Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/2953 E. , 2024/3193 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/2953 Karar No : 2024/3193 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, yurtiçi lojistik
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/2953 E. , 2024/3193 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/2953 Karar No : 2024/3193 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, yurtiçi lojistik işletmeciliği yapmak üzere almış olduğu L1 Yetki Belgesinin Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 78. maddesinin 9. fıkrası uyarınca 03.10.2016 tarihinde iptal edildiğinin bildirilmesine ilişkin ... gün ve E... sayılı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, L1 türü yetki belgesi sahiplerinin merkez veya şubesinde en az 1000 m2'lik kapalı ve/veya açık alana ve belli nitelikleri haiz bir taşınmazın kullanım hakkına sahip olmasının şart olduğu, bu şartı kaybeden belge sahiplerinin 90 gün içerisinde bu şartı yeniden sağlamaması halinde yetki belgelerinin idarece geri alınacağı, ancak Yönetmelikte belge alma şartlarından birinin kaybedilmesi halinde idarece 90 gün beklenmesi ve sonrasında şart tekrar sağlanmaz ise belge iptali cihetine gidileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, bahsedilen 90 günlük sürenin ne zaman başlayacağının saptanması uyuşmazlığın çözümlenmesi için önem arz ettiği; buna göre, davacının adres değişikliği yaptığı 18/01/2016 tarihi itibarıyla, 1000 m2'lik alana sahip olma şartını kaybettiği, ancak bu durumun davalı idarece adres değişikliğinin yapıldığı tarih değil, değişikliğin bildirildiği 02/08/2016 tarihi itibarıyla öğrenildiğinin açık olduğu, bu durumda, davacı şirketin belge alma şartlarından birini kaybettiğinin davalı idarece öğrenilmesinden itibaren 90 gün beklenmesi ve sonrasında şartın tekrar sağlanmaması halinde belge iptali yoluna gidilmesi gerekirken, adres değişikliğinin yapıldığı tarihten itibaren 90 gün geçtiği ve bu tarihten sonra sunulan kira sözleşmesi ile eksikliğin giderilmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceğinden bahisle, Yönetmelikte öngörülen usule uyulmaksızın dava konusu işlem ile davacıya ait L1 türü yetki belgesinin iptal edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta adres değişikliğinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren 90 günlük bekleme süresinin başladığı, süresinde davacı tarafından kaybedilen şartın sağlanmadığı, süre bitimi sonrası şartın yerine getirilmesinin davacı lehine sonuç doğurmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 24/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X) - Dava, davacı şirket tarafından, yurtiçi lojistik işletmeciliği yapmak üzere almış olduğu L1 Yetki Belgesinin Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 78. maddesinin 9. fıkrası uyarınca 03.10.2016 tarihinde iptal edildiğinin bildirilmesine ilişkin ... gün ve E... sayılı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 13. maddesinin 9. fıkrasında, "Merkezinde veya merkezinin bulunduğu il sınırları içinde şube olarak tescil edilmiş bu işe elverişli, en az 1.000 m2’lik kapalı ve/veya açık alana sahip ve yükleme, boşaltma, depolama, istifleme, paketleme, tasnif, etiketleme, satış veya pazarlama, sipariş planlaması, dağıtım, nakliye gibi hizmetlere elverişli yapı ve donanımda, trafiği engellemeyen ve eşya taşımaya mahsus taşıtların yanaşıp yükleme, boşaltma yapabileceği bağımsız bir taşınmazın kullanım hakkına sahip olmaları" L1 yetki belgesi alma şartlarından biri olarak belirlendiği; 43. maddesinin 6. fıkrasında, yetki belgesi sahiplerinin, bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerini, Bakanlığa bildirdikleri merkez ve şubeleri ile varsa acentelerinin adreslerinde yürütmekle yükümlü olduklarının, Bakanlığa bildirilmeyen yerlerde faaliyette bulunamayacaklarının düzenlendiği; aynı maddenin 22. fıkrasında, yetki belgesi sahibi gerçek ve tüzel kişilerin, B3, C1, D3 ve K2 yetki belgeleri dışındaki diğer yetki belgelerine