T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1359 Esas KARAR NO: 2026/228 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/06/2024 NUMARASI: 2023/339 E. - 2024/446 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 35…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1359 Esas KARAR NO: 2026/228 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/06/2024 NUMARASI: 2023/339 E. - 2024/446 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; imzası taklit edilmek suretiyle kambiyo senedinde borçlu olarak gösterilen muris ... ile davalının babası ... arasında murisin TOKİ'den edinmiş olduğu taşınmaza yönelik Devren Satış ve Kapora Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye göre muris ..., Toki'den edinmiş olduğu taşınmazı bir satış yasağının bulunmasından dolayı ileride devredileceğine ilişkin taahhüt altına girdiğini ve işbu hususun gerçekleşmemesi ihtimaline karşılık da taşınmaza ... lehine 300.000,00-TL değerinde ipotek tahsis ettiğini, murisin vefatı sonrasında söz konusu taşınmaz mirasçılara intikal etmiş olup, davacılardan ...'ın söz konusu taşınmazın geri kalan tüm taksitlerini ödediğini ve kendi adına tapuda tescil ettirdiğini, işbu aşamada sözleşmenin geçersiz olduğunun tespit edildiğini ve haksız işgal olgusundan dolayı Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/159 E. sayılı dosyası üzerinden taşınmazı işgal ederek maddi kazanç elde eden ... aleyhine dava açıldığını, işbu davanın derdest olduğunu, davalı ...'ın, Bakırköy ... Noterliği'nin ...04.2023 Tarih ve .... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile babasına gelen bilgilendirmeden dolayı aleyhlerine dava açılacağı ve taşınmazın ellerinden alınacağı bilgisi ile kötüniyetli olarak davacıların murisinin imzasını taklit ederek, çok yüksek meblağda bir sahte senet düzenlediğini ve icra takibi başlattığını, yapılacak bilirkişi incelemelerinde senedin sahte olduğu ortaya çıkarılacak olup, işbu sebeple senet aslının icra müdürlüğünden celbi ile senedin uygun görülecek kuruma gönderilerek incelenmesine karar verilmesini, muris ...'ın hayatta olduğu dönemde şüpheli ile hiçbir ticari ilişkide bulunmadığını, sözleşme konusu taşınmaz için TOKİ'ye ödenen miktarın 500.000,00-TL civarında olduğu göz önüne alındığında, muris tarafından 1.500.000,00-TL gibi yüksek bir meblağda senede imza atılmasının imkansız ve akıl dışı olduğunu belirterek, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu kambiyo senedi nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının alacağın %20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, oluşacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının senedin İstanbul'da düzenlendiği ve murisin ...de çalışması ile imzanın sahte olduğu çıkarımının asla anlaşılamadığını, zira İstanbul .... arası yolun 300 km uzunlukta dahi olmadığını, dolayısıyla bir kaç saat içerisinde gidip gelinebileceğini, kaldı ki bu hususun ileri sürülerek imzanın müteveffaya ait olmadığı sonucuna varılamayacağını, imza yönünden itirazlarına ilişkin olarak bu hususun yalnızca bilirkişi marifeti ile tespit edilebileceğini, bu hususlar dışında davacı taraf taraflar arasında herhangi bir ticari veya alacak ilişkisi bulunmadığını iddia etseler de, bu hususun gerçek dışı olduğunu, kaldı ki bir gayrimenkulün değerinin 1.000.000,00-TL tutarının üstünde olduğu gözetiliğinde, tacir olmayan kişiler bakımından da 1,5 milyon gibi bir alacağın bulunabileceğinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, şöyle ki müvekkilinin babası ... ile muris arasında akdedilen bir anlaşma bulunmadığını, ... isimli şahsın. .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve .../07/2019 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile müvekkiline sözleşme yapma yetkisi verdiğini, söz konusu vekaletname gereği müvekkilinin TOKİ konut satın alma işlemini ... için tamamladığını ve vekaletnamede de belirtildiği üzere taksitleri kendisi ödediği için, taşınmazın kendi adına tescili için hak kazandığını, dolayısıyla karşı tarafın davalılardan ...'ın ödemeleri yaptığına dair beyanlarının tamamen gerçek dışı olduğunu savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde ikame edilmiş işbu davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul .....Asliye Ticaret Mahkemesi 27/06/2024 tarihli 2023/339 E. - 2024/446 K.sayılı kararıyla; "...Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacıların dava konusu senedin keşidecisi muris ...'ın mirasçıları oldukları, davalı tarafından icra takibi başlatıldığı ve İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı ilamı doğrultusunda asıl alacağın %10'u oranında teminat mukabilinde dava sonuna kadar davacı-borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu bonoda keşideci muris ... imzası bulunduğu ancak bu imzanın inkarı nedeniyle mirasçıları tarafından açılan iş bu menfi tespit davasında, davacıların imza inkarı nedeniyle grafolog bilirkişiden imza incelemesine ilişkin rapor alındığı ve bonodaki imzanın davacıların murisi ...'a ait olmadığının tespit olunduğu, keza aynı davacılar tarafından açılan imza incelemesine ilişkin İstanbul ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/.... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyeti raporu ile de dava konusu aynı bonodaki imzanın muris ...'a ait olmadığına ilişkin bilirkişi raporu alındığı görülmüştür. Davalı tarafça bilirkişi raporuna mukayese görüntülerinin eklenmediği yönünde itirazda bulunularak Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması yönünde rapora itiraz edilmiş ise de; bilirkişi raporu içeriğinde senet aslı, imza görüntüleri, örnek belge imza görüntüleri ve imza karşılaştırma tablosunun rapor içeriğinde belirtildiği, raporun açıkça farklılıkları tespit etmiş olması hususları dikkate alındığında raporun hüküm kurmaya elverişli olup, bonodaki imzanın murise ait olmadığının tespit olunduğu, imza itirazının mutlak defilerden olup iyiniyet-kötüniyet ayrımı yapılmaksızın herkese karşı ileri sürülebileceği, bu halde davacıların murisinin imzası nedeniyle davaya konu bono ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadıkları kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kötü Niyet Tazminatı Yönünden; İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davalı lehdarın davacıların murisine ait olmadığı ispat olunan imzayı taşıyan bono ile icra takibi yapmakla kötü niyetin varlığı açıkça ortaya koyulmuş olup, bu nedenle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında icraya konulan keşidecisi davacıların murisi olan ..., lehtarı davalı ..., ödeme günü .../05/2022, meblağ 1.500.000,00-TL, düzenleme tarihi 10/02/2022, keşide yeri İstanbul olan bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-300.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine..." oyçokluğuyla karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, bilirkişinin raporunu hazırlarken grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun hareket etmediğini, bu haliyle raporun objektif denetiminin uygun olmadığını, raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğini, buna rağmen rapora itirazlarının ve yeniden İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması taleplerinin reddedildiğini,Bilirkişi raporunda imzanın atfedilen kişiye ait olup olmadığının dayanaklarının gösterilmesi, denetime elverişli bir raporla ortaya koyulması gerektiğini, karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerektiğini, Müvekkilinin davacıların murisi ...'ın verdiği vekaletname ve yetki uyarınca TOKİ'den hak sahibi olduğu taşınmazla ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunu, ... ile babası ... arasında devren satış ve kapora sözleşmesi bulunduğunu, babası lehine ipotek de tesis edildiğini, Ancak davacı tarafın hem müteveffanın borcunu inkar ettiklerini, hem de aynı zamanda taşınmaz üzerindeki müvekkilinin haklarını inkar ettiklerini, yalnızca kendi menfaatelerini korumak amacıyla, asılsız beyanlarda bulunarak borçtan kurtulmaya çalıştıklarını belirterek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak hususlar ışığında, öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .../06/2024 tarihli, 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 1.500.000,00-TL asıl alacak, 4.500,00-TL %0,30 komisyon, 194.178,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.698.678,08-TL alacak için 04/04/2023 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı, takip dayanağının 10/02/2022 tanzim, 20/05/2022 vade tarihli, 1.500.000,00 TL bedelli senet olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlu ... mirasçılarından ...'e 09.05.2023, ...'a 16.05.2023, ..., ..., ..., ... ve ...'a 10.