DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/979 E. , 2024/860 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/979 Karar No : 2024/860 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2016/58152, K:2022/10219 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Ted…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/979 E. , 2024/860 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/979 Karar No : 2024/860 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2016/58152, K:2022/10219 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2016/58152, K:2022/10219 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının birleştirme talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın (istinaf edilmeden) 10/05/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, davacının terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Daireleri tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmadığı, Davacının kendi beyanları ve davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, 09/11/2005 tarihinde Şemdinli ilçesinde bir kitabevinin bombalanması olayı ile ilgili olarak yürütülen soruşturma üzerine düzenlenen kamuoyunda ... İddianamesi olarak bilinen iddianame ile dönemin Kara Kuvvetleri Komutanının hedef alındığının söz konusu iddianameyi hazırlayan ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen F.S. tarafından ifade edildiği, bu kapsamda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai hedefleri arasında olan ve özel önem verdiği Türk Silahlı Kuvvetlerinin işleyişinin ve teamüllerinin bozularak örgüte yakın askerlerin hiyerarşide üst kademelere çıkmasının sağlanmasının amaçlandığı dikkate alındığında, davacının ... Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapmakta iken söz konusu iddianamenin onaylandığı gün genel olarak söz konusu iddianamenin düzenlenmesi konusunda telaşlı olduğuna,...'den gelen dosyanın kime verileceği konuşulduğunda 'F.S.'dan başka birisi mi var ona verelim' şeklinde telkinde bulunduğuna, söz konusu iddianamenin imzalanmasını müteakip elinde imzasız iddianame nüshası ile aceleyle dışarı fırladığına, mezkur iddianamenin davacı tarafından basına verildiğine, ... olaylarından sonra ancak iddianame yazılmadan önce Bakanlık tarafından yayınlanan bir genelgede kamuoyunu ilgilendiren önemli soruşturmaların Başsavcı ya da görevlendireceği bir Başsavcı Vekili tarafından yürütüleceği yönünde düzenleme yapılmış olmasına rağmen anılan genelgenin gerek Başsavcı olan davacı gerekse Başsavcı Vekili tarafından gözden kaçırıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, Dairenin kararını delillerle belirlemesi gerektiği, ... dosyasında dinlenen tanıklardan hiçbirinin kendisinin örgüt saikiyle hareket ettiğini söylemediği, aksine soruşturma savcısı F.S.'nin onlardan olmadığını ifade ederek, dosya ile ilgisinin olmadığını, dosyayı kimlerle beraber yürüttüğünü samimiyetle itiraf ettiği, dosya ile tek ilgisinin, başta belli aralıklarla soruşturma hakkında ilgili yerlere yazılı ve sözlü bilgi vermek olduğu, soruşturma ilerlediğinde hafta sonları, mesainin son günü olan cumaları bilgilendirme yaptığı, iddianame düzenlenmeden önceki son cuma Savcı F.S.'nin soruşturmayı bitirdiğini, iddianameyi hazırladığını son düzeltmeleri yapacağını, en geç çarşamba günü mahkemeye vereceğini söylediği, buna rağmen cuma gününe kadar haber gelmediği, cuma günü mesai saati biterken iddianamenin mahkemeye verildiğini öğrendiği, bilgilendirme için iddianamenin başlık bölümünün gönderilmesini istediği, iddianameyi incelemek için flaş belleğe yüklemesini ve iddianemin başlık bölümünün fotokopisini istediği, makamına hareket ettiğinde koruması olan polis memurundan yetkili Savcılık kapısında gazetecilerin olduğunu ve iddianamenin verildiğini öğrendiği, hemen Başsavcı vekiline sızdırma hususunun araştırılması talimatını sözlü olarak verdiği, Adalet Bakanına ve Asayiş Kolordu Komutanına telefonla bilgi verdiği, adliyeden ayrılırken gazetecilerin halen bilgilendirme için beklediklerini görünce onları odasına alıp iddianamenin mahkemece kabul edilinceye kadar gizli olduğunu izah ettiği, içeriğini kendisinin de okumadığından bilmediğini söyleyip mevcut iddianamenin başlık bölümünü çoğaltarak gazetecilere verdiği, kamuoyunu ilgilendiren önemli davaların soruşturulmaları hususunu genelge yetkili savcılığa gönderildiğinden müfettiş teftişinde öğrendiği, mahkeme kararında bile genelge hususunun gözden kaçırıldığının kabul edilmesine rağmen kasdi bir suçun delili olarak sunulmasının hukuken mümkün olmadığı, hukuka ve kanuna uygun davranışlarının suç unsuru olarak yorumlanarak gerekçe yapılmasının kabul edilemeyeceği, görevsizlik veya yetkisizlik kararı ile dosyanın tekrar Hakkari Savcılığına gönderilmesi kanaatinde olduğu ancak Başsavcı vekili ile savcının kendilerini yetkili gördüklerinden soruşturmayı sonuçlandırıp iddianameyi düzenledikleri, kendisinin dosyaya dahlinin olmadığı, hakkındaki ihraç kararı ile ret kararının hukuki dayanaktan yoksun, anayasaya, kanunlara ve idare hukukunun temel esaslarına aykırı olduğu, kararın temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Daire kararında da belirtildiği üzere davacının ceza yargılaması sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın (istinaf edilmeden) 10/05/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2016/58152, K:2022/10219 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin (yatırılan temyiz başvuru harcı hariç olmak üzere) yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 22/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.