8. Ceza Dairesi 2021/14902 E. , 2023/10231 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/735 E., 2016/118 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulu…
**8. Ceza Dairesi 2021/14902 E. , 2023/10231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/735 E., 2016/118 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan (iki kez) cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan (bir kez) mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi üzerine yapılan yargılamada, Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün aynen açıklanmasına ve mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, 1. Sanık hakkında hükmün açıklanması şartlarının oluşmadığına, 2. Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Sanığın cezalandırılması şartlarının dosyada mevcut olmadığına, 4. Müştekinin şikayetinden vazgeçtiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; inceleme dışı sanık ...'ın veteriner hekim olan mağdurun iş yerinden, içerisinde farklı bankalara ait kredi kartları bulunan çantasını çaldığı, ardından arkadaşları olan inceleme dışı sanık ... ve sanık ...'e haber verdiği, sanıkların buluşma noktasına geldikleri, sanık ...'ın kartlara ait şifrelerin çantada yazılı olduğunu, para çekmeleri halinde paylaşacaklarını, kendisine yardımcı olmalarını istediği, sanıkların bu teklifi kabul etmeleri üzerine, sanık ...'un ...'a ait kredi kartı ve şifresini alarak ATM'den nakit avans çektiği, bu sırada diğer sanıkların da yakın bir noktada bekledikleri, sanık ...'ın paranın bir kısmını sanıklar ... ve Hüseyin'e pay ettiği, daha sonra başka bir bankamatikten para çekmek üzere farklı bir noktada bulunan ATM'ye gittikleri, işlem yapmak istedikleri sırada, hırsızlık olayını fark eden mağdurun kayıp ihbarında bulunması nedeniyle, kartın bankamatik tarafından işleme kapatıldığı, sanık ... ve inceleme dışı sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olduğu, söz konusu suça ilişkin olarak uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekli ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede, Mahkemece, sanık hakkında tehdit suçunun yanında uzlaştırma kapsamında bulunmayan cinsel saldırı suçundan da mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün temyiz incelemesi aşamasında olduğu, bununla birlikte adli sicil kaydı incelendiğinde, sanığın denetim süresi içerisinde hükmün açıklanmasına sebebiyet veren başkaca kasıtlı suçlar işlediği görülmekle, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık ...'in aşamalardaki savunmalarına ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ve diğer sanıkların ilk olarak Pazartesi Pazarı mevkiinde bulunan ... ATM'sinden mağdura ait kredi kartı ile nakit avans çektikleri, ardından taksi ile gitme mesafesinde bulunan Eski Garaj mevkiinin arkasındaki petrol istasyonunda bulunan İş Bankası ATM'sinden aynı kartla para çekmek istedikleri, ancak yapılan kayıp ihbarı nedeniyle kartın işleme kapatılması üzerine bu fiilin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla; atılı suçun farklı mevkiilerde bulunan ATM'lerden, araya fasıla girdikten sonra, para çekmek veya çekmeye teşebbüs etmek suretiyle işlendiği, işlemlerin aynı fiil kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olan ardışık işlem niteliğinde bulunmadığı, aynı mağdura karşı, farklı zaman diliminde, birden fazla kez gerçekleştirildiği gözetilerek, sanık hakkında şartları oluştuğu halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık müdafii tarafından soruşturma aşamasında dosyaya sunulan 26.10.2011 ve 27.10.2011 havale tarihli dilekçelerde, mağdurun uğramış olduğu zararın kovuşturma başlamadan önce sanık tarafından giderildiğinin bildirildiği, bu kapsamda dosyaya sunulan dekontların ise okunabilir durumda olmadığı görülmekle, ilgili dekontlar bankadan temin edilerek, sanığın henüz kovuşturma başlamadan önce etkin pişmanlıkta bulunduğunun anlaşılması halinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Sanık hakkında düzenlenen 01.11.2011 tarihli iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrası tatbik edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, bozma sebepleri dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri uyarınca, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.