6. Hukuk Dairesi 2010/12524 E. , 2011/1824 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili, dava dil…
**6. Hukuk Dairesi 2010/12524 E. , 2011/1824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralayan .... ile düzenlediği 1.1.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralananda kiracı iken, davacının kiralananı 17.2.2010 tarihinde satın alarak, keyfiyet ve kira bedellerinin bundan sonra davacıya ödenmesi hususunun 2.3.2010 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiğini, iktisap tarihi itibariyle davalının Şubat 2010 ayı kirasını ödememesi nedeniyle bu ayın kirasına ilişkin alacağın kiralayan tarafından davacıya temlik edildiğini, davalının 800 TL olan Mart 2010 ayı kirasını da 500 TL olarak eksik yatırdığını, bu nedenle sözleşmenin özel 8. maddesine göre dönem sonuna kadar muaccel hale gelen aylar kirasının ödenmesi konusunda davalıya temerrüt ihtarnamesi gönderilmiş ise de, sonuç alınamadığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı, temerrüt koşullarının oluşmadığını, davacının kiralananı satın aldıktan sonra keşide ettiği ihtarname ile kiracılık ilişkisini sürdürmeyeceğini bildirdiğini, oysa kira sözleşmesi eski malikin ağabeyi ... ile olduğundan malikin kim olduğunu bilmediğini, bu sözleşme gereğince kiralayana Şubat 2010 ayı dahil tüm kira paralarını ödediğini, zaten davacının da taşınmazı 17.2.2010 tarihinde satın aldığını, muacceliyet şartının oluşmadığını, kira paralarının düzenli şekilde ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Borçlar Kanunu’nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel olması, bu kira bedelinin ihtarname ile verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş bulunmaması ve ihtarnamede verilen süre içinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.1.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme davalı ile dava dışı .... arasında düzenlenmiş, aylık 800 TL olan kira parasının her ayın beşine kadar ödeneceği belirtilmiştir.Sözleşmenin özel şartlar bölümü 18. maddesinde de aynı dönem içinde kira bedelinin iki ay arka arkaya ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan itibaren dönem sonuna kadar olan kira bedellerinin muacceliyet kespedeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye serbest iradeyle konulan şart geçerli olup tarafları bağlar. Kiralananın davacı tarafından 17.2.2010 tarihinde satın alınmasından sonra 2.3.2010 tarihinde keşide ve 10.3.2010 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile keyfiyet davalıya bildirilerek kira paralarının gösterilen banka hesabına yatırılması istenmiştir. Davacı 16.3.2010 tarihinde keşide ve 17.3.2010 tarihinde tebliğ ettirdiği temerrüt ihtarnamesi ile de Şubat 2010 ayı kirasının ödenmemesi, Mart 2010 ayı kirasının da 300 TL eksik ödenmesi nedeniyle dönem sonuna kadar olan aylar kirasının ödenmesini talep etmiştir. Davalı her ne kadar Şubat 2010 ayı kirasının ödendiğini savunmakta ise de kira sözleşmesinin “kiraya verene yapılan ödemeler” bölümüne göre son olarak 5.1.2010 tarihinde Ocak 2010 ayı kirası 800 TL olarak ödenmiş, akabinde 5.2.2010 tarihi yazılmakla birlikte Şubat 2010 ayı kirasının ödendiğine ilişkin kiralayanın imzası alınmamıştır. Davacının kiralananı iktisabından sonra da kiralayan ve taşınmazın eski maliki ....., Şubat 2010 ayı kirasının kendisine ödenmediğinden bu aya ilişkin alacağını 17.2.2010 tarihli belge ile davacıya temlik etmişdir. Dosyada bulunan banka hesap ekstresine göre de Mart 2010 ayı kirası davalı tarafından 12.3.2010 tarihinde 500 TL olarak yatırılmıştır.Her ne kadar Nisan 2010 ayı kirası 5.4.2010 tarihinde 1.100 TL olarak yatırılmış ise de, bu ödeme Mart 2010 ayı kirası bakiyesi yönünden sözleşmede kararlaştırılan ödeme tarihinden sonradır. Diğer yandan malik olan kiralayanın Şubat 2010 ayı kira parasına ilişkin alacağını davacıya temlik etmesi Borçlar Kanunu’nun 162. maddesi hükmü karşısında geçerli olup bu konuda borçlunun rızası aranmaz. Bu durumda davalı Şubat 2010 ayı kira parasını ödediğini kanıtlayamadığından ve Mart 2010 ayı kirası da eksik ödendiğinden sözleşmenin özel 8. maddesindeki muacceliyet şartı gereğince temerrüt ihtarnamesine konu aylar kirasını verilen yasal süre içinde ödemediğinden temerrüt olgusu gerçekleşmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.