T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1225 - 2026/660 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1225 KARAR NO : 2026/660 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.07.2023 NUMARASI : 2021/204 Esas 2023/540 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1225 - 2026/660 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1225 KARAR NO : 2026/660 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.07.2023 NUMARASI : 2021/204 Esas 2023/540 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.06.2015 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda, davacının yaralandığını, kafa travması geçirdiğini ve %97 oranında özür oranı belirlendiğini belirterek HMK'nın 107. Maddesi gereğince 3.000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaralanması nedeniyle 3.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama aşamasında asıl davada 3.000,00 TL, birleşen davada 3.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL olan dava değerini 284.000,00 TL arttırarak toplam 290.000,00 TL olarak belirlemiş, 17.05.2023 tarihli dilekçesi ile asıl dava dosyasında talep ettikleri 145.000,0TL bakıcı giderinin 290.000,00TL, birleştirilen dava dosyasında talep ettikleri 145.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 213.596,20TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sigorta poliçesi limiti ile ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre davacının kanıtlanan gerçek zararı kadar sorumlu tutulabileceğini, davacının da kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2021 tarih ve 2019/3073 E. 2021/380 K. sayılı kararı ile davacının maluliyetinin dava konusu olan 21.06.2015 tarihinde meydana gelen kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi için davacının daha önce geçirdiği iddia edilen 17.08.2010 tarihli kazaya ait belgelerin davalı tarafından dosyaya sunulmasının istenmesi, ondan sonra davacının 21.06.2015 tarihinden önceki tarihlere ait tüm tedavi evrakları getirilerek dava konusu kazada yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için gerektiğinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden de rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, istinaf ilamında belirtilen ...'nın kaza tarihinden önce geçirdiği ileri sürülen yaralanmasına ilişkin evrakın temini için ... Sigorta'ya yazılan müzekkereye bila ikmal cevap geldiği, 17.08.2010 tarihine ilişkin bir hasar başvurunun olmadığının bildirildiği, bu nedenle asıl dosya ve birleşen dosya bakımından İstinaf incelemesi öncesi verilen kararda yazılı gerekçeler ile asıl davanın ve birleşen davanın 145.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, asıl dosya bakımından davanın kabulü ile 145.000,00 TL geçici ve iş gücü tazminatının 15.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen 2016/34 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile 145.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının 15.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı mirasçılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun yerinde olmadığını, dosya kapsamında verilen kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, 17.05.2023 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını, kararın bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, usuli kazanılmış hak söz konusu olmadığını, önceki kararda da iş bu kararda da mahkemece asıl dava ve birleşen dava için 145.000,00 TL olarak tazminata hükmedilmesinin anlaşılamadığını, mahkemece kamu düzenine aykırı davranılarak 290.000,00 TL ikiye bölünüp asıl ve birleşen dava yönünden karar verildiğini, söz konusu kararın kamu düzenine aykırı olması sebebiyle usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı doğrultusunda davacının maluliyeti ile kazadaki yaralanması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına dair araştırma yapılmadan karar verildiğini, rapor içeriklerinde davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet olmadığını, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi gerektiği talep edilmesine rağmen mahkemece ihtilaf çözülmeden usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacı yanın bir maluliyeti varsa bile bu maluliyet huzurdaki davaya konu kazadan dolayı değil davacının 17.08.2010 tarihinde geçirmiş olduğu kazadan kaynaklandığını, ...'nın huzurdaki davaya konu kazadan önce 17.08.2010 tarihinde de bir trafik kazası geçirdiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere davacı yanın sunmuş olduğu raporların doğruluğu kabul edilse bile bu maluliyetin 17.08.2010 tarihli kaza sonucunda oluştuğunu, davacı yanın maluliyetinin davaya konu 21.06.2015 tarihli trafik kazası ile illiyet bağı bulunmadığını, kaldırma kararının ardından yapılan yargılama esnasında yerel mahkeme tarafından ... Sigorta AŞ'ye 17.08.2010 