10. Hukuk Dairesi 2018/4394 E. , 2018/6979 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl dava, Kurum işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti, aylığın yeniden bağlanmasıyla ödenmeyen aylıkların tahsili istemine, birleşen dava itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz is
**10. Hukuk Dairesi 2018/4394 E. , 2018/6979 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl dava, Kurum işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti, aylığın yeniden bağlanmasıyla ödenmeyen aylıkların tahsili istemine, birleşen dava itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Öte yandan alacağın likit ve belirli olması gerekir. Başka bir ifade ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata karar verileceği öngörülmüştür. Söz konusu hükümde yer alan “yüzde kırkından aşağı olmamak” ibaresi 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile “ yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere” şeklinde değiştirilmiş ve 05.07.2012 tarihinde resmi gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; dava tarihinin 28.09.2011 ve takip konusu asıl alacağın likit, yani belirgin olması karşısında, borçlunun, hükmedilen miktar üzerinden hesaplanacak takip tarihi itibariyle asgari % 40 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken; talebin reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ : Hükmün 2 nolu bendinin 3. paragrafında yer alan; 1)Gerekçedeki “alacak likit olmayıp yargılamayı gerektiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin hükmün gerekçesinden çıkarılmasına, yerine “birleşen dava davacısının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne” ibaresinin yazılmasına, 2)Hükümdeki “davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” ibaresinin silinmesine, yerine “hükmolunan asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak % 40 oranında icra inkar tazminatının birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacı-birleşen dava davalısından alınmasına, 24/09/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.