Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 1995 yılında promosyon sektöründe çalışmaya başladığını, ..., “...” ... modeli ile Amerika’daki ...’de yılın en iyi en yeni promosyon ödülü olan “Kristal Elma Ödülü”nü aldığını, promosyon sektörünün “kalem ve yan ürünleri” konusunda dünyadaki bilinen firmalar arasında olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli olan ... (13) Sayılı Tasarım Tescil Belgesi ile korunan “..."nın ayırt edilemeyecek derecede benzeri ürünlerin, davalılar taraf
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davalının 2008 yılından itibaren davacı hakkında gerçeğe aykırı beyanları ile kötülediğini, sigorta şirketlerini davacı ile sözleşmelerini sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığını, davalı tarafın 2008 yılında sigorta şirketlerine gönderdiği ihtarname ile açıkça kendileri ile sözleşme yapmayan şirketleri rekabet kurumuna şikayet edeceğini beyan ettiğini, ... bu ihtarnamenin ardından rekabet kurulu da dahil olmak üzere çeşitli idari kurumlara şikayetlerde bulunduğunu, idari kurumlar tarafından şikayetler red edildiği gibi, rekabet kurulu da davacı şirket ve sigorta şirketlerinin fiillerinin rekabete aykırılık teşkil etmediğine dair karar verdiğini, rekabet kurulu kararına itiraz edildiğini, rekabet kurulunun bu karara direnmesi ve kararın sadece ilgili ürün pazarının tespitine ilişkin olmasına rağmen davalının davacı şirketin gelecekte çalışma potansiyeli olan anacak halihazırda birlikte çalışmadıkları dahil olmak üzere sektörde faaliyette olan tüm sigorta şirketlerinin rekabete aykırı davrandıkları tespit edilmiş gibi gerçeğe aykırı beyanlarla davacı şirketi kötülediğini ve tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadelerle Ulusal ve Uluslararası sermayeli sigorta şirketlerinin yöneticileri ve yönetim kurullarının üyelerini, Rekabet Kurumu ve Danıştay gibi kurumların isimlerini kullanarak korkutma yoluna gittiğini, davacı şirketin ismini karalamayla ve sigorta şirketleri nezdinde itibarsızlaştırma yoluna giderek halihazırdaki işlerini ve gelecekteki iş potansiyelini ciddi şekilde engellediğini, sigorta şirketlerinin davacı ile sözleşmelerini sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığını, bu durumun yazısında açıkça ifade ettiği gibi maddi çıkar sağlamaya çalıştığını, tüm bu filler haksız rekabeti teşkil ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespiti ile bu fiillerin men'ine, davacının bu fiiller nedeniyle uğradığı zararın HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata haksız fiil tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uygulandığı faiz oranı işletilmek suretiyle giderilmesini ve kararın ilanına karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.