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/.....Esas sayılı ilamı doğrultusunda asıl alacağın %10'u oranında teminat mukabilinde dava sonuna kadar davacı-borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Takibe konu bono incelendiğinde; keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 10/02/2022 tanzim, 20/05/2022 vade tarihli, 1.500.000,00 TL bedelli senet olduğu tespit edilmiştir.Dosyada mevcut İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/04/2023 tarihli, 2023/416 Esas, 2023/.... Karar sayılı ilamı incelendiğinde; ...'ın .../12/2022 tarihinde vefat ettiği, geride mirasçı olarak davacı kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in kaldıkları tespit edilmiştir.Şikayetçisi ... olan İstanbul C. Başsavcılığının 2023/107468 Sor. sayılı hazırlık soruşturması sırasında aynı bonoyla ilgili grafolog .....’ndan alınan 15/03/2023 tarihli rapor incelendiğinde; "…Adli belge inceleme ile grofolojik ve grofometrik yöntemler kullanılarak stereo mikroskop, digital mikroskop, Regula 1010 ve HS525 belge inceleme cihazları ve optik aletlerle yapılan detaylı inceleme neticesinde; İnceleme konusu 20.05.2022 tarihli 1.500,000 TL (birmilyonbeşyüzbin) bedelli senet üzerinde yer alan TÜM imza ve yazılar ile müşteki ...'a ait mevcut mukayese imza ve yazılar arasında tersim biçimi, işleklik, hız, istif, eğim, yön, boyut, alışkanlıklar ve diğer tanı unsurları bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imza ve yazıların müşteki ...'ın eli ürünü olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır…" şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir. Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan ve İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasından alınan Prof. Dr. ....’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan ../06/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…Dava dosyası içerisinde yer alan inceleme konusu 20/05/2022 ödeme tarihli ve 1.500.000,00 TL bedelli senet aslı ön yüzde yer alan münker borçlu imzaları ile, Muris ...’a ait örnek imzaların uluslararası kabul görmüş adli belge inceleme kriterleri bakımından farklı yapı ve görünümde imzalar olduğunun tespit edildiği, senet ön yüzde bulunan borçlu imzalarının muris ...’ın eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır…" şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince grafolog bilirkişi ......'dan alınan 05/04/2024 tarihli raporda özetle; inceleme konusunu oluşturan 20.05.2022 ödeme tarihli 1.500.000 TL(Bir Milyon Beş Yüz Bin TL) meblağlı senet ön yüzde yer alan borçlu imzaları ile muris ...'a ait örnek imzaların işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından mevcut imza örneklerine kıyasen farklılıklar saptandığından 20.05.2022 ödeme tarihli 1.500.000 TL(Bir Milyon Beş Yüz Bin TL) meblağlı senet ön yüzde yer alan borçlu imzalarının muris ...'ın eli ürünü olmadığı, diğer bir ifadeyle 20.05.2022 ödeme tarihli 1.500.000 TL meblağlı senet ön yüzde yer alan borçlu imzalarının muris ... tarafından imzalanmadığını belirtmiştir. G E R E K Ç E : Dava, imza inkarına dayalı ve icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, davalının alacağın %20’si kadar kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili, imza incelemesine ilişkin alınan bilirkişi raporunun hatalı, eksik ve denetime uygun olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, senette borçlu olarak yer alan ve davacıların murisi olan ...’ın bononun tanzim tarihinden önce resmi kurumlarda attığı yeterli sayıda belge aslının incelendiği ve dava konusu bono üzerindeki imzalarla mukayese edildiği, bilirkişi raporunda inceleme yöntemi açıklandığı gibi, imzaların mukayesesine ilişkin görsellere de yer verildiği, bu haliyle raporun yeterli ve denetime uygun olduğu, İstanbul İcra Hukuk Mahkemesince ve İstanbul C. Başsavılığınca aldırılan bilirkişi raporlarında da imzanın ...’ın eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmakla, bono temel ilişkiden mücerret olduğundan ve imza itirazı herkese karşı ileri sürülebileceğinden, Mahkemece başka bir araştırma yapılmaksızın, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 102.465,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 25.616,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 76.848,75 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacılar avansından kullanıldığı anlaşılan; 280,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.