ilişkin unvan, adres, vergi numarası, ortaklık, hisse devri (halka açık sermaye şirketlerinde hamiline yazılı hisse devirleri hariç), sermaye miktarı, yönetici, acentelik sözleşmeleri ile ilgili değişiklikleri değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren 60 takvim günü içinde Bakanlığa bildirmekle yükümlü olduklarının belirtildiği; dava konusu işlemin dayanağı Yönetmeliğin 78. maddesinin 9. fıkrasında ise, yetki belgesi sahibinin faaliyeti esnasında, 12 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinin (1) numaralı alt bendindeki hüküm hariç yetki belgesi alma şartlarından herhangi birini kaybetmesi ve bu konuda, bu Yönetmelikte bir süre öngörülmemiş olması halinde, kaybedilen şartın veya şartların giderilmesi veya tamamlanması için Bakanlıkça 90 gün bekleneceği, bu 90 günlük süre içinde eksikliğin giderilmemesi halinde yetki belgesinin iptal edileceği kurala bağlanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı şirketin Bursa'daki adresinden 18/01/2016 tarihinde İstanbul'daki adresine taşındığı, adres değişikliğinin 18/01/2016 tarih ve 8991 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, adres değişikliğinin anılan Yönetmeliğin 43. maddesinin 22. fıkrası uyarınca 60 gün içerisinde davalı idareye bildirilmesi gerekirken bu süre geçtikten sonra 02/08/2016 tarihinde bildirildiği, davalı Bakanlığın 10/08/2016 tarihli yazısı ile, şirketin bulunduğu adrese ait en az 1000 m2 kapalı veya açık alan (Büro) şartını gösterir noter onaylı kira sözleşmesi aslı ve kiralanan yerin tapusunun noter onaylı örneğinin gönderilmesinin istenildiği, davacı tarafından şartın sağlandığına dair 15/08/2016 tarihli kira sözleşmesinin davalı idareye sunulduğu, bu sözleşme ile davacı şirkete 1100 m2'lik alan tahsis edildiğinin görüldüğü, davalı idarece, davacı şirketin adres değişikliği yaptığı 18/01/2016 tarihi itibarıyla 1000m2'lik alana sahip olma şartını kaybettiği ve 90 gün içerisinde de bu şartı tekrar sağlamadığından bahisle dava konusu işlemle yetki belgesinin iptal edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen uyuşmazlık ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; L1 türü yetki belgesi sahiplerinin merkez veya şubesinde en az 1000 m2'lik kapalı ve/veya açık alana ve belli nitelikleri haiz bir taşınmazın kullanım hakkına sahip olmalarının gerektiği, bu şartı kaybeden belge sahiplerinin 90 gün içerisinde bu şartı yeniden sağlamaması halinde yetki belgelerinin idarece iptal edileceği, ancak Yönetmelikte bahsedilen 90 günlük sürenin adres değişikliğinin (şartın kaybedildiği) yapıldığı tarihten mi yoksa idarenin adres değişikliğini öğrendiği (şartın kaybedildiğinin öğrenildiği) tarihten mi başlatılacağının uyuşmazlığın çözümü için belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; dava konusu işlemin dayanağı söz konusu Yönetmeliğin 78. maddesinin 9. fıkrasında; yetki belgesi sahibinin faaliyeti esnasında yetki belgesi alma şartlarından herhangi birini kaybetmesi ve bu konuda bu Yönetmelikte bir süre öngörülmemiş olması halinde, kaybedilen şartın veya şartların giderilmesi veya tamamlanması için Bakanlıkça 90 gün bekleneceği, bu 90 günlük süre içinde eksikliğin giderilmemesi halinde yetki belgesinin iptal edileceği düzenlemesi karşısında, 90 günlük sürenin yetki belgesi şartının kaybedildiği tarihten başlayacağının açıkça düzenlendiği, diğer taraftan davalı idarenin yetki belgesi şartının kaybedildiğinin öğrenilmesinden itibaren bu sürenin başlatılacağına dair anılan mevzuat hükmünde herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, uyuşmazlıkta davacı şirketin adres değişikliğinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği 18/01/2016 tarihi itibarıyla 1000 m2'lik alana sahip olma yetki belgesi şartını kaybettiği ve bu tarihten itibaren başlatılan 90 günlük süre içerisinde de bu şartı tekrar sağlamadığı görüldüğünden, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın belirttiğim gerekçeyle bozulması gerektiği oyum ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.