DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/305 E. , 2024/72 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/305 Karar No : 2024/72 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil İnşaat ve Hizmet Organizasyonları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısr…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/305 E. , 2024/72 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/305 Karar No : 2024/72 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil İnşaat ve Hizmet Organizasyonları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yeniden düzenlenen beyan tablosu dikkate alınmak suretiyle re'sen tarh edilen 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri, vergilerin üç katı tutarında kesilen ve tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2015 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı: Davacının 2015 yılına ait defter ve belgelerinin ibrazının istenmesine ilişkin 23/08/2017 tarihli yazı davacı şirketin iş yeri adresine gönderilmiş ise de 28/08/2017 tarihinde tebliğ yapılabilecek bir muhatabın olmadığına dair tespit yapılarak söz konusu yazı tebliğ edilemeden iade edilmiştir. Bunun üzerine davacı hakkında yapılan araştırmada, davacı şirketin kanuni temsilcisinin ... olduğu, ancak ...'a ait ortaklık payının yönetimi ve temsili için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyım olarak atandığı anlaşılmıştır. TMSF'ye konu ile ilgili 23/08/2017 tarihli bilgi isteme yazısı tebliğ edilmiştir. TMSF'nin 14/09/2017 tarihli cevabi yazısında, TMSF'yi kayyım olarak atayan mahkemenin kararını yeniden değerlendirmesi sürecinin bitmemesi nedeniyle davacı şirketin müdürler kuruluna TMSF tarafından halihazırda atanmış bir üye olmadığı ve şirketin tüzel kişiliğinin bağımsızlığını korumaya devam ettiği bildirilmiştir. Vergi inceleme raporunun tanzim tarihine kadar geçen sürede TMSF'nin ilgili birimleriyle telefon görüşmeleri yapılmış, mahkeme kararının çıkmadığı ve mevcut durumun devam ettiği bilgisi alınmıştır. Bu durum üzerine davacı şirketin kanuni temsilcisi olan ...'ın MERNİS adresine 15/09/2017 tarihli defter ve belge isteme yazısı gönderilmiştir. Söz konusu yazı, 04/10/2017 tarihinde muhatabın adreste bulunmadığına dair tespit yapılarak iade edilmiştir. ...'ın aynı adresine defter ve belge isteme yazısı tekrar gönderilmiş, ancak muhatabın adreste bulunamaması nedeniyle 04/01/2018 tarihinde evrak iade edilmiştir. Uygun bir müddet beklendikten sonra ...'ın aynı adresine defter ve belge isteme yazısı tekrar gönderilmiş ise de 15/03/2018 tarihinde tebligat yine iade edilmiştir. Son olarak ...'ın aynı adresine tekrar çıkarılan defter ve belge isteme yazısı, adreste ikamet eden ...'ın eşi ve aynı zamanda şirket ortağı ...'a 27/03/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. ... tarafından gönderilen dilekçede, defter ve belgelerin iş yerinde olduğu ve iş yerinin mühürlü olması nedeniyle defter ve belgelere ulaşılamadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine vergi müfettişleri tarafından ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına gönderilen 11/04/2018 tarihli yazı ile defter ve belgelerin iş yerinde olup olmadığının kontrolü ve defter ve belgeler iş yerinde ise temininin sağlanması istenmiştir. ...Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 16/04/2018 tarihli yazısına istinaden polis memurları, zabıta memurları, defter ve belgelerin iş yerinde olduğunu iddia eden şirket ortağı ... ve davacı şirketin muhasebecisi Sefer Okut ile birlikte iş yerine gidilmiş, ancak iş yerinde defter ve belgelere rastlanılmamıştır. Sonuç olarak, davacı şirketin defter ve belge isteme yazısının tebliğinden itibaren 15 günlük yasal sürenin geçmesine rağmen defter ve belgelerini ibraz etmediği ve ibraz edilmeme nedeni olarak ileri sürülen mücbir sebebin de gerçeği yansıtmadığı yolunda davacı hakkında vergi inceleme raporu düzenlenmiştir. Defter ve belge isteme yazısının mükelleflere tebliğinin hukuka uygun şekilde yapılmış olması zorunlu olup aksi durumda re'sen tarh sebebinin varlığından bahsedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle somut olayda defter ve belge isteme yazısının davacı şirkete usulüne uygun biçimde tebliğ edilip edilmediğinin ortaya konulması gerekmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Veli, Vasi ve Kayyımlara Tebliğ" başlıklı 95. maddesinde, "Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine yapılabilir. Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta ise, tebliğ bunlara yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca ...Sulh Ceza Hakimliğinin ...tarih ve Değişik İş No:...sayılı kararıyla, davacı şirketin ortağı ve temsilcisi olan ...'ın şirketteki paylarının yönetimi ve temsili için TMSF kayyum olarak atanmış olup söz konusu karar 03/03/2017 tarih ve 9276 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Davacı şirketin temsilcisinin yönetim yetkisi anılan kararla kayyuma geçmiştir. ...Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ara kararı ile davacı şirket üzerindeki yönetim kayyumluğu kaldırılarak yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyum onayına bağlı tutulmasına karar verilmiştir. Başka bir deyişle kayyumun yönetim yetkisi 19/10/2018 tarihli karar ile denetim yetkisine dönüşmüştür. Davacı şirketin yönetim yetkisinin 16/02/2017 ila 19/10/2018 tarihleri arasında kayyumda olduğu, davacı şirket temsilcisi ...'ın anılan tarihlerde yetkisinin bulunmadığı, Vergi Usul Kanunu'nun tebliğe ilişkin hükümleri dikkate alındığında davacıyla ilgili tebligatların kayyuma yapılması ve bu kapsamda defter ve belge isteme yazısının da kayyuma tebliğ edilerek defter ve belgelerin yönetim yetkisine sahip kayyumdan istenmesi gerektiği açıktır. Davalı idare tarafından, defter ve belge isteme yazısı, TMSF'nin davacı şirketin müdürler kuruluna TMSF tarafından halihazırda atanmış bir üyenin olmadığı yönündeki yazısı doğrultusunda davacı şirketin kanuni temsilcisinin ikamet adresine gönderilmiş ise de müdürler kuruluna atanmış bir üyenin bulunmamasının kayyumun yönetim yetkisine bir etkisi bulunmadığı gibi defter ve belge ibraz yazısının yetkisi alınmış kanuni temsilcinin adresine gönderilmesi için gerekçe de oluşturamayacaktır. Açıklanan nedenlerle, defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut olayda re'sen tarh nedeni olarak ileri sürülen defter ve belge ibraz etmeme fiilinin gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk görülmemiştir. Olayda, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının yönetim yetkisinin kayyumda olduğu tarihlerde yönetim yetkisi alınmış şirket temsilcisinin adresine gönderilmesi Vergi Usul Kanunu'nun tebliğe ilişkin hükümlerine uygun olmadığından ve davacı şirketin defter ve belgeleri ibraz etme yükümlülüğü bulunmadığından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatlar ile özel usulsüzlük cezasını kaldırmıştır. Davalının istinaf istemini inceleyen ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/9269, K:2022/5709 sayılı kararı: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla, davacılar tarafından, mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde bu defter ve belgeler davacıdan istenilip, defterlerdeki kayıtlar incelenip, bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi dairesinin görüşü ve saptamaları da esas alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir. Bu durumda, davacının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenerek Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararında belirtilen inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuka uygunluk görülmemiştir. Öte yandan, Vergi Dava Dairesince, Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının yeni oluşan hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Defter ve belge isteme yazısı usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 19/02/2017 ila 19/10/2018 tarihleri arasında ...'ın şirketi temsil ve idare yetkisinin bulunmadığı, defter ve belge isteme yazısının TMSF'ye tebliğ edilmesi gerektiği, diğer taraftan ...'ın 27/02/2018 ila 17/01/2019 tarihleri arasında tutuklu olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.