1. Ceza Dairesi 2025/3887 E. , 2025/5272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/147 E., 2019/390 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/147 Esas, 2019/390 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri uyarı
**1. Ceza Dairesi 2025/3887 E. , 2025/5272 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/147 E., 2019/390 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/147 Esas, 2019/390 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca adlî para cezasına çevrilerek hükümlünün 3.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, katılan Kurum vekilinin vekâlet ücretine hasren yaptığı istinaf başvurusu üzerine istinaf kararı ile 07.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/18712 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/66160 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/66160 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1) Hüküm fıkrasında sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine rağmen, hükmün gerekçe kısmında '...sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ancak denetim süresinde yeniden suç işlediği ayrıca sanığın daha önce kasıtlı suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunması nedeniyle hakkında suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce kanaat oluşmadığından CMK'nın 231 ve TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.' şeklinde gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmadığından söz edilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açılmasında, 2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 50/2. maddesi uyarınca 'Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.' hükmü dikkate alınmadan, seçimlik cezalardan sanık hakkında hapis cezası seçildiği halde, hapis cezasının paraya çevrilemeyeceği gözetilmeden, sanığın anılan Kanun'un 50/1-a ve 52/2. maddeleri uygulanmak suretiyle adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde, 3) Sanık hakkında sonuç olarak adli para cezasına hükmedilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde, 4) Kabule göre, sanığa ait adli sicil kaydında bulunan tekerrüre esas alınan Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2018/365 esas, 2018/419 sayılı kararı ile doğrudan verilen 500,00 Türk lirası adlî para cezasının kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte kararın da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi; "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." ve 5237 sayılı Kanun'un, Kasten yaralama başlıklı 86. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise; "Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün adlî sicil belgesindeki kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan Ankara 5. Batı Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2018/365 Esas, 2018/419 Karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, kesin nitelikte adlî para cezasına ilişkin olduğu belirlenmekle, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.07.2020 tarihli ve 2019/13-123 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adlî para cezasına ilişkin anılan mahkûmiyet hükmünün, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesinin son fıkrasına eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki ibare gereğince aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ve kesin olmaları nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayacak hükümlerin, tekerrür uygulamasına esas alınamayacaklarına ilişkin mezkûr düzenleme uyarınca hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulu ortadan kalkmış olduğundan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesindeki seçimlik ceza olarak adli para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir. 3. Bununla birlikte, hakkında tekerrür hükümleri uygulanan hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi gereği seçimlik cezalardan hapis cezası seçildikten sonra aynı Kanun'un 50/2. maddesine aykırı olarak cezanın adlî para cezasına çevrilmesi, hükmün gerekçe kısmında 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmadığı açıklandığı hâlde hüküm fıkrasında uygulanarak çelişkiye neden olunması, sonuç cezanın adlî para cezası olduğu hâlde tekerrür hükümlerinin uygulanması da, Kanun'a aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/147 Esas, 2019/390 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.