmiş, eylem teşebbüs aşamasında kaldığı halde tamamlanmış suçtan mahkûmiyet kararı verildiğinden bahisle hüküm bozulmuştur.