11. Ceza Dairesi 2021/22800 E. , 2023/7036 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/7 E., 2015/78 K. SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygula…
**11. Ceza Dairesi 2021/22800 E. , 2023/7036 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/7 E., 2015/78 K. SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 1. Mağdur ...'in 09.04.2014 tarihli duruşmada, davaya katılmak istemediğini beyan ettiği ve mağdur hakkında herhangi bir katılma kararı verilmediği, mağdur ...'ın ise 03.03.2014 tarihli duruşmada davaya katılmak istediğini beyan etmesine karşın Mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, mağdurlar ... ve ... vekilinin sanıklar hakkında verilen hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin (1 numaralı paragrafta açıklananlar hariç) hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, 2. Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 4.680,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Mağdurlar ... ve ... vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin ve diğer sanıklar ... ve ...'in üst sınıra yakın cezalandırılmaları gerekirken alt sınıra yakın ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, diğer sanıklar hakkında verilen cezaların ise az olması ve haklarında takdiri indirim nedenleri uygulanması nedeniyle verilen kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. 3. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, diğer sanıklar hakkında ise üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerekirken alt sınırdan cezanın belirlenmiş olması nedeniyle kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği ise; ...Optik isimli iş yerinin mesul müdürünün... tarafından işletildiğine, reçetelerle ilgili tüm işlemlerin onun tarafından yapıldığına, buna karşın bu hususun hiç araştırılmadığına, sanıkların haksız kazanç arayışında olmadıklarına, kastlarının bulunmadığı ve atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, ayrıca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin eylem ile ceza arasında orantısızlık yarattığına, bu nedenle kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklardan ...'in olay tarihinde İnebolu Devlet Hastanesinde göz doktoru olarak çalıştığı, sanık ...'nun doktor ...'in sekreteri olarak görev yaptığı, sanık ...'in ise sanık ...'in eşi olduğu ve ...Optik isimli iş yerinin de sahibi olduğu, şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, ...Optik isimli iş yerinin 2012 yılının Nisan ayı başında ruhsatsız olarak faaliyete başladığı, sanık ...'in, reçetelerini getiren hastaların reçeteleri ile ilgili işlem yaptığı, ancak henüz iş yeri ruhsatının olmaması ve ... ile henüz sözleşme imzalanmamasından dolayı işlem yaptığı reçeteleri SGK'ya fatura edemediği, bu reçetelerin fatura edilebilmesi için bir aylık süre olduğu, 20 Nisan 2012 tarihinde ruhsatı aldıktan sonra daha önce işlem yaptığı reçeteleri SGK'ya fatura etmek istediği, ancak bir aylık sürenin dolmasından dolayı eşi olan sanık ...'i azmettirerek, 2012 yılı Nisan ayında gerçekten muayene olan ve gözlük reçetesi yazılan hastalar adına, 2012 Mayıs ayında tekrar hastaneye gelmiş gibi yanında sekreter olarak çalışan ... ile birlikte hasta kaydı girişi yapıp poliklinik defterine de bu kayıtlar yazıldıktan sonra nisan ayında yazılan reçetelerin aynısını mayıs ayında da oluşturduğu, oluşturduğu bu reçeteleri eşi olan sanık ...'e verdiği, onun da SGK kayıt sistemine girerek faturalandırıldığı, ancak sanıklar hakkında şikayet dilekçeleri verilmesi nedeniyle SGK tarafından sanık ...'e herhangi bir ödeme yapılmadığı, sanık ...'in de mayıs ayında muayene etmediği hastaları muayene etmiş gibi göstermesinden dolayı ...'ndan mayıs ayı için toplam 1.665,37 TL ek ödeme yapıldığı, sanıkların bu şekilde gerçekleştirdikleri eylemlerle ilgili olarak üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiası ile haklarında kamu davası açılmıştır. 2. Hem soruşturma aşamasında, hem de yargılama aşamasında beyanlarına başvurulan ve adlarına mayıs ayında reçete yazılan hastaların büyük kısmı, sadece bir kez muayene olduklarını ve bir reçete ile gözlük aldıklarını, mayıs ayında yazılan reçetelerden haberdar olmadıklarını ve reçetelerin arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadıklarını beyan etmişlerdir. 