DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... TEKSTİL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - DAVA : Genel kurul toplantıya çağrıKAYYIM :DAVA TARİHİ : 21/10/2021KARAR TARİHİ : 02/03/2022YAZIM TARİHİ :07/03/2022Mahkememizde görülmekte olan Genel kurul toplantıya çağrı davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %20 pay sahibi olduğunu diğer pay sahibi eşinin ise vefat ettiğini, bu nedenle şirketin organsız kaldığını belirterek
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ... Fakültesini birincilikle bitirdiğini, 24 yaşında ...'de şube başkanı olduğunu, 04/06/1992 tarihinde ... ile evlendiğini ve pek çok gayri menkul projesini gerçekleştirmiş bir mimar ve iş kadını olduğunu, müvekkili ...'ın eşi ...'a açtığı boşanma davasına ilişkin .... Aile Mahkemesi'nin 2013/... ( Yeni 2020/1) Esas sayılı dosyasının halen derderst olduğunu, müvekkili ...'ın eşi ...'a açtığı edilmiş malların tasfiyesine ilişkin ... 1. Aile Mahkemesi'nin 2015/ ... Esas ( Eski ... 17. Aile Mahkemesi'nin 2013/... Esas ) sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, Müvekkili ...'ın eşi ... ile evlendikten sonra gayrı menkul proje ve yatırımlarını gerçekleştirmek için pek çok şirket kurduğunu ya da kurulmuş şirketlere ortak olduğunu, bu şirketlerin yönetiminde bulunduğunu, söz konusu şirketlerin bir tanesinin de davalı ... A.Ş olduğunu, müvekkili ...'ın %40 hissesine sahip olduğu bu şirketin 2008 yılından 2013 yılına kadar yönetiminde yer aldığını, müvekkili ...'ın boşanma davası açtığı 2013 yılından sonra 03.09.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında sahip olduğu %40 hisseye ilişkin olarak hazirunu oluşturan hissedarlar tarafından bir şerh düşülmediği gibi pay defterinin doğru tutulmasından ve hazirunun hazırlanmasından sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri tarafından hazirun ve hissedarlık durumunun pay defterine uygun olduğunun imza ile tasdik edildiğini, müvekkili ...'ın davalı şirkette sahip olduğu %40 hisseye, edindiği tarihten 2017 yılı başlarına kadar diğer hissedarlar eşi ... ve ...'ın önceki eşlerinden olan çocukları ..., ..., ... tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, her genel kurulda söz konusu hissedarlık gerek hazirun gerekse pay defterinin doğru tutulmasından sorumlu olan yönetim kurulu tarafından teyit ve tespit edildiğini, açtıkları butlan davasını 11.02.2020 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 10003 sayılı nüshasında TTK 448. Maddesi gereğince ilan eden davalının müvekkilinin hissedarlık haklarını kullanmasını engellemeye edevam ettiğini ve ...'ın münferit yetkili yönetim kurulu üyesi seçtiğinin henüz öğrenildiğini, 20.02.2020 tarihli genel kurul kararlarının Türk Ticaret Kanunu 447. Maddesi gereği yok hükmünde olduğunu, davalı şirket yetkililerinin diğer hissedarları şirketin %40 hissesine sahip davacı müvekkilinin genel kurula katılma ve oy kullanma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla 20.02.2020 tarihli genel kurulu TTK hükümlerine aykırı olarak müvekkiline haber vermeksizin paylarını hukuka ve yasaya aykırı olarak elde etmek için toplandığını, Türk Ticaret Kanunu 414. Maddesi gereği genel kurul toplantısı için ortaklara çağrının zorunlu olduğunu, davalı şirketin 20.02.2020 tarihli genel kurulu TTK'nun Anonim Şirket Genel Kurul Toplantısı için öngörülen kural ve hükümlerine aykırı olarak ortaklara çağrı yapmadan toplandığını, Türk Ticaret Kanunu 446. Maddesi gereği müvekkilinin butlan veya iptal davası ikame edebileceğinin açık olduğunu, davalı şirketin davacı müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını ortadan kaldıran, usulüne uygun çağrı yapmadan, gün ve gündemi ilan etmeden, üstelik davacı müvekkilinin paylarını yok sayarak, hatta oy haklarını diğer hissedarlara kullandıran genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun açık olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ...'ın davalı şirketi basiretli bir iş adamı gibi yönetmediği ve davacı müvekkili aleyhine kendisinin, babasının ve kardeşlerinin şahsi menfaatleri lehine işlemler yaptıkları açık bulunduğundan yargılama boyunca mağdur olan davacı müvekkilinin ve davalı şirketin mağduriyetinin daha çok artmaması için önce davalı şirketin menfaatlerini sonra da davacı müvekkilinin menfaatini korumak için davalı şirkete yargılama boyunca kayyım atanmasını, TTK'nın 447.maddesi ve diğer maddeleri gereğince 20.02.2020 tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitini, yoklukla malül 20.02.2020 tarihli genel kurul kararlarının yürütülmesinin verilecek ihtiyati tedbir kararı ile geri bırakılmasını, organsız kalan ve 4 yıldır usulüne uygun genel kurul yapmayan davalı şirkete genel kurulları yapmak ve dava sonuna kadar şirket menfaatlerini korumak üzere kayyım atanmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.