Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/706 E. , 2024/602 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/706 Karar No : 2024/602 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Da…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/706 E. , 2024/602 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/706 Karar No : 2024/602 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:Davacı tarafından, sermayesine iştirak ettiği ... Hes A.Ş. 'nin tasfiyesi nedeniyle oluşan toplam 2.544.397,00.-TL tutarındaki zararın dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin kaldırılması ve fazla ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K: ... sayılı kararıyla; davacının 25/10/2019 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilen... Elektrik Üretim A.Ş.'nin sermayesinde 1995 yılından başlamak üzere 149.999,00 TL tutarına pay sahibi olduğu, iştirak payı tutarının davacının yasal defterlerinde 2003 yılına kadar 149.999,00 TL olarak kayıtlı olduğu ancak 31/12/2003 ve 31/12/2004 tarihli bilançolar üzerinde Vergi Usul Kanunu'nun geçici 25.maddesi ve mükerrer 298.maddesi uyarınca yapılan enflasyon düzeltmeleri sonucunda iştirak payı değerinin 2.778.855,00 TL olarak düzeltildiği, ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin tasfiyesi neticesinde davacı şirkete sadece iştirak payı sermayesi olan 149.999,00 TL'nin ödendiği olayda; iştirak hisselerinin elden çıkarılmamış olması ve davacı şirketin aktifinde kayıtlı olması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 25. maddesinin ve mükerrer 298. maddesinin 5.fıkrasında yer alan düzenlemenin davacı şirket açısından uygulanamayacağı, davacının tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılması nedeniyle elde edeceği kazançların 5520 sayılı Kanun'un 5/1-a-1 hükmü uyarınca kurumlar vergisinden istisna olduğu, aynı maddenin 3. fıkrasında da iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna faaliyetlerinden doğan zararların istisna dışı kurum kazancından indirilemeyeceği hususunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde düzenlendiği ve bu düzenlemenin gerekçesinde de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançların elde edilmesi sırasında zarar doğması halinde bu zararlar gider fazlalığından kaynaklandığı için istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararların da giderlerde olduğu gibi kurum kazancından indirilmemesi gerektiği hususuna yer verildiği açık olup, kurumlar vergisinden istisna tutulan faaliyetten kaynaklanan zararların istisna dışı kurum kazancından indirilemeyeceği sonucuna varılarak dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İştirakler hesabında yer alan değerler Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesi gereğince maliyet bedelleri ile değerlendiği, dolayısıyla iştirak edilen şirketin hukuken ortadan kalkması sonucu davacı şirketin iştirakler hesabında hisse senetlerinin maliyet bedeli kadar bir azalma oluşmakta diğer bir ifade ile şirket aktifine kayıtlı bu hisselerin değerlerini kaybetmeleri sonucu şirket öz sermayesinin bu oranda azaldığı, uyuşmazlıkta, iştirak edilen şirketin tasfiyesi sonucu iştirakler hesabında yer alan hisse senetlerinin aktiften çıkarılmasına ilişkin bir durum söz konusu olduğundan, bunun zarar olarak nitelendirilmesinin mevzuata uygun olduğu, davacı şirketin bu gideri, ticari girişiminin zararla sonuçlanmasından kaynaklanmış olup, bu giderin işletme ile ilgisinin olmadığını söylemenin mümkün olmadığı, nitekim Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesi de bu yoruma imkan verdiğinden, öz sermayede oluşan azalma sonucu meydana gelen zararın Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6/2. maddesinin atıfta bulunduğu Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesinde yer alan düzenlemeler gereği indiriminin hukuka uygun olduğu, bu durumda, tasfiye nedeniyle bedelsiz hale gelen ve elden çıkarılan iştirak hisseleri nedeniyle oluşan değersiz alacak bedellerinin dönem kazancında gider olarak dikkate alınması ve davacının ihtirazi kayıtla yapmış olduğu beyanının kabul edilmesi gerekirken, davacının ihtirazi kaydı dikkate alınmaksızın yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığından, ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkukun ihtilaflı kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, fazladan tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin kaldırılmasına, fazla ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlk savunmada belirtilen nedenlerle kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi hukuka uygun olduğundan, aynı gerekçe ve nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY : Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi usul ve kanuna uygun olduğundan, aynı gerekçe ve nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.