3. Mahkeme aşamasında ifadelerine başvurulan ... ve ..., muayene için doktora gittiklerini, kendilerine gözlük reçetesi yazıldığını, ancak bu reçetede yazılı olan gözlükleri almadıklarını beyan etmişler,... isimli şahıs da şikayetinin uzağı görememek olduğunu, kendisine yazılan gözlüğü aldığını, ancak sonraki reçetedeki "yakın beyaz camlarımı aldım" şeklindeki yazıyı kendisinin yazmadığını, zaten kendisinin uzağı görememe şikayeti olduğunu beyan etmiştir. 4. Sanık ... savunmalarında; suçlamaları kabul etmediğini, hakkında şikayetçi olan kişilerle arasında husumet bulunduğunu, bazen hastaların reçetelerini unutup tekrar muayeneye geldiklerini, gözlük alamadıkları için tekrar reçete yazması için rica ettiklerinde kendisinin yeni kayıt açıp yazabildiğini, bunun zaten işin doğasında olduğunu, muayene edip reçete yazdığını beyan etmiştir. 5. Sanık ... savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, usulsüz gözlük vermediğini, SGK'nın şartlarına göre işlem yaptığını, reçetelerin hazırlanmasında, gözlüklerin verilmesinde doğrudan bir katkısının olmadığını, ayrıca bu işlerin mesul müdür olan...tarafından yapıldığını ifade etmiştir. 6. Sanık ... savunmalarında, Zirve Temizlik şirketi elemanı olarak hastanede görev yaptığını, sanık ...'in yanında tıbbi sekreter olarak çalıştığını, onun yanında çalıştığı dönemde bazen bir kağıda yazılı olarak TC kimlik numaraları verip bunları kayda girmesini istediğini, kendisinin de veznedeki kişilere bu kağıtları verip kayıt yaptırdığını, doktora bu kişilerin kim olduğunu, neden kayıt yaptırdığını sormadığını, bu kişilerin kayıt yapıldığı gün muayeneye gelmediğini, kendisinin reçete düzenleme yetkisinin olmadığını, doktor ne söylüyorsa ona göre hareket ettiğini, bir menfaatinin olmadığını beyan etmiştir. 7. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda; SGK'nın bir zararının oluşmadığı, tahsil edilmeye çalışılan bedelin 2.458,77 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 8. 02.03.2015 tarihli yazı ile İnebolu Devlet Hastanesi yönetiminin yazısı ile, sanık ...'e aslında muayene yapmamasına rağmen muayene yapmış gibi hasta kayıt ve poliklinik defteri oluşturulması nedeniyle Mayıs ayında döner sermayeden ödeme yapıldığı, ancak döner sermaye payı ödemesi yapılırken belirlenecek tutara ilişkin birçok kriterin olduğu, sadece muayene olmayan hastalarla ilgili yapılan döner sermaye payı ödemesinin net miktarının bu nedenle tespit edilemeyeceğini, 2012 yılı Mayıs ayında ödenen toplam miktarın 1.665,37 TL olduğu bildirilmiştir. 9. Mahkemece, sanık ...'nun, sanık ...'in eylemine iştirak etme kastı bulunduğuna dair dosyada delil olmadığı, diğer sanıkların ise üzerilerine atılı suçları işlediklerinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu şeklindeki gerekçelerle haklarında temyize konu hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Mağdur ... ve ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Mağdur ...'in 09.04.2014 tarihli duruşmada, davaya katılmak istemediğini beyan ettiği ve mağdur hakkında herhangi bir katılma kararı verilmediği, mağdur ...'ın ise 03.03.2014 tarihli duruşmada davaya katılmak istediğini beyan etmesine karşın Mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığında, mağdurlar ... ve ... vekilinin sanıklar hakkında verilen hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, dosya içeriğine göre katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanık ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık, sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği ve sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Müştekiler ..., ... ve ... tarafından; sanık ...'in, göz polikliniğine muayeneye gelen hastalara yazdığı gözlük reçetelerini, işletmeciliğini eşi olan sanık ...'in yaptığı dükkandan almaları konusunda hastaları yönlendirdiği, kendilerinin de iş yerleri olmasından dolayı bu eylemlerden dolayı mağdur olduklarını belirterek şikayetçi oldukları ve öncelikle bu olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldığı, daha sonra soruşturma aşamasında sanıklardan ...'in 2012 yılı Nisan ayında muayeneye gelen ve reçete düzenlenen hastalar adına, sanki mayıs ayında da muayene olmuş gibi reçete düzenlediği iddialarının ortaya çıkması neticesinde; İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/12 esas ve 06.01.