tarihli kazaya ilişkin dosyanın gönderilmesine ilişkin müzekkere yazıldığını, ... Sigorta AŞ'nin 07.03.2022 tarihli yazı cevabında bahse konu hasar dosyasına ulaşamadığı, mahkemece daha detaylı -poliçe no v.b- bilgi verilmesi halinde tekrar araştırma yapılacağı bildirildiğini, mahkemece bu yazı cevaba rağmen gerekli araştırmayı yapmadan, kaza ile mağdurun maluliyet oranı arasındaki illiyet bağını araştırmadan karar verildiğini, bakıcı gideri adı altında başkaca bir teminat bulunmayıp, ölüm/daimi sakatlık klozu altında tek bir poliçe teminatı bulunmadığını, poliçe teminat limitinin ise 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sürekli sakatlık ve sürekli bakıcı gideri aynı teminat kapsamında olduğunu, bakıcı gideri tazminatından SGK sorumlu olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olduğunu, davacı tarafın asıl dava dilekçesinde 3.000,00 TL, birleşen dava dilekçesinde de 3.000,00 TL talep etmiş olduğu 6.000,00 TL'lik tazminatı 13.04.2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 284.000,00 TL arttırarak 290.000,00 TL'ye yükseltiğini, yapılan yargılama neticesinde 145.000,00 TL bakıcı tazminatı 145.000,00 TL ise sürekli iş göremezlik tazminatına mahkemece hükmedildiğini, kaldırma kararı sonrası davacı taraf 17.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 145.000,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 68.596,20 TL arttırarak 213.596,20 TL'ye, 145.000,00 TL olan bakıcı gideri tazminatını ise 145.000,00 TL arttırarak 290.000,00 TL'ye çıkardığını, mahkemece 145.000,00 TL bakıcı gideri, 145.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, ancak kabul edilmeyen bakıcı tazminatına ilişkin arttırılan 145.000,00 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatına istinaden arttırılan 68.596,20 TL üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl ve birleşen davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderleri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının asıl ve birleşen davasının kabulüne, karar verilmiştir. 1. Davacıya ait nüfus aile kayıt tablosu içeriğine göre davacı ... 21.11.2019 tarihinde vefat etmiş olup, geride mirasçı olarak çocukları ...'nın kaldığı, mirasçıları tarafından davanın takip edildiği gözetilerek karar başlığında mirasçılar ...'nın karar başlığına yazılması ve birleştirilen dava dosyasının da karar başlığında gösterilmesi gerektiği halde taraf ve birleştirilen dava dosyası gösterilmeyen gerekçeli karar HMK'nın 1.a. Maddesine uygun görülmemiştir. 2. Mahkemece verilen ilk karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara BAM 26. HD'nin 25.02.2021 tarih ve 2019/3073 E. 2021/380 K. sayılı ilamı ile davacının daha önce geçirdiği iddia edilen kazaya ilişkin olarak ... Sigorta AŞ den hasar dosyası istenmiş ancak ... Sigorta AŞ cevabına dosya kapsamında rastlanmadığı, davacıya ait Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesinde bulunan hasta dosyasında davacının 2011 tarihli başvurusunda 1 yıl önce trafik kazası geçirdiği, bazı unutkanlık, uyuşma gibi şikayetleri olduğu belirtilerek davacının maluliyetinin dava konusu olan 21.06.2015 tarihinde meydana gelen kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi için davacının daha önce geçirdiği iddia edilen 17.08.2010 tarihli kazaya ait belgelerin davalı tarafından dosyaya sunulmasının istenmesi, ondan sonra davacının 21.06.2015 tarihinden önceki tarihlere ait tüm tedavi evrakları getirilerek dava konusu kazada yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için gerektiğinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden de rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlarda deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davalı vekilinin HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu çerçevede, mahkemece kaldırma kararı sonrası davacının 17.08.2010 tarihinde geçirdiği kazaya ilişkin hasar dosyası istenmiş, ... Sigorta AŞ tarafından verilen 05.06.2023 tarihli cevabi yazıda davacının 17.08.2010 tarihi öncesine ilişkin kaydı bulunmadığını belirtilmiş, yazı cevabı üzerine mahkemece başkaca bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, önceki kaldırma kararında belirtilen ilke ve esaslara uygun şekilde davacının 21.06.2015 tarihinden önceki tarihlere ait tüm tedavi evrakları getirilerek dava konusu kazada yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden de rapor alınarak oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek infaza elverişli şekilde bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlarda deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden mirasçı davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusnun HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2019/14519 esasına yatırılan 648.729,90 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.