Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6143 E. , 2024/1121 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6143 Karar No : 2024/1121 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: DAVALI : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, taraflarca dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinde…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6143 E. , 2024/1121 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6143 Karar No : 2024/1121 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: DAVALI : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, taraflarca dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Kahramanmaraş Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü idari bürosunda polis memuru olan davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu tanzim edilen raporda özetle; ''İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından Kahramanmaraş Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğüne gönderilen 27/08/2013 tarihli evrakın, kurye olarak görev yapan polis memuru tarafından valilik yazı işleri müdürlüğünden zimmetsiz teslim alınarak 03/09/2013 tarihinde il emniyet müdürlüğüne getirildiği, içeriği itibariyle KOM Şube Müdürlüğünü ilgilendiren evrak olduğunun anlaşılması üzerine, idari büroda görevli polis memuru H.T.'nin föy karşılığında alarak şubeye getirdiği, H.T.'nin görev istirahatli olması sebebiyle, izinli ve istirahatli günlerde idari büro görevini yürüten davacının, söz konusu evrakı, ilgisine, il emniyet müdürlüğünü ilgilendirip ilgilendirmediğine bakmadan, sadece evrakın içeriği ve konusunu esas alarak işleme tabi tuttuğu, evrak konusunun ihale dosyalarını ilgilendirdiğinden mali suçlar büro amirliğine düşümünü yaptığı, daha sonra anılan evrakı mali suçlar büro amirine paraflatırken sıralı amirlerine evrakın sevhen gelen evrak olduğu hakkında bir bilgi vermediği, evrakı incelemede yeterli özen ve dikkati göstermediği, evrakın sisteme işlendiği sırada hangi kurumdan gönderildiği hakkında bilgisi bulunduğu halde, il emniyet müdürlüğünü ilgilendirmeyen bir evrakı ilgili kuruma iade etmeyip kabul ederek işleme tabi tutmak suretiyle görevde kayıtsızlık gösterdiği ve kusurunun bulunduğundan" bahisle getirilen teklif doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği; dosya içeriğinde mevcut soruşturma raporu, tanık ifadeleri ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; her ne kadar, Mahalli İdareler Müdürlüğüne ait evrakın valilikten zimmetsiz olarak alınıp, önce Evrak ve Arşiv Şube Müdürlüğünde ve sonrasında KOM Şube Müdürlüğünde kayda alınmasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği sabit ise de, olayda kasti bir hususun söz konusu olmadığı, tamamen evrak kurye görevlisinin, kendisine valilikten teslim edilen evrakların bir kısmının zimmetle, bir kısmının ise zimmetsiz verilmesinden kaynaklanan bir teamülden ve yoğun evrak sirkülasyonundan kaynaklandığı, yine soruşturma raporunda da belirtildiği üzere, KOM Şube Müdürlüğünün adli bir birim olduğu, sehven de olsa gelen evrakın, içerik ve konusuna göre Ceza Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre incelenerek adli mekanizmanın bilgilendirilerek oradan gelecek talimat üzerine soruşturmanın derinleştirilmesi veya sonlandırılmasının gerekeceği, aksi halde belirtilen süreci işletmemiş, kendisine ulaşan evrak içeriğini görmezden gelerek adli mekanizmaya bilgi vermeden evrak iade işlemi yapılmış olsaydı, adli görevin yerine getirilmemiş sayılacağı gerçeği karşısında, davacının üzerine atılı eylemin "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak" disiplin suçu kapsamında değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, nitekim aynı soruşturma kapsamında aynı fiil nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılan Evrak ve Arşiv Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru F.Ö. tarafından açılan davada, Mahkemelerinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği görülmekle, davacı hakkında üç günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 330. maddesine aykırı olarak mahkemece lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği, kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; İdare Mahkemesince davacının kastının bulunmadığından bahisle iptal kararı verilmiş olmakla birlikte, dava konusu işlemle davacıya verilen disiplin cezasının temel gerekçesinin ihmal, kayıtsızlık ve savsaklama sebebine dayandığı, somut olayda kasıt unsurunun varlığı halinde öngörülen müeyyidenin de farklı olacağı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI : Davalı idare tarafından: Cevap verilmemiştir. Davacı tarafından : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I- Davalı idarenin Mahkeme kararının esasına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. II- Davacının, Mahkeme kararının lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ancak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği; oysa, davacı vekilince sunulan vekaletname ve davaya ilişkin beyanların 21/11/2014 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına girdiği ve temyize konu kararın 08/01/2015 tarihinde verildiği dikkate alındığında, davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde öngörülen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 750,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA oybirliğiyle, 2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın, vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla, 3. Davalı idarece yapılan temyiz giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir. Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; temyiz istemine konu kararda, vekil ile temsil edilen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir. Bu sebeple, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.