6. Hukuk Dairesi 2023/2692 E. , 2024/3429 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1759 E., 2023/480 K. HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/320 E., 2019/1214 K. Taraflar arasındaki, kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, katılma yoluy…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2692 E. , 2024/3429 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1759 E., 2023/480 K. HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/320 E., 2019/1214 K. Taraflar arasındaki, kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, katılma yoluyla davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde tebligata rağmen duruşmaya katılan olmadığı anlaşılmakla, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1- İlk derece mahkemesince, kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasında, dava konusu genel kurul gündeminin 4, 5, 6, 7 ve 8 no.lu maddelerinde yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı, gündemin 9. maddesinde ödemelerin gecikmesi halinde aylık %2 gecikme faizi uygulanmasına ilişkin kararın TBK'nın 120/2. maddesi hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14.02.2016 tarihli genel kurulun 9. maddesinin %2 gecikme cezası alınmasına ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; iptali istenilen 4, 5, 6, 7, 8 no.lu genel kurul maddelerinde yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurullarına aykırı bir yön bulunmadığı, kooperatif ile arsa sahipleri arasında derdest bir dava bulunmasının aralarında uzun yıllardır devam edegelen uyuşmazlıklara çözmeye yönelik bir anlaşma yapmalarına engel teşkil etmeyeceği, iptali istenilen maddelerin bu anlaşmanın onaylanması ve uygulanmasına yönelik yönetim kuruluna yetki verilmesini konu aldığı, bu maddelere ilişkin davacının istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, 9. maddesinde karara bağlanan %2 gecikme zammının temerrüt faizi niteliğinde olduğu, burada belirlenen oranın TBK'nın 120. maddesinde öngörülen sınırı aştığından mutlak butlan ile batıl olduğu, muhalefet şerhi ve karşı oy şartı aranmaksızın iptali gerektiği, bu itibarla 9. maddenin gecikme zammına ilişkin kısmının mutlak butlanla batıl olduğuna karar verilmesi gerekirken, iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine, buna göre; davanın kısmen kabulü ile dava konusu 14.02.2016 tarihli genel kurulun 4,5,6,7 ve 10. maddelerine karşı açılan davanın reddine, genel kurulun 9. gündem maddesinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir. 3-Bu karara karşı süresinde davalı vekilince duruşmasız, katılma yoluyla davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 4. Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 297/2. maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Dava konusu genel kurulun 9. maddesinde, gecikme cezasına ilişkin bu düzenleme dışında, tahmini bütçe, daire tiplerine göre ortakların ödemesi gereken aidat miktarı, bütçe harcamaları için ödenmesi gereken aidat tutarı konularında da ayrı ayrı oylamalar yapılarak kararlar alınmıştır. İlk derece mahkemesince, maddenin tümünün iptaline ilişkin talep reddedilmiş, sadece "Arsa sahiplerine ödenecek olan aidatlar ile diğer tüm aidatlarını geciktiren ortaklara aylık %2 gecikme cezası uygulanmasına" ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararının gerekçesinde, 9. maddedeki gecikme cezasına ilişkin düzenlemenin TBK’nın 120/2. maddesine aykırı olduğundan mutlak butlanla batıl olduğu, bu nedenle 9. maddenin gecikme cezasına ilişkin kısmının mutlak butlanla batıl olduğuna karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, hükmün fıkrasında, bu gerekçe ile çelişecek şekilde 9. maddenin tümden mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir. Türk Borçları Kanunu’nun 120/2. maddesine aykırı olduğu değerlendirilen 9. maddedeki anılan düzenleme, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi gerekçesinin aksine mutlak butlan yaptırımına değil nispi butlan (iptal edilebilirlik) yaptırımına tabidir. İstinaf dairesi gerekçesi bu yönden hatalı olduğu gibi hüküm fıkrası ile gerekçe arasında açıklandığı şekilde çelişki oluşması nedeniyle de kararın bozulması gerekir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HMK’nın 370. maddesi uyarınca, sonucu itibariyle doğru olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararının gerekçesinin değiştirilmesine ve hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde düzetilmesine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan, genel kurulun 10. maddesi dava konusu yapılmadığı halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararında maddi hata sonucu, iptal talebi reddedilen maddeler arasında “8” yazılması gerekirken “10” yazılmıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararına ilişkin, davacılar vekilinin tüm temyiz sebeplerinin REDDİNE, davalı kooperatif vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararın gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının “1-a)” bendinde yer alan “gündemin 9. maddesinin” ibaresinden sonra gelen kısımlar çıkarılarak yerine, "arsa sahiplerine ödenecek olan aidatlar ile diğer tüm aidatlarını geciktiren ortaklara aylık % 2 gecikme cezası uygulanmasına ilişkin kısmının iptaline" ibaresi yazılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, Yargıtay duruşmasına gelen olmadığından vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.