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, bu iddianamede, sanık ...'in kendi adına işletmeye başladığı ...Optik isimli firmasını 2012 yılı Nisan ayında faaliyete geçirmesine rağmen ... ile sözleşme imzalayamaması nedeniyle sanık ...'in muayene ederek gözlük reçetesi tanzim ettiği hastaların gözlük işlemlerini yaptığı, fakat bu işlemleri SGK sistemine girerek fatura edemediği, daha sonra bir aylık işlem yapma süresi dolduğundan bu hastalara ait tanzim edilmiş reçeteleri tekrar tanzim etme konusunda eşi olan sanık ...'i azmettirdiği, sanık ...'in de müştekiler mayıs ayında hastaneye gelmiş ve muayene olmuş gibi hasta kaydı yaparak poliklinik defteri düzenlediği ve sisteme girişi yapılamamış gözlük reçetelerinin aynısını tanzim ettiği, sanık ...'in bu reçeteleri sözleşme imzalandıktan sonra SGK'ya fatura ettiği, fakat hakkında şikayet olması nedeniyle kendisine bir ödemenin yapılmadığı, sanık ...'e de ay içerisinde bakılan hasta sayısı ve diğer kriterler ile doğru orantılı olarak ... tarafından mayıs ayı için 1.665,77 TL ödemenin yapıldığı, sanık ...'in bu şekilde haksız menfaat sağladığının iddia edildiği, ifadelerine başvurulan ve muayene olduktan sonra doktor tarafından kendilerine yazılan reçetedeki gözlükleri aldıklarını söyleyen hastalar dışında yalnızca ... ve ... isimli iki hastanın gözlük yazılmasına rağmen gözlükleri almadıklarını beyan ettikleri ve... isimli hastanın uzağı görememe şikayeti ile gitmesine karşın reçete arkasında "yakın beyaz camlarımı aldım" şeklinde yazı olduğunu ancak bu yazının kendisine ait olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; dosyaya yansıyan tutanaklara göre sanıklar ile aynı ilçede iş yerleri bulunan diğer kişiler arasında husumet bulunduğu, bu nedenle gözlükleri almadıklarını söyleyen kişiler ile de sanıklar arasında bir husumet bulunup bulunmadığının araştırılması, reçetelerdeki gözlükleri almadıklarını söyleyen ve yukarıda ismi geçen iki hasta ile bu şekilde gözlük almadığını beyan eden başka hastaların tespit edilmesi halinde bu kişilerin de tekrar beyanlarına başvurularak gözlükleri alıp almadıklarına dair yeniden beyanlarının alınması, bu hastalara gözlük verilip verilmediğine dair varsa belgelerin dosyaya ibrazının sağlanması, bu hususun gerekirse ilgili kurumlardan da sorulması ile varsa evrakın dosyaya eklenmesi,...'e nisan ayında yazılan gerçek reçete ile mayıs ayında yazıldığı iddia edilen sahte reçete arasında bir fark bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, adı geçen üç hasta dışında diğer hastaların gözlükleri aldıklarını beyan etmesi karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fail ve fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesinin o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği ve sanık ... yönünden dolandırıcılık eyleminin Sağlık Bakanlığını zarara uğratarak mayıs ayında muayene etmediği halde ek ödeme alarak menfaat sağladığının iddia edilmesi, bu sanık yönünden ... aleyhine dolandırıcılık eylemi nedeniyle açılmış bir davanın bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık ...'in ... zararına bir menfaat elde edip etmediğinin ve suç kastının olup olmadığının karar yerinde tartışılması, ayrıca reçetede yazılı olan gözlükleri aldıklarını beyan eden kişiler dışında, almadıklarını beyan eden hastalar yönünden; varsa reçetede yer alan imzaların bu kişilere ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, keza Nisan ve Mayıs ayları arasında sosyal güvenlik kurumunun gözlük ve güzlük camlarına ilişkin ödeme tarifesinde bir değişiklik olup olmadığının belirlenmesi ile toplanan delillere göre sanıkların resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, suç kastının karar yerinde tartışılması; ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde öngörülen "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmadığı da tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi, sanıkların iddia konusu eylemleri nedeniyle bir menfaat elde etmediklerinin tespiti halinde; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kalıp kalmayacağının da değerlendirilmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Mağdur ... ve ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararına yönelik mağdurlar vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık, sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği ve sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.10.2023 tarihinde karar verildi.