Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/1022 E. , 2024/10797 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1022 Karar No : 2024/10797 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsa…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/1022 E. , 2024/10797 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1022 Karar No : 2024/10797 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan Özel Feza Anadolu Lisesinin bağlı bulunduğu Feza Özel Eğitim Tic. ve San. A.Ş.'nin mülkiyetinde iken 13/04/2016 tarihinde davacıya satılarak devredilen Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesindeki ... ada ve ... parsel sayılı taşınmazın devrinin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 12. maddesi kapsamında muvazaalı kabul edilerek Hazine adına tesciline ilişkin işlemin yeniden değerlendirilerek önceki tespitin geri alınması ve taşınmazın davacıya iadesi istemiyle 22/12/2017 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun reddine dair Samsun Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesindeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Feza Özel Eğitim Tic. ve San. A.Ş. adına kayıtlı iken 13/04/2016 tarihinde davacıya satılarak devredildiği, taşınmaz satışının muvazaa yönünden incelenmesi amacıyla yaptırılan denetim neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, taşınmazın 01/01/2014 tarihinden sonraki bir tarihte (13/04/2016) ve rayiç bedelinin oldukça altında bir bedelle satışının yapıldığının tespit edildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamalar neticesinde elde edilen verilere göre, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçu kapsamında yürütülen derdest bir soruşturmanın bulunduğu, ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile FETÖ/PDY kapsamında 11/08/2016 tarihinde tutuklama kararı verildiği, davacının 17/07/2016 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığı ve o tarihten bu yana yurda dönüş yapmadığı belirtilmiş ve bu durumda davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğuna yönelik olarak davalı idarece yapılan ve dava konusu işleme esas alınan değerlendirmenin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12. maddesinde düzenlenen muvazaalı devir şartlarının oluştuğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin konu unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, muvazaa koşullarının gerçekleşmediği, taşınmazın satın alındığı tarihte taşınmaz üzerinde herhangi bir bina, okul, yurt veya pansiyon bulunmadığı, aynı faaliyete devam etme koşulunun gerçekleşmediği, Hazine adına tescil için gerekli olan sebebin gerçekleşmediği, üzerinde yapı bulunmayan boş bir taşınmazı satın aldığı, rayiç bedelin altında aldığı iddiasının gerçek dışı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı istinaf başvurusunun reddine dair kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesindeki ... ada ve ... parsel sayılı taşınmaz 667 sayılı KHK ile kapatılan Özel Feza Anadolu Lisesinin bağlı bulunduğu Feza Özel Eğitim Tic. ve San. A.Ş. adına kayıtlı iken 13/04/2016 tarihinde davacıya satılarak devredilmiştir. 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Muvazaalı devir işlemleri" başlığını taşıyan 12. maddesi uyarınca söz konusu satışın muvazaalı olduğundan bahisle, taşınmaz, davacı adına olan tescili terkin edilerek, tüm kısıtlamalardan ve taşınmaz yükünden ari olarak Maliye Hazinesi adına tescil edilmiştir. Davacı tarafından, taşınmazın devrinin 675 sayılı KHK'nın 12. maddesi kapsamında muvazaalı kabul edilerek Hazine adına tesciline ilişkin işlemin yeniden değerlendirilerek önceki tespitin geri alınması ve taşınmazın davacıya iadesi istemiyle 22/12/2017 tarihinde Samsun Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosuna yapılan başvuru, ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Muvazaalı devir işlemleri" başlığını taşıyan 12. maddesinin 1. fıkrasında, "1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının faaliyetlerinin sürdürüldüğü dönemde üzerlerinde bulundukları, mülkiyeti kapatılanların sahibi gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazlardan 1/1/2014 tarihi ila bahse konu yerlerin kapatılma tarihleri arasında üçüncü kişilere devri yapılmış olan ve üzerinde kapatılanlar tarafından aynı faaliyete kapatılma tarihi itibarıyla devam edilen taşınmazların devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir." kuralı; anılan KHK'nın 12. maddesine 7088 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasıyla eklenen 2. ve 3. fıkralarında ise, "2) Birinci fıkrada belirtilen taşınmazların devredildiği üçüncü kişilerin terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olması halinde, taşınmaz üzerinde aynı faaliyete devam edildiğine bakılmaksızın devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir. (3) Bu madde kapsamında görülmekte olan davalarda konusuz kalma nedeniyle davanın esası ve yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.” kuralı yer almakta idi. 7082 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasının ve 7088 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasıyla 675 sayılı KHK'nın (7082 sayılı Kanun ile kanunlaştı) 12. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralarının iptali istemiyle yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesinin, 22/11/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 31/05/2023 tarih ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla; dava konusu kurallar ile 7086 sayılı Kanun'un 4. maddesinin benzer nitelikte olduğu, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla söz konusu maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline hükmedildiği, anılan kararın gerekçesinde; kural kapsamındaki devir ve temliklerin (sözleşmeler) aksinin iddia ve ispat edilmesi mümkün olmayan kanuni bir karine oluşturulmak suretiyle geçersiz hale getirildiğinin, başka bir ifadeyle kayyım atanan şirketlerde ortaklık pay ve hakkını devralan iyi niyetli üçüncü kişilerin kuralla getirilen kanuni karinenin aksini, yani işlemin muvazaalı olmadığını iddia ve ispat etme imkânlarının bulunmadığının, bu yönüyle kuralın ihdas amacına uygun kullanılmasını sağlayacak ve bu konudaki keyfilikleri önleyecek yasal güvencelerin temin edilmediğinin, hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte olan kanun hükümlerine uygun olarak kazanılan şirket ortaklık pay ve hakkının aksinin iddia ve ispat edilmesi mümkün olmayan kanuni bir karineyle muvazaalı olduğu kabul edilerek ortadan kaldırılmasını öngören kuralın kişilere aşırı bir külfet yükleyerek mülkiyet hakkına ve sözleşme özgürlüğüne orantısız ve dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlama getirdiğinin belirtildiği, dava konusu kurallar açısından söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığından 7086 sayılı Kanun'un 4. maddesinin Anayasa'ya uygunluk denetiminde belirtilen gerekçelerin bu kurallar yönünden de geçerli olduğu, bu nedenle anılan kuralların Anayasa’nın 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan (7082 sayılı Kanunla kanunlaşan) yukarıda yer verilen 675 sayılı KHK kuralı, yine yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce, Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilmiş olan işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Anayasa'nın, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır. Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır. Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı 22/11/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmü dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, anılan hüküm uygulanarak verilen temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.